OKUYACAZ
17 stories
-KİRAZ MAHALLESİ - by Lyranoir-5
Lyranoir-5
  • WpView
    Reads 133,108
  • WpVote
    Votes 11,717
  • WpPart
    Parts 25
KİRAZ MAHALLESİ 🍒 Her mahallenin kendine özgü bir kokusu, bir rengi, bir sırrı vardır. Kiraz Mahallesi ise, umutla acının, sevdayla mücadelenin, geçmişle geleceğin kesiştiği bir yerdir. Yaren Çetinsoy, hayatın yükünü sırtında taşıyan genç bir kadındır. Bazen suskunluğu ile konuşur, bazen gözlerindeki derinlikte sakladığı sırlarla... Onun hikâyesi yalnızca kendi kalbinin değil, bir mahallenin kaderini de fısıldar. Çünkü kimi insanlar geldikleri yeri değiştirmez; varlıklarıyla oraya yeni bir ruh kazandırırlar. Kiraz Mahallesi'nin taş sokaklarında yankılanan her adım, aslında insanın kendi iç yolculuğuna da ışık tutar. Burada küçük görünen anlar, büyük anlamlar taşır; sıradan bir tebessüm bile yeri geldiğinde bir kalbi iyileştirir. Bu kitap , bazen en büyük gücün sessiz kalmakta değil, kalbini açabilmekte saklı olduğunu hatırlatır. Ve Kiraz Mahallesi, her satırında bize şunu söyler: "İnsan, en çok kendine tutunarak ayakta kalır... ve bazen kader, hiç ummadığın bir sokak başında seni bekler."
GÜLPEMBE by scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    Reads 42,659
  • WpVote
    Votes 3,922
  • WpPart
    Parts 9
Ağabeyi onu masallardaki bir prensese benzettiği için lakabını bir isim gibi üzerinde taşıyan Güzel, abisi ile birlikte küçük bir lojman dairesinde yaşayan, üniversite son sınıf öğrencisidir. Ağabeyi Harun, işi yüzünden sık sık göreve gider ve son gidişinin ardından, geri dönemez. Ölümü Güzel'in hayatına ve ruhuna bir yıldırım gibi düşer. Harun son nefesini vermeden onu en yakın arkadaşına, Cesur Yakut'a emanet eder. Ağabeyinin emaneti, lojmanda bir sivil olarak tek başına kalamayacak olması ve hayatı ile ilgili aldığı tehdit mektupları, Güzel'in kendini aniden abisinin en yakın arkadaşı ile anlaşmalı bir evliliğin içinde bulmasına sebep olur. Güzel, ismi ile değil, duygusuzluğu ve hislerinin yoksunluğu ile lanetlendiği için Çirkin olan bir adamın, camdan çiçek bahçesinin içine hapsolur. Sonra o cam kubbenin içine, adamın lanetinin üzerine, hislerini bir gül fideleri gibi ekmeye başlar. Fidelerin çiçek açacağından umutludur. Ancak ne derler bilirsiniz, Çiçek açsa da her gül, solmaya mahkûmdur. "Bileklerime kadar dikenlerle yaratmış beni Tanrı," dedi, sesinin iğne deliği kadar küçük bir boşluğundan bile bir his alamıyor, göremiyordum. "Güller için elimi tutsan bile, yara içinde kalacaksın Güzel." Dudaklarını ıslattı. "İşte bu yüzden, işte bunun için." ❧ Kurgunun temeli 2015 yılına dayanmaktadır.
1919 | DÖNÜM NOKTASI by MrsStarlice1
MrsStarlice1
  • WpView
    Reads 87,482
  • WpVote
    Votes 6,799
  • WpPart
    Parts 33
| FANTASTİK KİTAPTIR / SERİ ADI: YANSIMA SERİSİ | | KİTAP HİÇBİR ŞEKİLDE 1919 YILINDA GEÇEN SIRADAN BİR YUNAN VE TÜRK KIZI ARASINDAKİ AŞKI ELE ALMIYOR. | | OLAYLAR TAMAMEN FARKLIDIR. | | BU KİTAPTA TANRI VE TANRIÇALAR VARDIR, ONA GÖRE OKUMANIZ TAVSİYE EDİLİR. | | İLK DÖRT BÖLÜM OKUNMADAN KURGUNUN ANLAŞILMASI ZORDUR. | Firuze, 1972 yılında; alımlı, azimli, güçlü ve milli duygularını doruklarda yaşayan gençlerden sadece biridir. Zorlu yaşam koşullarının getirdiği azim ve hırsla bulduğu her işte çalışan Firuze, yirmi beşinci yaş gününden sadece birkaç gün sonra bir yaşlı bakım evinde işe başlar. Yirmi beşinci yaş gününün hayatının dönüm noktası olacağına inanan Firuze, girmiş olduğu işte yaşlı bir adamdan sorumlu tutulmuştur. Herkese karşı soğuk, mesafeli ve bunaltıcı olan adam ona gelince daha ılımlı ve hoşgörülü olmuştur. Zaman geçtikçe ihtiyar adamla daha da yakınlaşan Firuze, bir gün onunla birlikte gittiği mezarlıkta hayatının olması gerektiğinden yanlış ilerlediğini ve yanlış zamanda doğan doğru insan olduğunu öğrenir. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi değildir. Zira Firuze, yanlış zamanın kelepçelerinden kurtulmuş ve kendi zamanı olan 1919'a kelepçelerin ezici izi ile ulaşmıştır. ____ 1919 yılında bir Türk'e yardım ettiği için idam kararı verilen Yunan subayı Andreas, dönüm noktası dünyaya geldiği zaman tarih çizgisinin yeniden şekilleneceğini ve o zaman her şeyin farklı olacağını söyler ve kimse inanmaz... İdam ettrilmeden birkaç gün önce ise gizemli bir Türk kızıyla karşılaşır ve tarih çizgisi yeniden şekillenir. [Bu kitap 2019 yılında kurgulanmış ve yayınlanmaya yeni cesaret edilmiştir. Aksilik çıkmadığı takdirde yeni bölüm haftada bir geliyordur. Bölüm haberlerinden ve kitap hakkında spoilerden haberdar olmak için instagramda @mrsstarlice1 hesabın
FIRTINANIN İÇİNDE by KadifeKelimeler
KadifeKelimeler
  • WpView
    Reads 3,607
  • WpVote
    Votes 636
  • WpPart
    Parts 3
Leyla Aktan'ın tek istediği sığınabileceği bir çatı ve bir parça huzurdu. Yeniden inşa ettiği hayatında daha fazlasını istemiyordu. Kan lekeleri ve silah sesleriyle dolu eski hayatını geride bırakmış, Alzheimer hastası bir kadının bakıcı hemşireliğini yapmaya başlamıştı. Yeni dünyası Ahsen Hekimoğlu'ndan, yaşadığı çiftlikten ve özgürce dolaştığı kırlardan ibaretti. Yıldırım Hekimoğlu ise, son birkaç yıldır ilmek ilmek işlediği bu düzenin en büyük tehdidiydi. O sert gri bakışları, acımasız sözleri ve ürkütücü varlığıyla Leyla'nın kaçtığı her şeydi. Birbirlerinden nefret etmişlerdi. Birbirlerine kapıldıkları için dehşete düşmüşlerdi. Leyla uzaklaştıkça Yıldırım yaklaşıyor, biri baktıkça diğeri yanıyordu. Bazı yangınlar zamanla sönerdi ancak onlarınki sadece harlanıyordu. Ve gecenin içinde sinsi bir yılan gibi bekleyen, kovalayan o düşman her ikisini de sarsmak için geliyordu. Leyla, Yıldırım Hekimoğlu'na sırtını dönebilir miydi? Ya da kaçtığı hayatın tam içine düştüğünü bilerek ona güvenebilir miydi? Güvendiği bir başka adamın ona bıraktığı izi sonsuza dek taşırken, bir başkasına daha kalbini açabilir miydi?
İTİBAR PALASI by Elif_Kiriscii
Elif_Kiriscii
  • WpView
    Reads 331,199
  • WpVote
    Votes 13,692
  • WpPart
    Parts 36
Yatağın baş ucundaki küçük bir kağıt parçasına yazılan iki cümlenin içerisinde kalem delikleri vardı; harfleri bir araya getirirken kâğıdı parçalamaktan son anda vazgeçen bir saldırganlıkla yazılmıştı. Saldırganlığı yazdığı sekiz dokuz kelimeyle veda eder gibi değil, Alara'nın kalbini nefretin kollarına bırakır gibiydi. ❝Hesaplaşmamız gerekenleri şimdi hesaplaşmayacağız Alara. Geceyi de yaşanmamış say.❞ Yiğit Uygar Palaslı'nın satırlarında ihtirasa karışan bir öfke ve Alara'nın ihanetine duyduğu inanç vardı. Ve Yiğit kadar kimse, ihanetle körüklenerek yakıp yıkamazdı. Büyük bir kumpas. Palaslı'ların sergisinden çalınan değerli antikalar. Ve suçlanan Alara Yücesoy. Onların tehlikeli, 'itibar palası' oyununa ortak ol.
FARKLI ZAMANLARA AİDİZ by cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    Reads 470,841
  • WpVote
    Votes 28,463
  • WpPart
    Parts 41
Bedenim tir tir titremeye başlamıştı. Gözlerim dolmuş neredeyse ağlayacaktım. Etrafta yeni yeni fark ettiğim geçmişe ait şeyler vardı. Tabelalar, arabalar, insanların üzerindeki kıyafetler bile... Kaza yaparken duyduğum gibi bir korna sesi duydum, acı bir fren sesi. Bu sefer gerçekten öleceğimi düşündüm. Ta ki belimden tutulup çekilene kadar. Kalbim daha önce hiç deneyimlemediğim kadar hızla atıyordu. O kadar hızlıydı ki göğüs kafesimde bir delik açacağını düşündüm. Avuç içlerimin arasında az önce beni ölmekten kurtaran adamın gömleği vardı. Gözlerim kapalı, başım ise göğsüne yaslıydı. Burnuma dolan sigaraya karışmış çam kokusu beni sakinleştirirken adrenalinin etkilerinin yavaş yavaş bedenimi terk ettiğini fark ettim. İnsanların bağırtılarını duydum. Sanırım az önce beni neredeyse ezmekte olan adama bağırıyorlardı. Göğsüne yaslandığım adamın sesi de onlara karıştı. Başımı kaldırarak ona baktım. Göz göze geldiğimizde zamanın durduğunu hissettim. Hayatını ve gerçeklerini araştırmak için aylarımı harcadığım adamın kollarındaydım. Kenan Mollaoğlu'nun kollarındaydım! * Araştırmacı gazeteci olan Liya Meryem Başer, üzerinde çalıştığı makalesini teslim etmesi için yirmi dört saatten az bir süresi vardı. Ancak aklına oturmayan ufak bir nokta, onu o makaleyi yayınlamaktan alıkoydu. Ofisinden ayrıldığı o fırtınalı gecede bir kaza yaparak geçmişe gittiğinde ise onu bekleyen kaderinden tamamen habersizdi. +18 içerik mevcut
ZEHİR'E BULANMAK  by mapetiteviie
mapetiteviie
  • WpView
    Reads 196,897
  • WpVote
    Votes 8,334
  • WpPart
    Parts 14
❝ Alageyik, Alaca geyik...avuçlarıma düştün, toprağıma çamur oldun. Ben şimdi seni nasıl avlamayayım? ❞
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,768,731
  • WpVote
    Votes 554,807
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
AZAZİLİN İNİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 945,314
  • WpVote
    Votes 59,915
  • WpPart
    Parts 19
Tesadüfün üç kurşunu vardır. İlk ikisinden kaçsan bile üçüncüsü tarafından vuruluyorsan, kaderin orada yeniden yazılıyordur. Bazen isabet eden bir kurşun, sıyıran iki kurşunun açabileceği darbeden fazlasını tek seferde açıp, hiç edebilir emeklerini ve kaderin doğan güneşi yakabilir tenini. Belçin Darya Tekin, bir gece vakti her zaman bildiği yollardan geçerken sonunun farklı olacağından, o gece kayan bir yıldızın tesadüfün ateşini yakacağından habersizdi. Hazar Cihangir Soykan, bir gece vakti ilk kez bilmediği yollardan geçerken sonunun aynı olacağından, o gece kayan bir yıldızın yaktığı tesadüf ateşinin onun ocağında söneceğinden habersizdi. Azazilin ini o gece Azazel'in kalbinde, bir kapının arkasında gizliydi. Belçin Darya, kuzeni ile eğlenmek için çıktığı gece o kapıyı aralamak ve ardındaki yabancıya yardım etmek zorunda kalırken, çevresi tarafından umutsuz gözlerle bakılan kaderi bir çift göze değince değişecekti. Hazar Cihangir Soykan'ın yolları, Belçin Darya'ya çıktı; denizde olmayan iz, onun gözlerinde saklıydı. Bir gece vakti kader yeniden yazıldı, gündüz tesadüfle yazılanı kabul etti.
AR by emiiircanakin
emiiircanakin
  • WpView
    Reads 10,348
  • WpVote
    Votes 468
  • WpPart
    Parts 22
Ar. Kirpiklerine dağılan o yaşlar. Buzdan adam. Zaman yanıyor, biz kaynıyoruz aradan. Sığınak diye beni bilir miydi? Bakışları haykırıyordu git diye. Kimsin sen artık? O adamı ben yarattım. Kıra döke, aşkımla. Yok etti sığınak. Öldüren bir alçak.