Okuma Listesi
9 stories
Gördüm by elfinadir
elfinadir
  • WpView
    Reads 218,333
  • WpVote
    Votes 10,653
  • WpPart
    Parts 24
Göktuğ 11/A: Bugün seni gördüm Efe'nin evinden çıkıyordun Efe'nin sevgilisi var sanıyordum?
Kahveye Bayılırım ✔️ | Yarı Texting  by LAHMACUNDORA
LAHMACUNDORA
  • WpView
    Reads 1,296,943
  • WpVote
    Votes 61,638
  • WpPart
    Parts 53
❝Tamamlandı.❞ Çilek: Seni kahveyi sevdiğim kadar seviyorum. Çilek: Ve ben kahveye bayılırım! Gökhan: Çilek sen misin? Çilek: Evet nasıl bildin ki? Gökhan: Profiline bakıp tanımak çok zor olmadı diyelim. Çilek: Benim profil fotoğrafım mı varmış ya? Çilek: Neyse, Çilek: Sen ne kadar akıllısın öyle, ben de çok akıllıyım. Çocuklarımız süper zekalı olur herhalde. Gökhan: Ne çocuğu? Çilek: Onun bunun çocuğu değil ya. Çilek: Bizim bebeklerimizz. ─ Çilek enerjik ve deli dolu bir lise öğrencisidir. Okulunun basketbol takım kaptanı olan Gökhan'a ise deli gibi aşık.. Gökhan ilişki istemeyen, kızlarla pek iletişim içinde olan birisi değildi. Çilek'in inatçı tavrı ve sevgisi onun hislerini değiştirmeye yetecek miydi? ─ 💙 Kitabın iki finali var arkadaşlar. Yayınlandığı zamanı baz alarak, size rus ruleti gibi bir şey oynatmıştım ve maalesef kötü son çıkmıştı. Esas sonu mutlu yapmakta kararlı olduğum için iki final yayınladım. Mavi kalpli final kötü son, kahverengi olan ise mutlu sondur. Bilginize.. 🤎 ─ Genç Kurgu, Lise, Mizah, Platonik 🍓 120823 🍓 111023 ─ TAMAMLANDI (28 Mart'ta düzenlendi.) ─ ❝Birinci Sıralar❞ #1-arkadaşlık, 030923 #1-platonik, 070923 #1-spor, 090923 #1-sevgili, 100923 #1-sevgi, 110923 #1-çilek, 110923 #1-gökhan, 220923 #1-lise, 270923 #1-text, 290923 #1-basketbol, 081023 #1-instagram, 151023 #1-kurgu, 270224 #1-dost, 140324 #1-genç, 180424 ─ ➙ yazar: lahmacundora (Dora) Ⓓ︎ Kahveye Bayılırım ismiyle yazılmış ilk kitaptır.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,826,037
  • WpVote
    Votes 193,110
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
SAKLANAN RUHLAR by darkpsykhe
darkpsykhe
  • WpView
    Reads 673,973
  • WpVote
    Votes 45,258
  • WpPart
    Parts 35
Sırlar, sırlar ve sırlar... Bir gece yarısı evinin camında bulduğun not hayatını ne kadar değiştirebilir? Ansızın telefonlarına düşen bildirime şaşkınlıkla baktılar. *Konum gönderildi* Gönderilen konuma gideceklerinde asıl oyun başlayacaktı ve henüz kimse bunu bilmiyordu. Bilinmeyen bu numara onlara nasıl bir oyun oynayacaktı? 🎭 Lise son sınıf öğrencisi dört arkadaş, birbirinden farklı karakterlere sahiplerdi. Dördünün de tek ortak noktası herkesten sakladıkları sırları olmasıydı. Ya da... Gerçekten öyle miydi? Oyunbaz o sırları buldu ve içlerine saklandı. Şimdi sırada kendisinin bulunmasını beklemek vardı. Peki bu dört arkadaş, içine düştükleri bu oyuna karşı nasıl birlik olacaklar dersiniz? "Ben büyük bir sırrım ve büyük sırları, en iyi saklananlar bulabilir. Siz, Saklanan Ruhlar; bulabilir misiniz beni?"
ÖLÜM ÜÇGENİ by userrsmge19
userrsmge19
  • WpView
    Reads 4,241
  • WpVote
    Votes 388
  • WpPart
    Parts 13
Ben komiserdim. Zemheri ailesinin tek varisi. Cinayet bürodan Umay Zemheri.
SUS ÇİZGİSİ by darkpsykhe
darkpsykhe
  • WpView
    Reads 963,402
  • WpVote
    Votes 70,653
  • WpPart
    Parts 31
O kadar zıtlardı ki, biri kor iken diğeri serinleten bir içim su gibiydi. İşin aslı da buydu zaten. Denge zıtlık gerektirirdi. Yanarsan denge bozulur, yakarsan tek kalırsın. Onu olduğu gibi bırak, avuçlarına dolsun. Seyre dur, sustuğun zamanların acısını o çıkartır. ☯ Genç kız, ölen babasının hattını kapatsa dahi yazmaktan vazgeçecek gibi durmuyordu. Tek tik çifte döndüğünde kader çizgisi onun için bir kez daha kırıldı.
ZAMANIN GÖLGESİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 3,511,491
  • WpVote
    Votes 156,316
  • WpPart
    Parts 35
Üniversiteyi bitirdikten sonra özgür olmak ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen Sidem, Milano'da kendi halinde günlerini geçirirken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine vize sorunu ile karşı karşıya kalır. En az kendisi kadar zor durumda olan bir yabancıdan hiç beklenmedik bir teklif alır. Sidem, yabancının teklifini umursamazken bir yandan da ülkesine geri dönmemenin yollarını arar. Babası, durumu öğrenip müdahale etmeye çalıştığında Sidem için yolun sonu gelmiştir. Her yanılgısı bir aksilik, her aksilik onu kat ettiği yoldan başlangıç noktasına götürürken, bu sefer başlangıç noktasının da ötesine geldiğini hisseder. Belki de her şeye yeniden başlamak gerekir. Bir yabancıyla. O gece onlara yıldızlar şahit etti, kader yeniden yazıldı artık onlar birbirlerinin çıkarları için aynı masaya oturmuş iki yabancıydı. Belki de zaman onları aynı masaya oturan iki yabancıdan daha fazlası yapacaktı.
Kral'ın Karısı  by tgceymn
tgceymn
  • WpView
    Reads 363,301
  • WpVote
    Votes 30,807
  • WpPart
    Parts 32
Bir metres hayatta kalmak için ne yapmalıdır? Nazlı Arslan gözlerini açtığında öldüğünü biliyordu. Cehenneme düştüğünden emindi. Zindanda, elleri kelepçeli olarak uyandığında artık kendi zamanında olmadığını biliyordu. Bir şekilde öldükten sonra okuduğu kitabın ölen yan karakterinin bedenindeydi. Şimdi yakaladığı ikinci şansı kaybetmemek için onu görmezden gelen kraldan ve onu öldürmek için fırsat kollayan ana karakterden uzaklaşmalıydı. Tabi bu beklediği kadar olmayacaktı. Veliaht Prens Jason sonunda ülkesini savaştan başarıyla çıkarıp kral tacını taktığında yapması gereken acil bir görevi vardı. Yanında duracak bir kraliçe bulmalıydı. Aşka dair bir umudu yoktu. En yakın arkadaşının karısına duyduğu derin hayranlık dışında hiçbir kadından etkilenmemişti. Ülkesindeki herkes çocukluk arkadaş Prenses Jenina'ya hayranken onunla evlenmekle ilgili şüpheleri vardı. Yine de en mantıklı karar gibi görünüyordu. Ta ki yenilen krallığın gönderdiği prenses saraylılar tarafından metres ilan edilene kadar. Şimdi çocukluk arkadaşını kraliçe yapmalı ve istemediği bir kadını sorun çıkarmaması için göz altında tutmalıydı. Bir gün her şeyin değişmesiyle duygular karışacak, ülke yeniden karmaşaya sürüklenirken Kral Jason desteği hiç ummadığı bir yerde bulacaktı.
HÜKÜMRAN  by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 6,905,967
  • WpVote
    Votes 439,875
  • WpPart
    Parts 77
"Gitmek mi istiyorsun?" diye sordu. "Evet," dedim. "Gözlerime bak," dedi. Baktım. Ve saatler sonra bakışlarında ilk kez, ufacık bir ihtimalle cebelleşen şüpheyi gördüm. "Ben sana her şeyimsin dedim. Ama sen hiçbir şeyimmişsin." Artık yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı. Yolun sonu burasıydı ve o ne yaparsa yapsın, gidişime engel olamayacaktı. Saatler içinde çökmüştü güzel yüzü. Bomboştu karanlık gözleri. Bana öyle bir bakıyordu ki, sanki bıçağı kalbine saplamışım da geri çekmek bilmemişim gibi. "Bu bir son değil," dedi sadece benim duyabileceğim bir sesle. "Gideceksin ve ne yazık ki ben seni bırakmayacağım. Daha önce de söylediğim gibi, istersen dünyanın öbür ucuna git, yine de bulurum seni. Ama eğer seni bulduğumda, bir şeylere mecbur kalmadığını anlarsam, ikimize de geçmiş olsun. Eğer ki gerçekten benden intikam almışsan..." Gözlerine uzun uzun bakmak, dakikalarca nefes tutmakla eş değerdi. "Dua et ki Allah seni karşıma çıkarmasın."