**
27 historias
SOKAK NÖBETÇİLERİ por asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURAS 59,006,181
  • WpVote
    Votos 2,266,249
  • WpPart
    Partes 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
ÖLÜLER KONUŞAMAZ por DilaraKeskin2
DilaraKeskin2
  • WpView
    LECTURAS 2,203,376
  • WpVote
    Votos 88,832
  • WpPart
    Partes 18
"Karanlıkta kalınca gözlerini sımsıkı yumardı çünkü kendi yarattığı karanlık, maruz kaldığı karanlıktan daha vicdanlı gelirdi." 21 Ağustos 2005. Saat 02.53 Sadece eğlenmek için beş arkadaş yola çıktılar. Fakat gecenin sonunda eve dört kişi döndüler. 17 Ağustos 2016 Sır perdesi yeterince kapalı kaldı. Birinin onu aralaması gerek.
ÖLÜME FISILDAYAN ADAM por edusa_19077
edusa_19077
  • WpView
    LECTURAS 670,970
  • WpVote
    Votos 7,355
  • WpPart
    Partes 36
Ve okyanusların dalgaları ne kadar uzağa gitse de, mutlaka geri dönerdi.🐠🐠 |SÖZLER|
3391 Kilometre por beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    LECTURAS 27,602,516
  • WpVote
    Votos 1,486,333
  • WpPart
    Partes 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
SERT ÇEHRE (KİTAP OLDU.)  por hacer20154
hacer20154
  • WpView
    LECTURAS 11,729,006
  • WpVote
    Votos 6,766
  • WpPart
    Partes 12
"Yeter ama bu kadarı fazla!" sinirden gözüm dönerken Savaş abi yanıma gelip omuzlarımdan tuttu. "Yeter mi? Yüsra ben yanında olduğum sürece kimse sana yaklaşamaz." Ben onu itmeye çalışırken o daha sıkı tutuyordu. "Kendine gel, Sen benim abim değilsin kendini bu kadar kaptırma! Sen bana karışamazsın anladın mı?" gözleri kararmaya başladığında onu daha çok kızdırdığıma emin oldum. "Karışamam. Öyle mi?" inatla kafamı sallarken nasıl yola girdiğimden haberim bile yoktu... Sert Çehre ile isimli yazılan ilk kitaptır. Başlama tarihi ' 28.07.2019 '
OKYANUSTA BİR DAMLA |FİNAL OLDU| por matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    LECTURAS 6,658,382
  • WpVote
    Votos 409,138
  • WpPart
    Partes 54
"Acıdan geçemeyen kadının, acısı bitemeyen adamla; kırık dökük sevdası." Kendini bilmez bir gecede, ay tamda göğün bağrında uyuklarken başladı her şey. Kader; dizleri yaralı bir kızı, dudakları kan kokulu bir adamın koynuna sardı. Yitirdiği hafızasının ardından, hiç bilmediği bir adamın elini tuttu. Geçmişi hatırlamaya çaba gösterdiği her an kendiyle ilgili bilinmezlere daldı. Adam her an köşe başındaydı, soluğundaydı ve ne parmağındaki yüzük, ne de hatırlamadığı geçmiş bu ihtirasa mani olamadı. Oysa ki şeytanın ini, adamın köşesi kıvrılmış zihniydi. Kadın adamın cehennemiydi; saf ateşin koynu, zemheri kışın soluğu.
oda por wbendis
wbendis
  • WpView
    LECTURAS 954,111
  • WpVote
    Votos 85,540
  • WpPart
    Partes 46
2069. Burada kuralları devlet koyar. Devlet yıkar, devlet bozar. Devlet doğar, devlet yaşar. Hatırla, tüm bunlar kumpas; küçük kafalarımızı köleleştirilmek için kurulmuş bir kumpas. Devlet parçalar, devlet birleştirir. Ve en çok da, öldürür. 2069. Bir deney böyle bir dünyada neyi değiştirebilir ki? xxx İthaf: Distopik kafamdan çıkan tüm karakterlere ve gelecekteki kendime. xxx WattpadSciFiTR Kıyamet ve Distopya Senaryoları Listesi'nde! ✅ xxx 300819 - 050620
GÖKYÜZÜNDE ASILI KALAN KADIN por smellofthesky
smellofthesky
  • WpView
    LECTURAS 159,330
  • WpVote
    Votos 17,685
  • WpPart
    Partes 15
Bir kadın özgürlüğünü teslim etmiş. Bir adam, kadını gökyüzünde asılı bulmuş. O gün bugündür, gökyüzü hep özgürlük kokmuş.
KÜÇÜK YALANCI (DOKUZ YAYINLARI İLE RAFLARDA) por msmarvi
msmarvi
  • WpView
    LECTURAS 15,193,051
  • WpVote
    Votos 172,075
  • WpPart
    Partes 39
Koca sema, diz çöktü gözlerine. Ay bembeyaz parlak tenin yanında soluk kaldı, yıldızlar gökyüzü kadar karanlık olan saçlara meydan okudu. Bulutlar ağladı, yağmur selam verdi kanlı ellere. Kalplere sis çöktü, güller boyun büktü üzerinden çıkmayan kan kokusuna. Ve dinledi toprak sözlerini. "Saçların kadar uzun ve güzel olsun ömrün Küçük Yalancı." Dedi adam, ama kesti kadının saçlarını kendi elleriyle, kıydı sevdiğinin ömrüne. "Hiçbir yere gitmeyeceğim sevgilim..." Dedi kadın, ama tutmadı sözünü, kıydı sevdiğinin aşkına. Sevdiği kadınları bir bir kaybeden acımasız katil, Akın Korel. Sevgiden yoksun kurak bir kalp ve o kalpte açan beyaz bir papatya. Kendi döktüğü göz yaşlarıyla büyüdü, getirdi baharı. Kimse fark etmedi onu. Güllere ulaşılmak isteyenlerce ezildi, yine döktü göz yaşlarını. Adam fark etti solan papatyayı, aldı ellerine. Ama öldü beyaz papatya. Muhteşem bir koku sardı etrafı. Ölü bir çiçek hiç böyle güzel kokar mıydı? Yaşadığını sandı, sevindi adam. Ama bilmiyordu papatyaların ölünce koktuğunu. Öğrendiğinde ise artık çok geçti...