geceninayi17
- Reads 1,858
- Votes 549
- Parts 21
Liva, hayatını sessizce kurduğunu sanırken, annesinin ölümüyle gölgelenmiş bir geçmiş yeniden kapısını çalar. Karanlık dosyalar, saklanan belgeler, yıllarca susturulmuş gerçekler... Hepsi tek bir anahtarla gün yüzüne çıkmaya başlar.
Ama asıl kilitli olan şey, belgeler değil; insanların kalpleridir.
Uraz, kendi ailesinin karanlığıyla büyümüş bir adamdır. Annesinin ölümü, babasının kirli ilişkileri ve susturulmuş gerçekler onun omuzlarına erken yaşta çöken bir yüktür. Liva'yla yolları kesiştiğinde, bu yükten kaçabileceğini sanır.
Oysa kader, onları aynı karanlığın iki ucuna yerleştirmiştir.
Bir annenin ardında bıraktığı defter, bir anahtarın açtığı sırlar,
on üç yıl sonra ortaya çıkan yüzler, ve susmanın bedelini ödemiş bir çocukluk...
Bu hikâye; adaletin, sadece mahkeme salonlarında değil, insanların iç dünyasında da kazanılması gerektiğini anlatır.
Aşkın, en karanlık gerçeklerin ortasında bile insanı ayakta tutabildiğini...
Ve bazen bir "ev"in, dört duvardan değil, birinin yanında güvende hissetmekten ibaret olduğunu gösterir.
Bu bir aşk hikâyesi değil sadece.
Bu, küllerin içinden çıkan bir hayat, suskunlukla savaşan bir gerçek,
ve "ne olursa olsun birbirini karanlıkta bırakmama" sözüyle örülmüş bir kaderdir.
Sayfalar ilerledikçe şunu fark edeceksiniz:
Bazı sırlar açıldığında can yakar... Ama kapanık kaldıklarında insanı yok eder.