Yanılmıştım, gözlerinde şeytanın ışığını taşımıyordu. O; şeytanın ta kendisiydi. ||
*
"Nesin sen Darren?"
Dudaklarında oluşan kıvrım tehlike uyarısıydı. Onun bizden çok farklı olduğunu anladığımı biliyordu ama bu tehlikeli sulara gireceğimi düşünmüyordu. Korkudan titrerken kendini gösteren ani cesaretim onu eğlendirmişti.
"Sence?"
"Sen..." deyip durakladım. Heyecanımın beni durdurmasına izin vermeyecektim. Yutkundum ve beynimin içinde dönüp duran o soruyu sordum.
"Sen iblis misin?"
Ağzıyla, söylediğim şeyin yanlış olduğunu belirten bir ses çıkardı.
"Ben..." dedi. Kolyemi sertçe çekip kopardıktan sonra devam etti. "Bir iblisin çok daha kötüsüyüm."
Gözlerinden geçen karanlık parıltı, sözlerini bir yemin gibi mühürlemişti.
"Öyleyse neden bize yardım ediyorsun?"
"Çünkü gidebilecek başka yerim kalmadı. Buna mecburum. Eğer olmasaydım, acılar içinde kıvranarak ölmenizi büyük bir zevkle izlerdim."
*
1. Kitap: Öleceksin Cadı
2. Kitap: Beyaz Kuzgun
İki kitaba da buradan ulaşabilirsiniz.
Aşıklar Tiyatrosu, Aşıklar Çeşmesi, Aşıklar Mahkemesi ve Aşıklar Köprüsü olmak üzere 4 hikayeyi içinde barındıran bir kitaptır.
Hayat küçük tesadüflerle başlar. Hiç beklemediğin bir zamanda, hiç beklemediğin bir yerde ;)
Nefesi kesildi.
Kalp atışları hızlandı.
En kötüsü ise; yine kasıklarında tatlı bir sızı dolandı.
Bu adam farklıydı.
Bu adamın zümrüt yeşillerinin siyaha çalacak kadar koyulaşması bile muazzamdı.
Bu adam tehlikeliydi.
Ama bu adam arzuydu.
Bu adam kırmızıydı.
"Aklım almıyor," diye söylendi kendi kendine, beni aniden kavradığı elimden yeniden kendine çekti ve dudaklarını saçlarıma bastırdı. "Ben sana böyle his-," duraksadı. "İnsanlar nasıl seni yaralayabiliyorlar?"
Konuşma engelli bir kız ve onun için işaret dili öğrenen bir adamın hikâyesi...