We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
📚
27 stories
ŞEYDA BÜLBÜL by EfendiOlric
EfendiOlric
  • WpView
    Reads 74,532
  • WpVote
    Votes 4,617
  • WpPart
    Parts 25
"Siz onu hiç tanımadınız tabii. Bilmezsiniz kollarının arasında olmanın verdiği güveni. Öyle bir sarardı ki o kolları, o zamanlar kumral olan şu bembayaz saçlarımdan bir koku çekerdi içine, sonra yeşil gözlerime iki buse kondururdu... Ben babamın evinde, annemin dizinin dibinde küçük bir kız çocuğuyken dahi öyle huzurlu, korkusuz, güvende hissetmemiştim. Ev onun olduğu her yerdi, kollarının arasıydı, sıcak sinesiydi. Huzur, o varsa vardı. Beni öyle severdi ki hayatında hiç sevilmemişsin sen Süheyla derdim kendime. Derdim de bilmezdim işte o sevginin kıymetini. Kör, cahil, aklını kaybetmiş biriydim. Şeyda Bülbüldüm. Size hikâyeyi anlatacağım ancak bilmelisiniz ki bu hikâye benim hikayem değil. Size bir adamın hikayesinden bahsedeceğim." 🍁 "Seni Süheyla... Sadece seni... Bir seni Süheyla, bir seni. Bir seni her şeye rağmen, bir seni hâlâ... " 🦋
Serçenin Kalbi /Gerçek Aile  by hayaliyazar1319
hayaliyazar1319
  • WpView
    Reads 619,123
  • WpVote
    Votes 32,413
  • WpPart
    Parts 32
Kitaplar birbiri ile bağlantılı değildir. Bütün aşk hikayeleri şehre bir yabancı gelir ve öyle başlar... "Cihangir," ilk defa adını söylemiştim ve ela gözleri büyüdü. Bu manzaraya hep bakmak istediğimi artık biliyordum. Yeni yeşeren sakallarına dokunmak istedim ama yapamadım. Mahallenin ortasında ona yakın olmak ikimiz içinde sorun olacaktı. "Söyle serçe'm," yine serçe demişti. Neden dediğini hala söylemiyordu. "İyi ki varsın Cihangir." Gözleri ışıldadı. "Sayende Serçe'm," kalbim kendini belli edercesine çırpınmaya başladı. Bakışlarımı ondan çekmedim, görsün istedim. Kalbimi gözlerimde görsün istedim. Gördü. Anladı. Gülümsedi. Elimi kalbine uzattı. "Aynı atmaz mı sanıyorsun, bak küçük bir serçe için nasıl atıyor." Not: argo kelimeler, cinselik içeren durumlar mevcuttur.
RUHUNU BOYA by -BuzlarKralicesi
-BuzlarKralicesi
  • WpView
    Reads 22,690
  • WpVote
    Votes 2,441
  • WpPart
    Parts 13
❝ İnsanların sana sürdüğü renkler değil, ruhuna sürdüğün renk seni sen yapar. ❞ Bir lanet. Bir evlilik anlaşması. Bir çocuk. Karadağ ailesi, lanetli olduğu söylenen bir kızı evlerine aldıklarında bunun bir evlilik değil, bir çözüm olduğunu düşünüyorlardı. Karmen, yıllardır "uğursuz" diye fısıldanan bir soyun son taşıyıcısı olarak kasabadan çıkarılıp şehrin en sessiz evlerinden birine getirildi. Kaçış sanmıştı. Sadece farklı bir tür esaretti. Karadağ soyadını sürdürecek tek erkek veliaht olan Pamir Karadağ için ise bu evlilik bir duygunun başlangıcı değil, düzenin devamıydı. Planlı, kontrollü ve duygudan arındırılmış bir anlaşma. Bir çocuk. Bir soy. Bir zorunluluk. Ama aynı evin içinde, aynı odada, aynı sessizlikte yaşamak; hiçbir planın hesaba katmadığı bir şeyi yavaş yavaş büyütecekti. Yakınlık. Ve hiçbir anlaşmada yazmayan tek gerçek: Değişim. Bu hikâye, iki insanın birbirine yaklaşmasını değil, birbirine rağmen değişmesini anlatır. Çünkü bazı bağlar seçilmez. Sadece başlar. Her şeye rağmen. UYARI: Bu hikâyede yetişkin içerik bulunmaktadır. Copyright © Tüm Hakları Saklıdır
Gözyaşı Kadehleri by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 1,765,601
  • WpVote
    Votes 112,857
  • WpPart
    Parts 47
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224
ESİR by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 11,093,078
  • WpVote
    Votes 521,477
  • WpPart
    Parts 69
"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.
KARAHAN by Sombre00
Sombre00
  • WpView
    Reads 333,110
  • WpVote
    Votes 19,240
  • WpPart
    Parts 19
Aşkın sonu daima pişmanlık mıdır?
PANZEHİR  by nemesisyza
nemesisyza
  • WpView
    Reads 851,995
  • WpVote
    Votes 40,805
  • WpPart
    Parts 17
•Yetişkin okurlar içindir. • Hukuk öğrencisi Vuslat Ece Tan'ın hayatı mafya örgütü lideri Devrim Ahver'e aşık olmasıyla birlikte tümüyle değişir. Düğün günlerine kadar her şey yolundadır fakat nikaha saatler kala Vuslat Ece'ye gelen gizemli telefon ona seçim yapma şansı bile sunmamıştır. Düğününden kaçmak zorunda kalan Vuslat için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. 'Benden geriye kalan hiç kapanmayan bir yara. Yaralar kabuk bağlar sevgili. Sakın koparma izi kalır. İzler; yarayı aratır.' ••• {Kitabın tüm hakları şahsıma aittir.}
AZAZİLİN İNİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 1,405,546
  • WpVote
    Votes 83,431
  • WpPart
    Parts 24
Tesadüfün üç kurşunu vardır. İlk ikisinden kaçsan bile üçüncüsü tarafından vuruluyorsan, kaderin orada yeniden yazılıyordur. Bazen isabet eden bir kurşun, sıyıran iki kurşunun açabileceği darbeden fazlasını tek seferde açıp, hiç edebilir emeklerini ve kaderin doğan güneşi yakabilir tenini. Belçin Darya Tekin, bir gece vakti her zaman bildiği yollardan geçerken sonunun farklı olacağından, o gece kayan bir yıldızın tesadüfün ateşini yakacağından habersizdi. Hazar Cihangir Soykan, bir gece vakti ilk kez bilmediği yollardan geçerken sonunun aynı olacağından, o gece kayan bir yıldızın yaktığı tesadüf ateşinin onun ocağında söneceğinden habersizdi. Azazilin ini o gece Azazel'in kalbinde, bir kapının arkasında gizliydi. Belçin Darya, kuzeni ile eğlenmek için çıktığı gece o kapıyı aralamak ve ardındaki yabancıya yardım etmek zorunda kalırken, çevresi tarafından umutsuz gözlerle bakılan kaderi bir çift göze değince değişecekti. Hazar Cihangir Soykan'ın yolları, Belçin Darya'ya çıktı; denizde olmayan iz, onun gözlerinde saklıydı. Bir gece vakti kader yeniden yazıldı, gündüz tesadüfle yazılanı kabul etti.
ZAMANIN GÖLGESİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 4,426,296
  • WpVote
    Votes 181,540
  • WpPart
    Parts 37
Üniversiteyi bitirdikten sonra özgür olmak ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen Sidem, Milano'da kendi halinde günlerini geçirirken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine vize sorunu ile karşı karşıya kalır. En az kendisi kadar zor durumda olan bir yabancıdan hiç beklenmedik bir teklif alır. Sidem, yabancının teklifini umursamazken bir yandan da ülkesine geri dönmemenin yollarını arar. Babası, durumu öğrenip müdahale etmeye çalıştığında Sidem için yolun sonu gelmiştir. Her yanılgısı bir aksilik, her aksilik onu kat ettiği yoldan başlangıç noktasına götürürken, bu sefer başlangıç noktasının da ötesine geldiğini hisseder. Belki de her şeye yeniden başlamak gerekir. Bir yabancıyla. O gece onlara yıldızlar şahit etti, kader yeniden yazıldı artık onlar birbirlerinin çıkarları için aynı masaya oturmuş iki yabancıydı. Belki de zaman onları aynı masaya oturan iki yabancıdan daha fazlası yapacaktı.