bambino2809 adlı kullanıcının Okuma Listesi
29 stories
MASKELİ KIZ par gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    LECTURES 533,619
  • WpVote
    Votes 58,026
  • WpPart
    Parties 47
Kendi geliştirdiği bir uygulama sayesinde insanlara ulaşıp para karşılığında her türlü işi yapan, bu sayede şehir efsanesine dönüşen MK'nın yeni işi ünlü iş insanı Alaz Demiray'ın iş dünyasında yaptığı tüm yolsuzlukları ortaya çıkarmaktır..
SUÇ ORTAĞIM par gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    LECTURES 1,072,564
  • WpVote
    Votes 98,827
  • WpPart
    Parties 104
Her gece tam 00.00'da gelen bir ihbar ve ardında bırakılan bir ceset... Sol bileklerinde gizemli harflerle işaretlenmiş kurbanlar ve peşinde iz bırakmayan bir katil... Dört kişilik bir polis ekibi, bu acımasız cinayetlerin arkasındaki sırrı çözmek için karanlık bir yolculuğa çıkar. Ancak bir gece cesetlerden birinin cebinden çıkan bir not, ekibin içindeki sinsi bir ihanetin varlığını ortaya koyar ve güvenin, en beklenmedik anlarda nasıl parçalandığını acımasızca ortaya koyar. Artık bir yandan katili yakalamaya çalışırken bir yandan da aralarındaki hainin kim olduğunu çözmek zorundadırlar. Güvenin her an sorgulandığı bu ölümcül oyunda Mira Aksoylu, hem karanlık bir suçluya hem de giderek derinleşen bir ihanet labirentine karşı tetikte kalmak zorundadır. Cinayetlerin ardındaki sır perdesi aralandıkça, ekip kendini giderek derinleşen bir kargaşanın içinde bulur. Her ipucu, daha büyük bir tehdidin kapısını aralar ve belirsizlik, her birinin ruhunu adım adım çürütür. Katil kim? Hain kim? Her şey gün yüzüne çıktığında, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
DELİ KURT par sessizhayals
sessizhayals
  • WpView
    LECTURES 878,643
  • WpVote
    Votes 10,281
  • WpPart
    Parties 5
28.06.2023 TARİHİNDE KALDIRILACAKTIR! Burnunun ucunu boynuma yaslayarak çenemden yanaklarıma doğru çıktı. "Bu kadar güzel olmamalıydın. Her yeri emip, dişlemek istiyorum." Boğuk, git gide kalınlaşan ve kabaran arzusu ile gözlerine bakmaya korktum. Yanaklarımda duran dudakları ile içine derin bir nefes çekti. "İki gün. Tam iki gün beni bu kokudan mahrum ettiğin için sana öyle öfkeliyim ki!" diye soludu. Burnunu tenime yaslayıp kokumu derin derin çekti içine. Bana bu kadar yakın olduğundan faydalanarak bende onun kokusunu çektim içime. "Hak ettin." Tutku ile aklımda dönüp duran çok şey vardı. "Sevgilim yok. Söylediğin sözleri hangi boktan kim uydurdu bilmiyorum ama," Kirpiklerimi aralayıp ona baktığımda gözlerini kapatmış olduğunu gördüm. Yalandı. O sürtük bana yalan söylemişti. "Yandığım biri var." "Hı?" dedim alık alık. Korhan'ın dudaklarını kıpırdattığını fark ettim ama ne dediğini duyamadım. Böyle işlevimi kaybetmişken kendimi oldukça boş hissediyordum. Korhan dudaklarını dudaklarımın üzerine getirerek gözlerimin içine baktı. "Sana bildiğim tek doğruyu söylerim üvercinka. Yandığım biri var. O da sensin." & Argo kelimeler ve yetişkin içeriklidir. 18 yaşından küçüklerin ve rahatsız olacakların okumaması tavsiye edilir. Tüm hakları saklıdır!
LÂL VE KEHRİBAR par mystoryswia
mystoryswia
  • WpView
    LECTURES 882,822
  • WpVote
    Votes 42,442
  • WpPart
    Parties 29
Mazi, her mutlu oldukları anda ruhlarının peşinde olan bir katil gibi onlarla olucaktı. Her şeye rağmen birlikte olabilirler miydi? Kapıdan çıktığımda, gerçekler yüzüme sert bir tokat olarak indi. Geçmiş ve gelecek arasında, ince bir çizgide yolculuk yapıyorduk. Herkes benden gitmişken ben her şeyimden gidebilir miydim? Kalbim ve beynim bir savaştaydı. Kalbimin hüküm kurmaya başladığı yerde, beynim kölesi olmaya hazırdı. "Özür dilerim, anne. Onu hâlâ çok seviyorum. Bana kızgın mısın?" Gecenin hüküm sürdüğü gecenin altında onlara seslendim. Siz onu affedin baba, çünkü o kendini asla affedemeyecek.
DOKSAN YEDİ par scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    LECTURES 756,311
  • WpVote
    Votes 37,570
  • WpPart
    Parties 41
TAMAMLANDI. Eylem ve Ömer Asaf, çocukluklarından itibaren tanışan, yaklaşık on yıldır birlikte olan bir çifttir. Ateşin yaktığını, buzun dondurduğunu, rüzgarın üşüttüğünü ve güneşin bunalttığını dahi birlikte öğrenmiş, birbirlerini gördükleri ilk andan son ana kadar aralarında derin bir bağ oluşmuştur. Oldukça güzel ilerleyen birliktelikleri, Eylem'in bir gecede her şeyi geride bırakarak Ömer Asaf'ı terk etmesi ile bozulur. İhanet aralarındaki bağı bir makas gibi kesip atmıştır. Eylem vicdan azabı, Ömer Asaf ise bir türlü dinleyemediği gururu ile doksan yedi gün sonra bir sokağın ortasında yeniden karşılaştıklarında; hikayeleri yeniden başlar. "Senin bir evin var, bahçesinde de ben varım. Sen diyorsun ki eve girme ama bahçeden de çıkma. Önümüz kar kış Eylem, ben ya eve gireceğim ya da o bahçeden gideceğim. Üçüncü bir seçenek yok." YETİŞKİN İÇERİK. EYLEM YAKUT & ÖMER ASAF AHADÎ 25 OCAK 2019 - 01 : 22 ●
VEHİC  par sessizhayals
sessizhayals
  • WpView
    LECTURES 1,136,917
  • WpVote
    Votes 16,653
  • WpPart
    Parties 5
"Derdim sensin hatun." Sert soluğu saçlarıma vurdu ve parmağını kaldırdı. Kirpiklerim kıpırdadı, soluğumu fark etmeden içime hapsettim. Parmağının ucu önce çeneme dokundu, sonra ise beni öldürecek bir yavaşlıkta yukarı tırmandı. "Ben miyim?" dedim tek solukta. Karnım yine büzüşmüş, kasılıyordu. Bedenim put gibi olduğu yerden kımıldamıyordu. Tenim karıncalanıyor, kalbimin sesi kulaklarımda atıyordu. Yanaklarıma güneşin sıcaklığı vurur gibi yanmaya başlamıştı. Dudaklarım hafif aralıktı. Saç tellerim onun soluğu ile titreşiyordu. "Sensin." Alt dudağımdaki yaramın üzerine baş parmağını sürttüğünde titreyen bacaklarımla yere yığılacaktım. O kadar sıcaktı ki parmakları titretiyordu yüreğimi. Göğsünden yayılan sigara kokusu ile karışmış değişik kokusu burun deliklerimden içeri sızdı. "Ne yaptım ki ben?" diye sordum kısık bir sesle. Her daim güçlü duruşum onun yanında zayıflıyordu. Ortada tüm gerçeğimle duruyordum. Alt dudağıma dokunan parmağı şifa olsun ister gibi orayı yokluyordu. "Bir bilsen, bana ne yaptığını." Üzerime eğildiğini hissettiğimde sırtım geriye hafifçe sendeledi. Bel boşluğumda sıcak avucunu hissettiğimde göğsüm kalktı. Kaburgalarım etlerimi ezer gibi öne çıkmıştı. Sıcak avucu tenimin ısısını artırdı. "Bir bilsen gözlerini, dudaklarını, nefesini." Dudaklarından kelimeler dökülürken yaramın üzerinden çekti parmaklarını. Üst ve alt dudağıma dokunan parmakları, sertçe okşadı olduğu yeri. "Kokunu. Nefesimi kesiyorsun." 🌺 1990'lı yıllarda geçen bir aşk hikayesi... Kitap argo ve yetişkin içerik barındırır. Rahatsız olacaklar okumama hakkına sahiptir. İLK 4 BÖLÜM YAYINDADIR! DİĞER BÖLÜMLERİ DREAME'DA BULABİLİRSİNİZ!
+13 autres
ŞEHLA  par sessizhayals
sessizhayals
  • WpView
    LECTURES 399,517
  • WpVote
    Votes 7,885
  • WpPart
    Parties 5
28.06.2023 TARİHİNDE KALDIRILACAKTIR! "Yanıyorum..." diye fısıldadığında gözlerim daha da irileşti. Başını hafifçe yana eğerek gözlerimin içine büyük bir açlıkla baktığında yutkunarak adem elmasını gösterdi bana. Gözlerim açıkta kalan göğsüne değdi, damağımın yavaş yavaş kuruduğunu hissettim. Kalbim adeta ağzımda atıyordu, yüzüm kıpkırmızı kesilmişti. Zira dudaklarım zonkluyor, midemde tuhaf bir kıpırdanma hissediyordum. İçim gıdıklanıyordu sanki kulaklarım uğulduyordu. "İsteyerek yapmadım..." diye fısıltıyla konuşurken birden çenemi kavrayan parmakları yüzümü kendine doğru kaldırdı. Kıpırdanmadığımı fark edince dişlerini birbirine sürttü. Dilinin ucu ile alt dudağını yalayarak kirpiklerini usulca araladı. "Şuan ne kadar kötü bir durumda olduğumu anlayamazsın, zar zor duruyorum. Şimdi kalk altımdan." dedi, dili bu sözleri zorlukla söylüyor gibiydi. "Yiğit..." diye ismini fısıldadığımda yüzü yüzüme sanki mümkünmüş gibi daha da yakınlaştı. Burnumun ucu burnuna değdi. "Elini tutup, yaslamak istiyorum." dediğinde, tir tir titredim bedeninin altında. Aklıma sızan düşünceler ile utandığımda, kasıklarıma doğru inen sızıyı hissettim. Sebepsizce bu sızı tüm bedenimi uyardı. Dudakları yanağıma çarptı, sıcak nefesini bilerek üfledi oraya. "Sadece küçük bir dokunuş beni ne hale getirdi görmek ister misin?" diye arsızca dillendirdiğinde onu vurup altından kaçmam gerekiyordu ancak hiçbir şey yapamadım. İnme inmişti galiba bana. Parmaklarım kemerine takılınca hırıltılı soluğunu duydum. Zor dayanıyor gibiydi. Avuç içimi kendi bedenine denk gelecek şekilde çevirerek kendini ansızın avuç içime yasladığında boğazım düğümlendi. "Sikeyim!" diye yüksek sesle adeta kükrediğinde, dudaklarından büyük bir inilti kaçtı. 🌸 1950'lerde geçen bir aşk hikayesi... Argo, yetişkin içerik barı
HAMRA  par sessizhayals
sessizhayals
  • WpView
    LECTURES 4,210,913
  • WpVote
    Votes 25,156
  • WpPart
    Parties 6
1950 - 1960 yılları arasında geçen bir aşk hikayesi. Kızıl saçları ile göçmen bir hemşire, Hamra. Eski bir asker olan mert ve kaba bir adam Alparslan Kürşat. Bir av. Bir sevda. ❤️ "Avda yaraladığım ceylanı istiyorum. Her gecem de her gündüzüm de, yatağımda, yastığımda, mutfağımda, salonumda, her zerremde istiyorum." "Kürşat-" Eliyle dudağıma baskı yaparak susturdu beni. "Sıra benim hatun dinle." Başımı yavaşça salladım. Bakışlarını dudaklarıma düşürerek fısıldadı boğuk sesiyle. "Ben bilmiyorum bir kadınla ilişkiyi. Senden öncesi yok bende. Kimseye bakmadı bu gözlerim, kimseyi görmedi. Ta ki sana kadar. Sen aklımı başımdan alan kızıllarınla girdin hayatıma." Elini yanağıma koyarak okşadı. "Bu çillerin akıl bırakmadı bende. Minik bedeninle düşler kurdum. Kollarımın arasında olduğun, beni sevdiğin!" Sustu. Diğer elini de yanağıma koyarak yüzümü kavradı sert elleriyle. Alnını alnıma yasladı. "Seni istiyorum, evet artık biliyorum ne istediğimi. Benim ol istiyorum, sadece benim." Dilim tutulmuş bir şekilde dinliyordum dediklerini. "Kokunu soluyunca kalbim vuruyor, deliyor göğsümü. Sevmek nedir bilmem, sana öyle süslü laflar diyemem ama şunu bil hatunum!" "Sen benim sevdam olacaksın." ❤️ 27.12.20 Tüm hakları saklıdır! Yazım ve noktalama yanlışı olabilir. Düzenlenmemiştir.
KURALSIZ | KİTAP OLDU par gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    LECTURES 10,531,307
  • WpVote
    Votes 536,066
  • WpPart
    Parties 93
"Ben, kalbinde yaşayabileceğim birini hayatımda isterdim," dedim ve yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Peki sen, sen nasıl birini isterdin hayatında?" Yeşillerini denize çevirdi, iç çekti. Sabırla bekledim dudaklarından dökülecek olan cümleleri. Uzun uzun baktı denize. Sabrımı sınamak istercesine uzun baktı hem de ve sonunda yeniden bana dönebildi. "Hiç kimseyi," dedi kendinden emin bir şekilde, afalladım. "Neden?" Sordum, kadehinde kalan şarabını bir kerede içti. Boşalan kadehe odakladı bakışlarını. Uzun uzun düşündü. Gözünün ucuyla bana baktığında yüz ifadesi düzdü ama gözlerini yine saklayamamıştı. Gözlerinden anlaşılıyordu kederli olduğu. "Çünkü ben kimseyi kalbimde yaşatamam," dedi, bu cümlenin ağırlığı altında ezilirken acıyla yutkundu ve ekledi. "Benim kalbimde bana bile yaşam yokken, hiç kimseye olamaz."
ESİR par gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    LECTURES 10,752,732
  • WpVote
    Votes 510,101
  • WpPart
    Parties 69
"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.