Haticeyrdmc321 adlı kullanıcının Okuma Listesi
36 stories
KÖYGÖÇÜREN by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 5,433,080
  • WpVote
    Votes 437,609
  • WpPart
    Parts 80
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
ONA İNANMA  by hayalleriminbaskenti
hayalleriminbaskenti
  • WpView
    Reads 7,691,227
  • WpVote
    Votes 291,691
  • WpPart
    Parts 77
🎼 "Cehennemin benim..." Diye fısıldadı. "Cennetin bu altın zincir... Cennet ile cehennem arasına sıkışıp kalan bu nota sensin." Bileklik olduğunu düşündüğüm zinciri eline alarak usulca oturduğu yerden ayaklandı. Bakışlarım merakla hareketlerini takip etti. Hemen ayak ucuma gelerek diz çöktü. "Bu senin," dedi, ayak bileğimi hafif bir dokunuşla kendine çekerek. "Cennet ile cehennem arasında sallanmalı sağlayacak küçük bir hediye." Zincirin klipslerini açarak bileğimin etrafına sardı. "Her adımında ayak bileğinde sarsılacak ve en sonunda olmak istediğin yeri sana gösterecek." Halhalı ayak bileğimin etrafına dolayarak başını öne eğdi. Dudaklarını bileğimin üzerine bastırdı. Boğuk bir ses yankılandı dudaklarından ama kelimelerini seçemedim. "Cennetini bul." ❥ Kapak tasarımı: E-Rabbit
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 36,336,134
  • WpVote
    Votes 1,606,356
  • WpPart
    Parts 58
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
Merdüm by rahhas23
rahhas23
  • WpView
    Reads 523,454
  • WpVote
    Votes 15,404
  • WpPart
    Parts 41
Alnını alnıma yasladı. "Benim ateşimi ölçme Gaye. Ben yanarsam, yandığım kadar yakarım. Ben seni yakarsam, senin yandığın ateşte yine kendim kavrulurum. Ne beni yak, ne kendini." deyip çekildi aniden. Benden uzaklaştığı zaman hızla atan kalbimin sesiyle kendime gelmeye çalıştım. Oysa bilmiyordu ki, Yanarak var olmayı kabullenmekle, sönerek yok olmak arasında yapılacak seçimden ibaretti bütün hikaye...
KATİL KUMA  (Yeniden Yazılıyor!) by hayallerinotesindee
hayallerinotesindee
  • WpView
    Reads 5,247
  • WpVote
    Votes 223
  • WpPart
    Parts 5
Merhaba! Ben @siyahims-1 hesabının sahibiyim. ancak şifremi unuttum ve giremiyorum. Her şeye burdan devam edeceğim. Hikayeme eklemeler yapıp varsa hatam onları elimden geldiğince düzelteceğim. Sizleri seviyorum. Ben Zilan,Zilan Seyran. Hayatımın Yirmi Birinci yılında kuma olarak Şahzan Ailesine gelin gelmiştim. Her başlangıç bir umuttu belkide.. Ama benim umudum, doğduğum gün susturulmuştu. 'Umutları susturulan kadınların sesi olacağım. ' Ben Viyan, Viyan Şahzan. Yegane gücüm kalbimi tekleten adamın bana olan aşkıydı. Ayakta durabiliyorsam, eksikliğimi tamamlayabiliyorsam Sevda'm sayesindeydi. 'Sevda'yı güç bilmiş kadınların sesi olacağım.' Ben Şerzan,Şerzan Şahzan. İki kadının arasında kalmış, hangi yöne bir adım atsa kanayan yarayla karşılaşan Şerzan'ım ben. Uçurumun kıyısında kalan sevdam mı? yoksa uçurumdan düşecek olan Vefam'mı ?
~ŞÛRÎDE~ by blumargherita
blumargherita
  • WpView
    Reads 1,842,396
  • WpVote
    Votes 88,621
  • WpPart
    Parts 58
"Dokunma bana! Dokunma!". "Dokunacağım! Kocam değil misin!". "Değilim! Hiç bir şeyin değilim senin. Anlamadın mı bunu hala?". Ezo duyduklarına aldırmayıp İbrahim'in dudaklarına açlıkla saldırdı. Isırıyor, yalıyor, çekiştiriyordu. İbrahim'in onu itmesine aldırmadan daha da yapıştı kocasına. "Midemi bulandırma daha fazla. Dokunmanı istemiyorum anlamıyor musun!". "İbrahim sev beni. Kurbanın olayım sev artık!". "Her şeyi bilirken hala seni nasıl sevmemi beklersin?". "Seviş benimle. Lütfen!". "Sana...dokunmayacağım!". Ezo daha fazla ayakta kalamayıp yere dizlerinin üzerine çöktü. Birilerinin duymasına aldırmadan ağlamaya başladı. "Anne olmak istiyorum İbrahim. Bebeğim olsun, karnım şişsin, mememi emsin, bana anne desin...". "Sen asla anne olamayacaksın Ezo! Anla artık".
VENÜS-MARS ÇIKMAZI by FundaDoan192
FundaDoan192
  • WpView
    Reads 211,867
  • WpVote
    Votes 20,341
  • WpPart
    Parts 104
Üç yıl önce Meltem kalbinde ve aklında hala ilk aşkı Damla olduğunu bildiği halde Doruk'la evlenmişti. Meltem'e ailelerin ve şirketlerin geleceği için sadece bir piyon olarak davranılmıştı. Doruk'la evlilikleri sadece göstermelik olacaktı. Meltem eğer Doruk'u mutlu ederse ve onun istediği gibi davranırsa bir gün fikrini değiştireceğini ve ona aşık olacağını düşünmüştü. Ancak kimsenin hatır gönülle aşık olmayacağını zor yoldan da olsa anlamıştı. Doruk ilk aşkının gitmesine, kendisiyle evlenmek zorunda bırakmasına neden olduğu için nefret ederken zaten imkansız olan durum en sonunda kafasına dank etmişti. Üç yıl sonra Damla dönmüştü. Doruk hiç vakit kaybetmemişti. " Damla geri döndü. Boşanalım." Kırık kalbindeki acıya dayanamayan Meltem kafa dağıtmak için çıktığı gece kaza geçirince hayatını kaybetmiş ama gözlerini açtığında kendini evinde, sapasağlam olarak bulur. Kader ona ikini bir şans vermiştir ve daha fazla kendine haksızlık etmek istemeyen Meltem hayat kendini ne olursa olsun sevmeyecek birisi için zehir etmeye değmeyecek kadar kısa olduğuna karar verir. Bu kez ilk yaptığı hataları yapmayacak, mutlu olacaktır.
NİLÜFER by hayalleriminbaskenti
hayalleriminbaskenti
  • WpView
    Reads 670,789
  • WpVote
    Votes 37,663
  • WpPart
    Parts 24
⚓️ Nilüfer, ismi gibi bataklıkta yetişen eşsiz bir çiçek. Yaşadığı hayat sebebiyle çoğumuzun anlayamayacağı kadar sevgiye muhtaç. Kalbi ise yaşadığı o bataklığa rağmen tertemiz. Onun için hayat, bir gece vakti çalıştığı bardan çıkarken mahallelinin kurduğu tuzak yüzünden kuzeni tarafından darp edilmesiyle başlıyor. Hem iyi ki hem keşkesi olacak insanlarla ilk defa o gece tanışıyor ve gizem, aşk, sırlarla dolu karanlık bir dünyaya adım atıyor... Kitabı okuyacaklar için bataklığa hoş geldiniz. Burada lotus çiçeğinin etrafını saran çamurlu yollara ve pis kokulara hazır olun. 🪷 Masanın üzerine iki küçük bardak, bir şişe rakı ve su bırakan adam içten bir tebessümle yanımızdan ayrıldı. "İçmem ben." Dedim hızlıca. "Hiç içmedim." "Barda çalışıyorsun," telefonunu masaya bırakarak rakı şişesine uzandı.Yüzünde benimle alay ettiğini belli eden gülümsemesini sabit tutarak bardaklara iki parmak kadarınca rakıyı paylaştırdı. "Hiç alkol almadın mı?" "Hayır." Dedim kaşlarımı yukarıya dikerek.Rakı şişesini masaya bırakarak bu kez su şişesini eline aldı. "İyi." Dedi, su ve rakının birbirine karışmasını sağlayarak. "İçtiğin ilk yudumun ardından yalanını karıştırmadığın yüz ifadeni merak ediyorum." "İçmeyeceğim." Ayrıca neden yalanı öne sürmüştü ki? "İçeceksin.Her şeyin bir usulü vardır.O usule uymalısın." "Ne usulü?" Merak içinde bekledim yeni bahanesini. "Rakı ve balığı ayıramazsın." Dedi. "Balıktan çaldığın o deniz için bu rakıyı içmen gerekiyor." Gülmemek için dudaklarımı ısırdım. "Ne yapacak balık, karnımda mı yüzecek?" Güldü.Ama o benim gibi gülüşünü saklamadı. Parmaklarını rakı bardağının etrafına sarıp dudaklarına götürmeden hemen önce "Onu da balık bilir." Dedi.
Kırmızı Haziran by iremmipelin
iremmipelin
  • WpView
    Reads 1,546,373
  • WpVote
    Votes 118,001
  • WpPart
    Parts 78
Pars, Atlas'ın önce ilk aşkı, sonra oyun arkadaşı oldu. Oynadıkları oyunun ipleri ayaklarına dolandı. Biri kaldı diğeri kaçtı. Çok zaman sonra kapı yeniden çaldı, postacı kapıya bir kaset bıraktı. Kasette Atlas'ın abisinin, Aras'ın katilinin sesi vardı. Atlas duyduğu sesin, Pars'ın peşine düştü. 🩸 "Pars..." dedim. "Seni öldüreceğim." "Lütfen..." dedi, gözlerini gözlerimden çekmeden. "Atlas, lütfen öldür beni."
KURALSIZ | KİTAP OLDU by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 10,573,114
  • WpVote
    Votes 537,067
  • WpPart
    Parts 93
"Ben, kalbinde yaşayabileceğim birini hayatımda isterdim," dedim ve yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Peki sen, sen nasıl birini isterdin hayatında?" Yeşillerini denize çevirdi, iç çekti. Sabırla bekledim dudaklarından dökülecek olan cümleleri. Uzun uzun baktı denize. Sabrımı sınamak istercesine uzun baktı hem de ve sonunda yeniden bana dönebildi. "Hiç kimseyi," dedi kendinden emin bir şekilde, afalladım. "Neden?" Sordum, kadehinde kalan şarabını bir kerede içti. Boşalan kadehe odakladı bakışlarını. Uzun uzun düşündü. Gözünün ucuyla bana baktığında yüz ifadesi düzdü ama gözlerini yine saklayamamıştı. Gözlerinden anlaşılıyordu kederli olduğu. "Çünkü ben kimseyi kalbimde yaşatamam," dedi, bu cümlenin ağırlığı altında ezilirken acıyla yutkundu ve ekledi. "Benim kalbimde bana bile yaşam yokken, hiç kimseye olamaz."