BİTİRDİKLERİM
32 stories
SOYTARININ KIVILCIMI by UMAY_6
UMAY_6
  • WpView
    Reads 9,748
  • WpVote
    Votes 733
  • WpPart
    Parts 6
Silivesya'ya hoş geldiniz.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,205,896
  • WpVote
    Votes 234,746
  • WpPart
    Parts 42
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
KIYAMET TOHUMLARI by atesemiliter
atesemiliter
  • WpView
    Reads 14,866
  • WpVote
    Votes 2,336
  • WpPart
    Parts 34
Karanlığın gölgesinde yetişen bir örgüt: Deniz Fenerleri. Onlar ışık değil, kıyametin habercisiydi. Aypare, kaybolan abisini kurtarmak için ateşin tam ortasına adım attı. Ancak karşısına çıkan biri, görevinin ötesinde bir sınavdı. Balamir Kaleli... Örgütün en güvenilir adamı. Aypare içinse düşmanıyla kalbi arasında sıkışan bir kader. İhanetle örülü duvarlar arasında, aşk filizlendi. Bir taraf görevini, diğeri kalbini feda etmek zorunda kaldı. Ve kıyametin kıyısında, asıl savaş ruhlarda başladı. © Tüm Hakları Saklıdır. Hikayede geçen kişi ve kurumlar hayal ürünüdür. Gerçeklikle bir bağlantısı bulunmamaktadır. |04.12.2022|
BALLICA MAHALLESİ by sudedgbkn
sudedgbkn
  • WpView
    Reads 1,975,752
  • WpVote
    Votes 108,963
  • WpPart
    Parts 51
Alisa, babasıyla ettiği büyük bir kavgadan sonra bir inat uğruna şatafat dolu hayatını bir kenara bırakarak bilmediği bir mahallede ev tutar. Fakat mahalleye ayak bastığı ilk andan itibaren ne mahalleyle ne de mahallenin abisiyle yıldızları uyuşur. |Mahalle kurgusudur| 120625
CANAVARIN KAFESİNDE  by UMAY_6
UMAY_6
  • WpView
    Reads 169,620
  • WpVote
    Votes 9,524
  • WpPart
    Parts 11
Bugün gelmeyeceğim, yarında Hakeza.
AZAZİLİN İNİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 1,106,322
  • WpVote
    Votes 67,370
  • WpPart
    Parts 20
Tesadüfün üç kurşunu vardır. İlk ikisinden kaçsan bile üçüncüsü tarafından vuruluyorsan, kaderin orada yeniden yazılıyordur. Bazen isabet eden bir kurşun, sıyıran iki kurşunun açabileceği darbeden fazlasını tek seferde açıp, hiç edebilir emeklerini ve kaderin doğan güneşi yakabilir tenini. Belçin Darya Tekin, bir gece vakti her zaman bildiği yollardan geçerken sonunun farklı olacağından, o gece kayan bir yıldızın tesadüfün ateşini yakacağından habersizdi. Hazar Cihangir Soykan, bir gece vakti ilk kez bilmediği yollardan geçerken sonunun aynı olacağından, o gece kayan bir yıldızın yaktığı tesadüf ateşinin onun ocağında söneceğinden habersizdi. Azazilin ini o gece Azazel'in kalbinde, bir kapının arkasında gizliydi. Belçin Darya, kuzeni ile eğlenmek için çıktığı gece o kapıyı aralamak ve ardındaki yabancıya yardım etmek zorunda kalırken, çevresi tarafından umutsuz gözlerle bakılan kaderi bir çift göze değince değişecekti. Hazar Cihangir Soykan'ın yolları, Belçin Darya'ya çıktı; denizde olmayan iz, onun gözlerinde saklıydı. Bir gece vakti kader yeniden yazıldı, gündüz tesadüfle yazılanı kabul etti.
Gözyaşı Kadehleri by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 1,371,768
  • WpVote
    Votes 94,440
  • WpPart
    Parts 43
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224
TAN VAKTİ KAYBEDENLERİ by sentier_rose
sentier_rose
  • WpView
    Reads 10,222
  • WpVote
    Votes 1,359
  • WpPart
    Parts 17
Sana biçilen hiçbir hayat; iplik ve iğne sende değilse üzerine oturmaz, zevkine uymaz. 🕯️ Karun kadar zengin Yunus Rahi'nin ani ölümünün üzerinden geçen günlerin ardından eve gelen avukatın evrak çantasında, her bir Payidar'ın kaderini değiştirecek vasiyetname yer alıyordu. Mührü korunmuş, ıslak imza o kağıt parçaları üzerinde yıllarını vermişti. Avukatın ailenin en küçük kızına verdiği yükümlülük ise, cehennemden geçiyordu. Fecir'in hayalleri ilk defa gerçeklik ile sınanırken vasiyeti reddetme gibi bir seçeneği hiçbir şekilde aklına getirmemeye adeta yeminliydi. Bölünmüş Rusya'ya gidecek, orada kendisine verilen görevleri koşulsuz yerine getirecekti. Fakat cehenneme düşen her kul gibi, ölmek isteyecekti. Çünkü kendisini bekleyen azap, canından can almaya geliyordu. 🕯️
Panorama by gunesegiderkn
gunesegiderkn
  • WpView
    Reads 72,519
  • WpVote
    Votes 5,872
  • WpPart
    Parts 18
Nilüfer Sipahi kendini bildiği andan itibaren dans ve müzik notalarıyla büyüyen bir kadındır. Hayatı bir zamanlar dans adımlarıyla şekillenirken, beklenmedik bir sağlık sorunu onu sahnelerden uzaklaştırır. Yıllardır yönünü bulmaya çalışan Nilüfer, bir umutla Panorama gazetesinin staj programına başvurur ve şaşırtıcı bir şekilde kabul edilir. Ancak küçük bir detayı gözden kaçırır: Baş editörün asistanı olacaktır. Ve o baş editör... Alperen Ataman. Disiplinli, mesafeli ve kuralcı. Üstelik Nilüfer'le hiç hoş olmayan, tesadüfi bir tanışıklıkları var. Birbirlerinden hoşlanmayan bu ikili, istemeye istemeye aynı ofisi paylaşmak zorunda kalınca, kelimelerle örülü bir savaşa girerler. Ama kelimeler bazen sadece savunma kalkanı değil, kalplere giden yolun da anahtarıdır.
KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER by Fesatrice
Fesatrice
  • WpView
    Reads 254,250
  • WpVote
    Votes 22,127
  • WpPart
    Parts 27
Kabuk bağlamamış kalpler, yaralarını nefretle iyileştirmeye çalışır. Hüma'nın hayatındaki her şey mükemmel ilerliyordu. Başarılı, genç bir kızdı ve âşık olduğu adamla evlenmek üzereydi. Birbirlerine duydukları sevgi gözlerini öyle kör etmişti ki hiçbir şeyin bu mutluluklarını bozamayacaklarını düşünüyorlardı. Yaşadıkları felakete kadar. O felaket, Hüma ve Cihangir'in dönüm noktasıydı. O felaket, kalplerine aldıkları en ağır yaraydı. Ve o felaket, Hüma ile Cihangir'i ayırmakla kalmamış, onları birbirine düşman etmişti.