🖤
13 cerita
İSYANDA AŞK oleh cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Membaca 1,021,907
  • WpVote
    Vote 72,341
  • WpPart
    Bab 22
Ünlü Rus yeraltı mafyası Kuzentsov'un sahibi anti kahraman Azrail'in Kılıcı ve tek amacı ülkesine hizmet etmek olan bir kahraman askerin hikayesi...
KİMSESİZLER MATEMİ. oleh matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Membaca 13,871,799
  • WpVote
    Vote 895,368
  • WpPart
    Bab 69
Safir Mila Safkan, şu an olduğu yaşından çok daha ufakken, hayatının taşlarını yerinden oynatan bir olay yaşar ve kendini ansızın, yetimhanenin soğuk duvarları arasında kimsesiz bulur. Sahip olduğu şeyler, her ne yaşarsa yaşasın iyi kalan kalbi ve tutkuyla bağlı olduğu dansıdır. Kalbi yalnızca bir tek şey için, bale için çarpar. Ta ki ikincisini bulana kadar. Hazer Han'ı. Dans seçmelerine gittiğinde, kendisini seçen bu adamın gözetimi altında dans etmeye, müzikali kazanma hedefiyle bir kelebek gibi kanat çırpmaya başlar. Fakat, sahip olmayı istediği tüm bu başarıların yanında, ona başka bir hediye kılınmıştı. Aşk. Kendi kalbi kadar hassas, nazik bir kalp, Mila'ya yaklaştığında, bu zamana kadar koruduğu tüm savunmaları yavaşça yerle bir olur ve aşk, arzuyla, bedeninde dans eder. •yetişkin içerikli sahneler mevcuttur•
SOKAK NÖBETÇİLERİ oleh asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Membaca 58,609,184
  • WpVote
    Vote 2,257,651
  • WpPart
    Bab 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
BEYAZ LEKE oleh asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Membaca 38,326,865
  • WpVote
    Vote 2,073,301
  • WpPart
    Bab 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
ATLANTİSİN SINIRLARINDA +18 oleh havinnsuu
havinnsuu
  • WpView
    Membaca 2,223,987
  • WpVote
    Vote 80,494
  • WpPart
    Bab 29
(18+ cinsellik ve şiddet içerir.) Başımızın üstünde ki elçilik binasının içinde bir ses yankılandı. "Şuandan itibaren; Onun tek bir saç teline zarar gelirse, sizden başlayarak tüm ülkenizi kana boğarım." Kalın erkeksi sert ses, kaya kadar keskin bir gerçeklik. Gökyüzünde ki bulutlar kadar haşin, fırtına gibi merhametsizdi. Nişanlım buradaydı. "Oraya geldiğimde, çok değil sadece bir kez canının yandığını söylerse, geriye kalan her şeyinizi unutun." İnsanlar cennete gitmek için yaşar. Biz ise beraber kalabilmek için dünyada cehennemi yaratmıştık.
Kurşun Bağı  oleh devasuatac
devasuatac
  • WpView
    Membaca 40
  • WpVote
    Vote 6
  • WpPart
    Bab 2
Rasgele bir numara nasıl hayatını değiştirecek
YARALASAR(Kitap Oldu) oleh Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Membaca 17,552,147
  • WpVote
    Vote 699,520
  • WpPart
    Bab 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
KABUS- Rüya Koleji oleh Hayallihikayeler
Hayallihikayeler
  • WpView
    Membaca 3,690
  • WpVote
    Vote 521
  • WpPart
    Bab 18
🌙🌙🌙 Bana tereddütle bakan Ayaz, " Sen hastaymışsın." dediğinde kaşlarımı çatarak, "Ne hastalığından bahsediyorsun?!" dedim. Neyden bahsediyordu? İç çeken adam bunu söylemekten çekinir bir şekilde, beni incitmikten korkar bir şekilde geri çekilmek istedi. Ama onun kolunu tutarken kendim bile ne yaptığımın farkında değildim. Başını eğip tuttuğum koluna bakıp, ardından bana döndü. Kolunu tuttuğumu fark ettiğim anda bıraktım. "Özür dilerim âni bir tepki verdim..." dediğimde sesine yansıyan güzel tınıyla, "Sorun değil." dedi. Hâlâ ondan cevap bekler bir şekilde bakarken, o bakışlarını kaçırarak, "Küçükken Ruh ve Sinir Hastanesinde tedavi olmak için yatmışsın." dediğinde şaşkınlıkla ağzım aralandı. Ben öyle bir yere yattığımı hatırlamıyorum, ayrıca akıl sağlımı bozacak ne yaptım...
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) oleh Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Membaca 7,862,863
  • WpVote
    Vote 193,894
  • WpPart
    Bab 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
ELIYS (+18) oleh nursenturanli
nursenturanli
  • WpView
    Membaca 199,681
  • WpVote
    Vote 11,830
  • WpPart
    Bab 58
Asırların içerisinde daha kaç kez öldürecekti kendisini? Kaç yüzyıl daha acı çekecekti? Bir yandan ölesiye nefret ettiği, öte yandan da, yüzyıllarca ondan başkasını sevemeyeceği tek adam uğruna... İmrenerek baktığı tüm o görkemli hayatın, aslında tek ve gerçek varisi o olduğunu nereden bilebilirdi. İçinde taşımakta olduğu yegane savaşçı prensesin kim olduğunu biliyormuy du? Tüm bunlarla yüzleşmeye hazır mıydı? Süre başlamıştı. Ya Esin olarak süregelen bir kaderle yine ölecekti, ya da ELIYS'A dönüşüp dirilecekti. *** "O gün en mutlu olduğum andı. Nereden bilebilirdim aşkla yüzüğünü parmağıma taktığım bu adamın, birgün en büyük düşmanımın yine o olabileceğini..." *** "Ben Elıys, ete kemiğe yeniden bürünen lanetli ruh. Ben Elıys, her çağın prensesi. Ben Elıys, zamanın ötesinden arta kalan emanetleri getiren. Herşeyi yeniden başlatıyorum. Uyanın ey İblisler, diz çökün karşımda. Kaldırın kadehlerinizi, sizi boğulana dek kana doyuracağım..."