jokatella
- Reads 233
- Votes 28
- Parts 14
" Ne bekliyordun ki ? " diye fısıldadı kendi kendine.
" O bir savaşçı, burası bir bataklık. Sen ise sadece bir seyircisin."
Tam o sırada, merdivenlerin ilk basamağında Arel duraksadı. Sanki havada bir değişim hissetmiş, o tanıdık " fırtınanın " kokusunu almış gibiydi. Ağır ağır başını çevirdi. Bakışları barın gölgesinde oturan Lara'yı bulduğunda, Arel'in gözlerinde ilk kez bir şaşkınlık parıltısı söndü.
Yanındaki kadın, Arel'in duraksamasını fark edip daha sıkı sarıldı koluna, " Arel, gidelim mi artık ? " diye mırıldandı.
Arel, kadına tek kelime etmedi, hatta ona bakmadı bile. Gözleri hala Lara'nın üzerindeydi. Lara ise kaçmak yerine, içindeki o yanan ateşin cesaretiyle başını hafifçe dikleştirdi ve bakışlarını Arel'in yanındaki kadına, sonra tekrar Arel'e çevirdi.
Bakışlarında sessiz bir küçümseme ve demek bu kadarsın, diyen bir ifade vardı.
Arel'in çenesi kasıldı. O ana kadar kendini ağırdan satan, mesafeli duran o adamın duvarlarında bir çatlak oluştuğunu Bars bile uzaktan fark etmişti. Arel, yanındaki kadının elini nazik ama kararlı bir şekilde kolundan sıyırıp indirdi.
Kadına bakmadan, sadece " Git, sonra görüşürüz, " dedi sesi bir bıçak kadar keskin ve soğuk çıkarken. Kadın şaşkınlıkla kalakalırken, Arel merdivenlerden geri inip doğrudan Lara'nın olduğu tarafa yürümeye başladı.
Lara'nın kalbi adeta yerinden çıkacaktı ama dışarıdan bakıldığında o hala o buzdan kraliçeydi. Arel, barın önünde, Lara'nın tam dibinde durdu. Aralarındaki mesafe o kadar azdı ki, Arel'in az önceki kadından bulaşan parfüm kokusu Lara'nın burnuna doldu ve bu onu daha da öfkelendirdi. Arel, elini bar tezgahına yaslayıp Lara'ya doğru eğildi.
" Mert burada değil, " dedi Arel, sesi mahzenin gürültüsünü delen boğuk bir tondaydı. " Onun borcu da bitti. Senin burada ne işin var ? "