zhr_ydrm
Bugün herkesi bir araya toplamıştım. Kalbim göğüs kafesime sığmıyordu Çünkü Berzan'ın bana yardım etmeyeceği, omuzlarımdaki yükü hafifletmeyeceği artık gün gibi ortadaydı.
Ona doğru yaklaşıp, sadece ikimizin duyabileceği bir sesle tısladım:
"Senin bana yardım etmeye niyetin yok Berzan abi... Tamam, ben gidip kendim söyleyeceğim her şeyi!"
Hızla arkamı dönüp gitmeye yeltendim ama daha bir adım bile atamadan bileğimde demir gibi bir pençe hissettim. Beni kendine öyle sert bir hızla çekti ki, ne olduğunu anlamadan göğsüne çarptım. Gözlerimiz birbirine kenetlendiği an, dünyam durdu sandım. Şaşkınlığımı üzerimden atamadan Berzan'ın dudakları benimkileri esir aldı. Şok içindeydim, ellerim onu itmek için göğsüne gittiği sırada o ses yankılandı:
"Lan! Ne oluyor burada?!"
Abimin sesi, bir balyoz gibi üzerimize indi. Berzan'ı büyük bir dehşetle bırakıp abime doğru bir adım attım. Titreyen sesimle, "Abi... Vallahi göründüğü gibi değil, yemin ederim!" diyebildim sadece.
Cümlemi bitirmeme izin veren, yüzümde patlayan sert bir tokat oldu. Darbenin şiddetiyle yere kapaklandım, kulaklarım uğulduyordu.
"Sen bu yüzden mi ikide bir Firuze için evlilik iması yapıyordun lan?!" diye kükredi abim. Öfkeyle Berzan'a doğru koşup yumruğunu savurdu.
Berzan, yüzüne gelen darbeyle sarsılsa da geri adım atmadı. "Ben evleneceğim Firuze ile!" dediğinde, yaşlı gözlerimle ona bakakaldım.
"Berzan abi... Gerçekleri söylesene!" diye fısıldadım. Ama abimin öfkesi dinmiyordu.
"Lan çıldıracağım! Bir de hâlâ 'Berzan abi' diyor! Senin ona olan sevdanı bilmesek inanacağız şu masumiyetine!"
Duyduklarımla donup kaldım. Bir zamanlar öyleydi, doğruydu... Ama şimdi? Berzan'ın gözlerindeki o sinsi kararlılığı gördüğümde başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Beni oyuna getirmişti. Her şeyi planlamış, beni bu çıkmazın tam ortas