Mor menekşe
38 stories
ESİR by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 10,989,849
  • WpVote
    Votes 518,253
  • WpPart
    Parts 69
"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.
VAMPİR LORD'UN KARISI  by melisspnc
melisspnc
  • WpView
    Reads 130,229
  • WpVote
    Votes 6,262
  • WpPart
    Parts 22
LORD'LAR SERİSİ - 1 Dolores, babasının gözlerinde annesinin günahını taşıyan bir genç kızdır. Annesi onları terk ettiğinden beri, aynı evde yaşadığı babası için yalnızca nefret edilen bir hatıradan ibarettir. Bir gecelik bir oyun, bir bardaki rastlantı... Ve kaybedilen bir bahis, Dolores'in kaderini geri dönülmez biçimde değiştirir. Babası, kaybettiği oyunun bedeli olarak onu yabancı bir adama verir. İtirazları duyulmaz, korkusu önemsenmez. Dolores kendini, karanlıkla çevrili, sırlarla dolu bir adamın evinde bulur. Valentin... Soğuk, mesafeli ve tehlikeli derecede çekici. Ondan istediği şey bir tutsaklık değil, anlaşmalı bir evliliktir. Dolores zaman kazanmak için kabul eder gibi yapar... Ta ki Valentin'in sakladığı tuhaflıkları, geceleri artan sessizlikleri ve kan kokusunu fark edene kadar. Gerçeği öğrendiği an kaçmak ister. Ama artık çok geçtir. Çünkü Valentin bir adam değildir. O, 420 yıllık bir vampir lorddur. Ve Dolores, onun karanlık dünyasına ait olmaması gereken tek şeydir... ya da tam da aradığı. Aşk ile tehlike, tutku ile kan arasında kurulan bu bağda; geçmişin gölgeleri, eski düşmanlar ve ölümcül sırlar gün yüzüne çıkacaktır. Bazı aşklar sonsuza kadar sürer... bazıları ise bedel ister. Bir vampir lorduyla evli olmak, bilinmeyen sırların ve karanlık gizemlerin kapılarını aralamak demektir... Bu maceraya hazır mısınız? Başlangıç: 15.06.25 Bitiş: 24.01.26
ŞEHBAL by MuertoNovia
MuertoNovia
  • WpView
    Reads 344,948
  • WpVote
    Votes 12,778
  • WpPart
    Parts 62
"Benden başka gidecek hiçbir yerin yok." Adam yapılı cüssesini kendinden oldukça küçük kıza iyice bastırdı ve çenesini sıkarak yüzünü kendine yükseltti. "Gidebileceğin herkesi öldürdüm, uyuyabileceğin her evi yıktım, başını koyabileceğin tüm yatakları yok ettim, sığınabileceğin her limanı yaktım ve küllerini beş okyanusa savurdum." Biraz durup kızın sindirmesini bekledi. Ağır ağır, beynine çakarcasına vurgulu bir tonda tekrar konuşmaya başladı. "Benden kaçtığında gidebileceğin tek yer benim yanım, uyuyabileceğin tek yer benim evim, başını koyabileceğin tek yatak benim yatağım ve sığınabileceğin tek liman benim kollarım." Çenesindeki elini çekmeden diğer elini incecik boynuna sardı ve yaşlarla parlayan cam gibi parlak, göğü taşıyan gözlere baktı. Kendi dipsiz kuyularının aksine onun gözleri içinde binlerce diyar bulunduruyordu ve adam o binlerce diyarın hepsini kendine istiyordu. Hepsini. Her bir tanesini. Tek tek. Sonsuza dek. Kadın, adamın omuzları üzerinden arkadaki büyük eve baktı. Ev kadının gidebileceği son yer, uyuyabileceği son yatak, sığınabileceği son limandı. Ve adam dakikalar önce o evi ateşe vermişti. "Bırak."dedi inlercesine. Bırakmadı. "Canım yanıyor."dedi. Umursamadı. O, acımasızdı. O nitelikli bir katil ve kalpsiz bir psikopattı. O, kimsesizdi. O, sığınabileceği tek limanı, kendi elleriyle yakmış, küllerini kaybetmemek için dünyayı ateşe vermişti. O, tehlikeliydi. Ve o aşıktı. Çok, çok aşık.
KANLI PENÇE(+18) (YENİDEN YAZILIYOR) by ay_ve_geceee_
ay_ve_geceee_
  • WpView
    Reads 119,138
  • WpVote
    Votes 5,522
  • WpPart
    Parts 37
Gökyüzü tüm kasvetiyle karamışken yıldızlar ve dolunay ona inat parlıyordu. Bilincim yavaş yavaş yerine gelirken gözlerim hala bulanık görüyordu. Sonunda netliği kazanan göz bebeklerim karanlık ormanda gezindi. O nasıl bir kabustu öyle? Sertçe esen rüzgar tüylerimi diken diken ederken yine izleniyormuş gibi hissediyordum. Gözlerim etrafta usulca dolaşıp odak noktasını bulurken gördüğüm kırmızı gözler yerimde donmama sebep oldu. Akın Noctharel.. "Sonunda seni buldum Eşim." Kalın ve erkeksi sesi kulaklarımı doldurdu. Eşim mi? Bu herif yine ne saçmalıyordu?! Yavaşça ağaçların arasından bana doğru ilerlemeye başladı. İri ve heybetli bedeni ürpermeme sebep olmuştu.Dişlerinin sivrileştiğini görmüştüm.Kurdu gün yüzüne çıkmıştı. Aklımı okumuşçasına muzip bir şekilde sırıttı.Kollarımdan kavrayıp bedenimi kendisine yaslarken ayağa kaldırdı. Bir eli önüme gelen saç tutamlarımı arkaya atarken bir eli belimdeydi. Başını usulca boynuma yaklaştırırken köpek dişlerini boynumda hissediyordum. Dili nabzımın üzerinde gezinerek o bölgeyi ıslattı. Siktir! Sıcak nefesi boynuma vuruken usulca dudaklarını tenime bastırdı. Ardından dişleri etimi delip geçti. Boğazımdan yükselen güçlü çığlık ormanda yankılanırken belimi daha sıkı kavradı. Bunun tek bir anlamı vardı. Mühür. 09.05.2021
Kara Zümrüt(+18)(Tamamlandı) by eyazizim
eyazizim
  • WpView
    Reads 179,667
  • WpVote
    Votes 8,314
  • WpPart
    Parts 29
Dul Zümrüt ile Deli Ömer in zor sevdası. "Nasıl kıydılar sana kara Zümrüt. Bu incecik parmaklarına nasıl kına yaktılar. Çocuk yaşında bu narin tene nasıl beyazları sardılar?" "B-ben kara değilim ki ... neden bana kara Zümrüt diyorsun?" "Senin bahtın kara ...yoksa bana gelin olmazdın sen."
Güzel Savaşçı by jennifermerrick1
jennifermerrick1
  • WpView
    Reads 108,370
  • WpVote
    Votes 5,486
  • WpPart
    Parts 17
Brandon Cunningham annesiyle babasını savaşta kaybettikten sonra yani çocukluğundan beri bir klan lideri olmanın sorumluluğunu taşıyordu. İçinde taşıdığı bastırılamaz bir intikam ateşiyle yaşamaya alışmıştı. Hiçbir zaman sevgi gibi sahte ve zayıf bir duyguya ihtiyaç duymamıştı ve hayatında buna yer yoktu. Cunningham'ların hayatında savaş ve ölüm, yemek ve içmek gibi bir gereklilik halini almıştı çünkü barışı tanımıyorlardı. Lillian Blackburn arsız ve dilediğini söyleyen, soylu ailesinin sürekli gizlediği bir kız çocuğu olarak büyümüştü. Annesini o kış hastalığı yüzünden kaybettiği günden beri hayatı bir kaosa dönmüştü. Babasının savaşa gittiği günlerde üvey abisi, ablası ve üvey annesiyle yaşamak neredeyse bir işkence haline dönüşmüştü. Şimdi tüm bunlardan kaçış bileti elindeydi ve güzel Lillian'nın bu teklifi reddetme ihtimali yoktu.
MADALYON CEMİYETİ by Seydanur_ipek
Seydanur_ipek
  • WpView
    Reads 1,708,905
  • WpVote
    Votes 129,427
  • WpPart
    Parts 82
Süreyya Tanya, hayatı boyunca girmek için çabaladığı bale okuluna kabul edildiğinde on sekiz yaşındaydı. Rusya'nın soğuk topraklarına adımı bastığında küçük bir kızdı. Hayata dair en kötü şeyleri unutmak için gittiği bu şehirde, kaderin onun için daha kötü süprizleri vardı. Tanya, insanların gerçek yüzlerinin kendi gördükleriyle sınırlı olmadığını öğrendiğinde on dokuz yaşındaydı. Çok sevdiği arkadaşı merdivenlerden düşünce onun rolünü aldığında bunun hayatının fırsatı olduğunu düşünüyordu. Ünlü ve efsane bale okulu Vaganoya Balo Salonu'nun açılış oyununda başrol olmak... Fakat her şey denklemin içine mor zambakların ve anlaşmaların girmesiyle değişti. Tanya, Rusya'nın baş mafyası tarafından kaçırıldığında, rolü aldığı arkadaşının başına ördüğü çoraplardan habersizdir. Daha da kötüsü hayatta kalmak için bir mafya ile evlenmek zorundadır.
KONUK SEVMEZ DENİZ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 4,194,349
  • WpVote
    Votes 278,759
  • WpPart
    Parts 26
••Kitaba ara verildi. Bronz serisi final olduktan sonra devam edecek ve 2026 yılı içinde raflarda olması planlanıyor. ❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.
Lilith'in Gözyaşları by annatsintsadze
annatsintsadze
  • WpView
    Reads 2,550,687
  • WpVote
    Votes 137,569
  • WpPart
    Parts 49
Hafızasını kaybetmiş bir halde baş düşmanının evinde esir olarak uyanan Meira, geçmişte işlediği affedilemez bir günâhın bedelini ödüyor olduğunu öğrenir. Meira uyandığında ona söylediği ilk sözü "Biz düşmanız" olan adamın, bir zamanlar gözlerinin içine aşkla baktığını öğrendiğinde işlediği günahın hiç de sandığı kadar basit bir ihanet olmadığını ve altında çok daha korkunç bir entrikanın yattığını anlar. İki düşmanın kader ağları, tutku ve nefretin ateşiyle birbirine örülmüş; kurdun kuzu postuna bürünüp kuzunun kurda dönüştüğü çarpık bir ihanet oyununa evrilmiştir, artık birbirlerinden kaçmaları da ne mümkün! Bu yapbozu ise çözmenin tek bir yolu var: Gördüğün ve duyduğun hiçbir şeye inanma. Bunu geçmişteki sen bile söylüyor olsa... Fantastik değildir, karanlık aşk türündedir. DİKKAT! Bu kitapta cinayet, psikolojik ve fiziksel şiddet gibi rahatsız edici olabilecek içerikler bulunmaktadır.
ARHAVİLİ by burcubuyukyildiz
burcubuyukyildiz
  • WpView
    Reads 1,653,995
  • WpVote
    Votes 85,261
  • WpPart
    Parts 32
"Ben Karadenizliyim," dedi dudakları tehlikeli bir gülüşle kıvrılırken. "Biz sabahları ilk olarak hırçın dalgaları görmek isteriz." Gözleri gözlerimdeydi, sıcacık nefesi dudaklarıma çarpıyordu. "Ya evimizin manzarasında... Ya da kollarımızda uyanan kadının bakışlarında..." Dudakları ansızın boynuma değdiğinde, titreyen dizlerime söz geçiremeyip onun kaslı kollarına tutundum. Tırnaklarımı tenine batırdığımı fark edemiyordum. "Çok şey istiyorsun gibi geldi bana," dedim kendimi tutamadan. Güldü. Ona çok yakışan, nadiren görebildiğim bir gülüştü bu. "Karadeniz..." dediği anda, başparmağı nefesimi kesercesine dudaklarımı buldu. "Hırçındır. Asidir. Zapt edilemezdir, vahşidir. Derinlerinde ne olduğunu asla bilemezsin. Onun azgın sularında yüzmeye alışkın değilsen akıntısında kaybolur gidersin. Ve sen Hazel... Tıpkı Karadeniz gibisin." Bir KOR EVRENİ Romanı BU KİTAP YETİŞKİN OKURLAR İÇİNDİR! © Tüm hakları şahsıma aittir. İznim dahilinde olmaksızın alıntı yapılamaz. Bu başlık Arhavili adıyla, 2016'da açılmıştır. Bölümlerin yayınlanmaya başlama tarihi 22 Aralık 2023'tür. Wattpad'de ARHAVİLİ adıyla yayınlanan ilk ve tek hikâyedir. * Bu kitapta okuduğunuz bazı kişiler, kurumlar, olaylar ve kavramlar yalnızca hayal ürünüdür. Gerçekle en ufak bir ilgisi bile yoktur.