Okuyacaklarım
15 قصة
MEVA بقلم mavinintonuu7
mavinintonuu7
  • WpView
    مقروء 2,811,202
  • WpVote
    صوت 152,475
  • WpPart
    فصول 72
"Benim..." dedim gözlerim anlık dudaklarına kayarken. Etli dudaklarının üzerindeki su taneciklerini diliyle temizlediğinde gözlerim gözleriyle buluştu. "...korumam ol, Kara Yağız."
+18 أكثر
Okyanus'un Kül'ü بقلم Canss_lily
Canss_lily
  • WpView
    مقروء 512,598
  • WpVote
    صوت 30,604
  • WpPart
    فصول 54
Gerçek Ailem ve Asker Kurgusudur. . Ben Okyanus, büyük bir Yangın'dan çıkmayı başarmış ama Kül'e dönmüş bir İstihbarat Ajanı. Karanlık ve fırtınalı bir Okyanus, Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya... Okyanus, içine çektiği herşeyi hırçın dalgaları ile boğardı. Mahvolurdu ama kendini kaybetmezdi. Ben Okyanus'tum, öyleyse neden kendi kendimi boğuyordum? Okyanus'un, yıllar boyunca kendini korumak için zorlukla inşa ettiği duvarları onu yeni bulan gerçek ailesi yıkmayı başarabilecek miydi? Okyanus'ta boğulacak mıdır? Yangın'da Kül'e mi dönüşecektir? Yoksa komutanının orman gözlerinde kaybolacak mıdır? Nefret ettiği gökyüzünü tekrar sevmeye başladığında her şeyin üstesinden gelmeyi öğrenebilecek miydi? Peki ya, Kızıl ailesi? Aile sırları, Okyanus'un bilinmeyen geçmişi... Alabora Timi ve Kızıl Timi neden birlikte görev almaya başladı? Çözülmesi gereken askeri bir sır vardı ama herşey de küçük bir kızda saklıydı... Okyanus mu? Kül mü? Yoksa her ihtimalde de Okyanus'un Kül'ü müydü? "Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya, Şanlıurfa. Emret, komutanım!" "Yüzbaşı Deniz Akif Alabora, Şanlıurfa. Emret, komutanım!"
+20 أكثر
SESİNİ KAYBEDENLER  بقلم aprilgirl10_
aprilgirl10_
  • WpView
    مقروء 259,008
  • WpVote
    صوت 14,776
  • WpPart
    فصول 44
"Sesini Kaybedenler", susturulmuş kadınların, bastırılmış kimliklerin ve dayatılmış hayatların hikâyesi. Psikoloji öğrencisi Sâyra karaca, yıllar sonra gittiği ailesinin yanında, istemediği bir evliliğe sürüklenir. Ailesi, onu aşiretin genç lideri Arsem'le evlendirmeye kararlıdır. Ancak Sâyra, kaderini sessizce kabullenecek biri değildir. Bu, sesi elinden alınmaya çalışılan bir kadının, kendi sesini geri alma mücadelesidir. Ve bazen bir çığlık, bin yıllık suskunluğu bozmaya yeter.
+7 أكثر
ZEMHERİ بقلم senayyls
senayyls
  • WpView
    مقروء 708,910
  • WpVote
    صوت 27,718
  • WpPart
    فصول 35
"Söylesene Güllü?" dedi tekrarlayarak. "Gönlünde büyük adam olabilmeyi başarabildim mi?" "Beni, senden gizleyen herkesi karşına aldığın günden beri..." Kurumuş dudaklarımı ıslatmama fırsat bile vermeden dudaklarıma kapanıp cayır cayır yanmama sebep oldu. ... Mirza Devran Polat ve Gülfem Asel Karaca çocukluk arkadaşı, aynı zamanda zamanda karşılıklı dairelerde oturan aile dostlarıdır. Günlerden bir gün Mirzalar, babasının polis oluşundan dolayı Ankara'ya taşınmak durumunda kalırlar. Bu taşınmanın üzerinden yıllar geçer ve artık Gülfem ile Mirza büyümüşlerdir. Mirza, babası gibi polis olurken Gülfem Ankara'da yani, çocukluk arkadaşı olan Mirza'nın yaşadığı şehirde Hukuk Fakültesi kazanmıştır. Gülfem okulu için Ankara'ya gittiğinde aile büyüklerinin ısrarları üzerine, Mirza ve ailesi ile birlikte aynı evde yaşamaya başlar. Yıllar önce ayrılmak zorunda kalan Gülfem ve Mirza, yıllar sonra yolları kesiştiğinde tekrar bir arada olabilmeyi başarabilecekler miydi? 170623 . . .
+17 أكثر
Lafügüzaf  بقلم selinelizben
selinelizben
  • WpView
    مقروء 867,463
  • WpVote
    صوت 31,875
  • WpPart
    فصول 45
Aşk suçtu. Senin olmayan birisi için beslediğin duygular bir cellat gibi dikilirdi karşına. Sonra kollarına iki asker girerdi, o askerler başını bir kütüğün üstüne bastırırken boynuna inecek baltayı büyük bir sabırla beklerdi insan beklerdi ki, cellat alacak onun kellesini. Ama o balta inmeden önce, dururdu zaman. Sabır kanatırdı insanın her bir zerresini, bir işkenceden farksız akardı saniyeler, bir sudan sessiz, bir dalgadan daha hırçın. Aşk cellattı, ve o balta aşkın ellerinden inerdi insanın boynuna. Sevda cehennemdi, seni sevemeyen birinin aşkı ateşdi. Kendi kalbini yakan, kendi kanını akıtan bir kılıçtı. İnsan nasıl saplardı kendi sırtına bıçağı? İnsan ancak aşık olsa ihanet ederdi kendisine. Aşk ihanetdi, aşk en büyük oyun ve insanın kendine yaptığı ihanetdi. O Yavuz Payidar'dı, kendine en büyük ihaneti yapmış sırtına bir bıçak saplamış, boynunu bir cellatın önüne uzatmıştı. O Payidar'dı, sevdalanmıştı. Ve sevda, onun ihanetiydi. (Kitapta smut içerik yoktur. Yetişkin içerikli olması küfürlü sahneler ve küçük yakınlaşmalar içerdiği içindir.)
+10 أكثر
UMUT YILDIZI بقلم ilahipetekya
ilahipetekya
  • WpView
    مقروء 810,304
  • WpVote
    صوت 45,282
  • WpPart
    فصول 35
"Ama buna dilek balonu demiyorum ben." Ayaz anlam veremeyerek kaşlarını çattı yine ve yine. "Nasıl yani? Ne diyorsun?" Omuz silktim gülümsemeye devam ederken. "Umut yıldızı diyorum." O sormadan açıkladım. "Çünkü dilekler gelip geçici. Ama umut öyle mi? O hep var." Balonu açtığımda o da ateşini yaktı, bir yandan meraklı gözlerle beni dinliyordu. "Balon da demek istemiyorum çünkü bir zaman sonra kaybolup gidecek. Belki de bir ağaç dalına takılacak. Bunu düşünmek istemiyorum." Gökyüzüne baktım. "Yıldızlar da tıpkı umutlar gibi kalıcı." Dudaklarım büküldü. "Evet çok uzakta, dokunamıyorsun belki ama orada olduğunu biliyorsun. Görüyorsun." Ona baktım bu sefer. "Ve bu buna yetiyor çünkü gündüz görünmese de orada olduğundan eminim. Gece geleceğinden eminim." Sırıttım ve onu gösterdim başımla. "Senin gibi."
Yaşarken Ölmek Gerekir بقلم kayipbirsahis
kayipbirsahis
  • WpView
    مقروء 257,980
  • WpVote
    صوت 15,375
  • WpPart
    فصول 58
"Beni kendi inşa ettiğim o korkunç okullardan alıyor, uyuz Sokrates gibi sorular sorup konuşturuyor, sistemimdeki tüm karanlığı kendi kendime anlamamı sağlıyorsun." Gülümseyerek yanağını hafifçe okşarken gözlerim yanıyordu. "O itaatkâr karanlığın yanında senin ışıklarının kâfirlik olduğunu söylediğimde bana enfes resimler gösteriyor, aklımı alıyor; bir sahneye çıkartıyor ve kalbimi veriyorsun." Normalde kabul etmeyeceğim kadar yoğun duygular çenemin hafifçe titremesine sebep olurken onun dudakları hafifçe aralanmış, gözleri tamamen bana teslim olmuş bir vaziyette yüzümü izliyordu. "Omuzlarımda olduğunu bile unuttuğum o korkunç yükü çekip alıyorsun..." İç çekerek saçlarını bir kez daha okşadım. "Ama sistemim o karanlığa o kadar alışık ki yalnızca ışık değil, savaşma arzusu da getiriyorsun. Karşıtlıklar... Ortaya çıkarıyorsun. İçimde cadıları yakıyorlar, fikirleri suçluyorlar, çiçekleri izinsiz açtılar diye susuz bırakıyorlar... Yine de başımı döndürüyorsun, beni aydınlatıyorsun, elimden tutuyorsun ve aslında benim bahara ihtiyacım olmadığını, tek başıma baharı getirebileceğimi söylüyorsun. Sen geldiğinde gülümsemek istiyorum." Kısa bir an göz göze kaldık, yutkundum. "Anlıyorsun değil mi?" derken bir sarhoştan ziyade çaresiz bir divane gibiydim. Cevap olarak hafifçe yutkundu, elleri belime yerleşti. Sanki bu bir fitilmiş gibi ona doğru daha da yaklaştım, burnum yanağında bir çizgi çizerek sürtünürken derin bir iç çektim. Nefesi durdu. Sonra ellerimi yüzünden çekerek birini omzuna, öbürünü göğsüne yerleştirdim ve gözlerim yüzündeki en sevdiğim noktaya indi. Ne olduğunu bile anlayamadı, dudaklarım sus çizgisine yaslandı. "Benim rönesansım." Mart 2020 GENÇ YETİŞKİN
+13 أكثر
NİLDA بقلم __Zemheri_
__Zemheri_
  • WpView
    مقروء 32,868
  • WpVote
    صوت 1,409
  • WpPart
    فصول 40
"Çekil önümden." Eseriyle gurur duymalıydı. Zira bu yaşıma kadar böylesine yoğun hissetmediğim bir öfkeyle sınanıyordum. Gözümün önünü bürüyen kan mı karanlık mı bilmiyordum. "Asla! Böyle gitmene izin vermem." Dimdik duruyordu karşımda. Sanki sıradan bir sohbetin içindeydik. "Şakam yok, Ferman. Sana defalarca söyledim, yapabileceklerimi sınama!" Ona doğrulttuğum silahtan korkmuyordu. Ama korkması gerekiyordu. Yüzümde mimik oynamadan silahın sürgüsünü hızla çekip mermiyi atışa hazır hale getirdim. "Beni vuracak mısın? Eğer vuracaksan öldüğümden emin ol yoksa seni asla bırakmam." Gözlerinde ufak bir endişe bile belirmezken bir de bana meydan okuyordu. "Umarım ölmezsin." Silahı milim oynatmadan bütün hislerime rağmen ustalıkla tuttuyordum. Duygularımı gizleyerek bütün soğukkanlılığımla baktım gözlerine. "Gidişimi izlemen sana daha iyi bir ceza olacak. Kendi ellerinle yıktığın oyunda sen de kazanamazsın." "Seni kazanamıyorsam kazanmak da kaybetmek de umrumda değil." Oynadığı bütün bu oyundan sonra bir de beni kazanmayı mı bekliyordu? Belki bu kadar öfkeli olmasam buna gülebilirdim. "Seni son kez uyarıyorum, çekil önümden. Ben senin bildiğin o kadın değilim." Kendim bile kendimi tanıyamıyordum artık. "Namlunun hedefi ölümcül değil!" Gözleri gözlerimden milim oynamıyordu. Niyeti beni daha fazla kışkırtmak mıydı? "Böyle için soğuyacaksa vur, Nilda. Ama seni asla bırakmayacağım." Saniyeler içinde parmağım tetiğe baskı uyguladı. Bir silah patladı, atlar ürktü, kediler kaçacak yer aradı ve Ferman Arnasın kanı Mardin topraklarına aktı. "Sana söylemiştim Ferman Arnas! Bir gün Mardin topraklarına senin de kanın akacak demiştim." ° Benim kalemimden bir berdel yazılsa nasıl olurdu acaba, diye düşünürken bir baktım sahneler çoktan yerini almış, kelimeler art arda dizilmiş, bana bir yazmak kalmış... 07/09/2024 📖
BALLICA MAHALLESİ بقلم sudedgbkn
sudedgbkn
  • WpView
    مقروء 2,113,850
  • WpVote
    صوت 114,632
  • WpPart
    فصول 52
Alisa, babasıyla ettiği büyük bir kavgadan sonra bir inat uğruna şatafat dolu hayatını bir kenara bırakarak bilmediği bir mahallede ev tutar. Fakat mahalleye ayak bastığı ilk andan itibaren ne mahalleyle ne de mahallenin abisiyle yıldızları uyuşur. |Mahalle kurgusudur| 120625
Aşkın Şefkati  بقلم avinmirza12
avinmirza12
  • WpView
    مقروء 620,470
  • WpVote
    صوت 27,657
  • WpPart
    فصول 57
Azîz Ağa: "Varsın hiç çocuğumuz olmasın, Kırlangıç. Biz, anne-baba hasretiyle kavrulan çocuklara yuva oluruz." Ayşe: "Anneler hep can yakar, Azîz... Ya ben de annem gibi olursam? Ya onların canını yakarsam... Çok korkuyorum. Yüreğim... onun gibi bir anne olmaktan korkuyor. Eğer bir gün çocuğumun canını yakarsam... Babamın yapamadığını yapar mısın? Çocuğumu benden korur musun? Olur musun onun kalkanı?"
+22 أكثر