Okuyacaklarım
19 stories
ZEMHERİ by senayyls
senayyls
  • WpView
    Reads 599,984
  • WpVote
    Votes 23,688
  • WpPart
    Parts 32
"Söylesene Güllü?" dedi tekrarlayarak. "Gönlünde büyük adam olabilmeyi başarabildim mi?" "Beni, senden gizleyen herkesi karşına aldığın günden beri..." Kurumuş dudaklarımı ıslatmama fırsat bile vermeden dudaklarıma kapanıp cayır cayır yanmama sebep oldu. ... Mirza Devran Polat ve Gülfem Asel Karaca çocukluk arkadaşı, aynı zamanda zamanda karşılıklı dairelerde oturan aile dostlarıdır. Günlerden bir gün Mirzalar, babasının polis oluşundan dolayı Ankara'ya taşınmak durumunda kalırlar. Bu taşınmanın üzerinden yıllar geçer ve artık Gülfem ile Mirza büyümüşlerdir. Mirza, babası gibi polis olurken Gülfem Ankara'da yani, çocukluk arkadaşı olan Mirza'nın yaşadığı şehirde Hukuk Fakültesi kazanmıştır. Gülfem okulu için Ankara'ya gittiğinde aile büyüklerinin ısrarları üzerine, Mirza ve ailesi ile birlikte aynı evde yaşamaya başlar. Yıllar önce ayrılmak zorunda kalan Gülfem ve Mirza, yıllar sonra yolları kesiştiğinde tekrar bir arada olabilmeyi başarabilecekler miydi? 170623 . . .
Lafügüzaf  by selinelizben
selinelizben
  • WpView
    Reads 724,831
  • WpVote
    Votes 27,098
  • WpPart
    Parts 41
Aşk suçtu. Senin olmayan birisi için beslediğin duygular bir cellat gibi dikilirdi karşına. Sonra kollarına iki asker girerdi, o askerler başını bir kütüğün üstüne bastırırken boynuna inecek baltayı büyük bir sabırla beklerdi insan beklerdi ki, cellat alacak onun kellesini. Ama o balta inmeden önce, dururdu zaman. Sabır kanatırdı insanın her bir zerresini, bir işkenceden farksız akardı saniyeler, bir sudan sessiz, bir dalgadan daha hırçın. Aşk cellattı, ve o balta aşkın ellerinden inerdi insanın boynuna. Sevda cehennemdi, seni sevemeyen birinin aşkı ateşdi. Kendi kalbini yakan, kendi kanını akıtan bir kılıçtı. İnsan nasıl saplardı kendi sırtına bıçağı? İnsan ancak aşık olsa ihanet ederdi kendisine. Aşk ihanetdi, aşk en büyük oyun ve insanın kendine yaptığı ihanetdi. O Yavuz Payidar'dı, kendine en büyük ihaneti yapmış sırtına bir bıçak saplamış, boynunu bir cellatın önüne uzatmıştı. O Payidar'dı, sevdalanmıştı. Ve sevda, onun ihanetiydi. (Kitapta smut içerik yoktur. Yetişkin içerikli olması küfürlü sahneler ve küçük yakınlaşmalar içerdiği içindir.)
UMUT YILDIZI by ilahipetekya
ilahipetekya
  • WpView
    Reads 728,005
  • WpVote
    Votes 40,544
  • WpPart
    Parts 33
"Ama buna dilek balonu demiyorum ben." Ayaz anlam veremeyerek kaşlarını çattı yine ve yine. "Nasıl yani? Ne diyorsun?" Omuz silktim gülümsemeye devam ederken. "Umut yıldızı diyorum." O sormadan açıkladım. "Çünkü dilekler gelip geçici. Ama umut öyle mi? O hep var." Balonu açtığımda o da ateşini yaktı, bir yandan meraklı gözlerle beni dinliyordu. "Balon da demek istemiyorum çünkü bir zaman sonra kaybolup gidecek. Belki de bir ağaç dalına takılacak. Bunu düşünmek istemiyorum." Gökyüzüne baktım. "Yıldızlar da tıpkı umutlar gibi kalıcı." Dudaklarım büküldü. "Evet çok uzakta, dokunamıyorsun belki ama orada olduğunu biliyorsun. Görüyorsun." Ona baktım bu sefer. "Ve bu buna yetiyor çünkü gündüz görünmese de orada olduğundan eminim. Gece geleceğinden eminim." Sırıttım ve onu gösterdim başımla. "Senin gibi."
Yaşarken Ölmek Gerekir by kayipbirsahis
kayipbirsahis
  • WpView
    Reads 196,855
  • WpVote
    Votes 13,598
  • WpPart
    Parts 55
"Beni kendi inşa ettiğim o korkunç okullardan alıyor, uyuz Sokrates gibi sorular sorup konuşturuyor, sistemimdeki tüm karanlığı kendi kendime anlamamı sağlıyorsun." Gülümseyerek yanağını hafifçe okşarken gözlerim yanıyordu. "O itaatkâr karanlığın yanında senin ışıklarının kâfirlik olduğunu söylediğimde bana enfes resimler gösteriyor, aklımı alıyor; bir sahneye çıkartıyor ve kalbimi veriyorsun." Normalde kabul etmeyeceğim kadar yoğun duygular çenemin hafifçe titremesine sebep olurken onun dudakları hafifçe aralanmış, gözleri tamamen bana teslim olmuş bir vaziyette yüzümü izliyordu. "Omuzlarımda olduğunu bile unuttuğum o korkunç yükü çekip alıyorsun..." İç çekerek saçlarını bir kez daha okşadım. "Ama sistemim o karanlığa o kadar alışık ki yalnızca ışık değil, savaşma arzusu da getiriyorsun. Karşıtlıklar... Ortaya çıkarıyorsun. İçimde cadıları yakıyorlar, fikirleri suçluyorlar, çiçekleri izinsiz açtılar diye susuz bırakıyorlar... Yine de başımı döndürüyorsun, beni aydınlatıyorsun, elimden tutuyorsun ve aslında benim bahara ihtiyacım olmadığını, tek başıma baharı getirebileceğimi söylüyorsun. Sen geldiğinde gülümsemek istiyorum." Kısa bir an göz göze kaldık, yutkundum. "Anlıyorsun değil mi?" derken bir sarhoştan ziyade çaresiz bir divane gibiydim. Cevap olarak hafifçe yutkundu, elleri belime yerleşti. Sanki bu bir fitilmiş gibi ona doğru daha da yaklaştım, burnum yanağında bir çizgi çizerek sürtünürken derin bir iç çektim. Nefesi durdu. Sonra ellerimi yüzünden çekerek birini omzuna, öbürünü göğsüne yerleştirdim ve gözlerim yüzündeki en sevdiğim noktaya indi. Ne olduğunu bile anlayamadı, dudaklarım sus çizgisine yaslandı. "Benim rönesansım."
NİLDA (BİR BERDEL HİKÂYESİ) by __Zemheri_
__Zemheri_
  • WpView
    Reads 22,032
  • WpVote
    Votes 943
  • WpPart
    Parts 39
"Çekil önümden." Eseriyle gurur duymalıydı. Zira bu yaşıma kadar böylesine yoğun hissetmediğim bir öfkeyle sınanıyordum. Gözümün önünü bürüyen kan mı karanlık mı bilmiyordum. "Asla! Böyle gitmene izin vermem." Dimdik duruyordu karşımda. Sanki sıradan bir sohbetin içindeydik. "Şakam yok, Ferman. Sana defalarca söyledim, yapabileceklerimi sınama!" Ona doğrulttuğum silahtan korkmuyordu. Ama korkması gerekiyordu. Yüzümde mimik oynamadan silahın sürgüsünü hızla çekip mermiyi atışa hazır hale getirdim. "Beni vuracak mısın? Eğer vuracaksan öldüğümden emin ol yoksa seni asla bırakmam." Gözlerinde ufak bir endişe bile belirmezken bir de bana meydan okuyordu. "Umarım ölmezsin." Silahı milim oynatmadan bütün hislerime rağmen ustalıkla tuttuyordum. Duygularımı gizleyerek bütün soğukkanlılığımla baktım gözlerine. "Gidişimi izlemen sana daha iyi bir ceza olacak. Kendi ellerinle yıktığın oyunda sen de kazanamazsın." "Seni kazanamıyorsam kazanmak da kaybetmek de umrumda değil." Oynadığı bütün bu oyundan sonra bir de beni kazanmayı mı bekliyordu? Belki bu kadar öfkeli olmasam buna gülebilirdim. "Seni son kez uyarıyorum, çekil önümden. Ben senin bildiğin o kadın değilim." Kendim bile kendimi tanıyamıyordum artık. "Namlunun hedefi ölümcül değil!" Gözleri gözlerimden milim oynamıyordu. Niyeti beni daha fazla kışkırtmak mıydı? "Böyle için soğuyacaksa vur, Nilda. Ama seni asla bırakmayacağım." Saniyeler içinde parmağım tetiğe baskı uyguladı. Bir silah patladı, atlar ürktü, kediler kaçacak yer aradı ve Ferman Arnasın kanı Mardin topraklarına aktı. "Sana söylemiştim Ferman Arnas! Bir gün Mardin topraklarına senin de kanın akacak demiştim." ° Benim kalemimden bir berdel yazılsa nasıl olurdu acaba, diye düşünürken bir baktım sahneler çoktan yerini almış, kelimeler art arda dizilmiş, bana bir yazmak kalmış... 07/09/2024 📖
BALLICA MAHALLESİ by sudedgbkn
sudedgbkn
  • WpView
    Reads 1,768,197
  • WpVote
    Votes 100,043
  • WpPart
    Parts 50
Alisa, babasıyla ettiği büyük bir kavgadan sonra bir inat uğruna şatafat dolu hayatını bir kenara bırakarak bilmediği bir mahallede ev tutar. Fakat mahalleye ayak bastığı ilk andan itibaren ne mahalleyle ne de mahallenin abisiyle yıldızları uyuşur. |Mahalle kurgusudur| 120625
Gönlünü Gün Edeni Sevmez Sevda by loyaluscinia
loyaluscinia
  • WpView
    Reads 201,152
  • WpVote
    Votes 14,056
  • WpPart
    Parts 25
Ayşeker, küçük mahallesindeki ev yemekleri lokantasında çalışırken hemen karşısındaki sahafa çırak olarak giren Mahir ile hayatının tüm dengesi sarsılır. Yumuşacık bir sevda kalplerini kuşatmışken beklenmedik ayrılıklar ikisini de farklı yerlere sürükler. Yıllar sonraki karşılaşmaları ise o kadar da beklenmedik değildir. En azından Mahir, bu sefer kolay pes etmeyecektir. Bir savcı olarak Ayşeker'in çalıştığı restoranı "bastığında" hikâyeleri kaldığı yerden devam edecektir. 🌙 Sıcacık, yumuşacık, bıcır bıcır, çerezlik bir yaz kurgusudur efendim. 🍬
Rayiha | Köy - Anlaşmalı Evlilik (Tamamlandı) by mavverra
mavverra
  • WpView
    Reads 2,398,848
  • WpVote
    Votes 147,106
  • WpPart
    Parts 56
Nehirde yıkanırken kendisini izlediğinden habersiz olduğu adam onu boğulmaktan kurtarır. Fakat suni teneffüs yaptığını gören köylüler onları sevişiyor sanınca olaylar bir namus davasına dönecek şekilde karışır. ❝Bataklığın neredeyse son bulduğu bu noktada karşısına çıkan manzara onu şaşkına çevirmişti. Bu kadar tenha ve tehlikeli sayılabilecek bir yerde bir insan neden yıkanmayı seçerdi? Aklına ilk olarak suyun serinliğinin cazibesi ya da bataklığın hemen ötesindeki doğal kaynaktan gelen berrak su ihtimali gelse de mahremiyet ihtiyacı düşüncelerine hiç uğramadı. Genç kadın önce ıslaklığı sebebiyle üzerinde yalnızca ince bir tabaka gibi duran kombinezonunu ağır hareketlerle çıkarıp bir kayanın üzerine bıraktı. Ardından sütyeninin kancalarını çözüp omuzlarından kaydırdı ve onu da aynı yere bıraktı. O an suyun yansımalarıyla parlayan bembeyaz, dolgun göğüsleri gözlerinin önünde bütün çıplaklığıyla belirmişti. Bakışları istemsizce o dik ve kusursuz yuvarlaklığa kaymış, ardından ucundaki canlı pembe tomurcukları seçmişti. Bu görüntünün şimdiye dek gördüğü en baştan çıkarıcı şey olduğunu düşündü bir an.❞ ▪︎Rayiha : Hoş koku ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsellik ve küfür barındırmaktadır. Rahatsız olacaklar, duyar kasacaklar uğramasa çok iyi olur. Tamamen eğlenmek amaçlıdır. Kadına şiddet ve tecavüz yoktur.
Aşkın Şefkati  by avinmirza12
avinmirza12
  • WpView
    Reads 582,000
  • WpVote
    Votes 26,342
  • WpPart
    Parts 54
Azîz Ağa: "Varsın hiç çocuğumuz olmasın, Kırlangıç. Biz, anne-baba hasretiyle kavrulan çocuklara yuva oluruz." Ayşe: "Anneler hep can yakar, Azîz... Ya ben de annem gibi olursam? Ya onların canını yakarsam... Çok korkuyorum. Yüreğim... onun gibi bir anne olmaktan korkuyor. Eğer bir gün çocuğumun canını yakarsam... Babamın yapamadığını yapar mısın? Çocuğumu benden korur musun? Olur musun onun kalkanı?"
SAUDADE by Rulisinzruli_
Rulisinzruli_
  • WpView
    Reads 1,200,726
  • WpVote
    Votes 67,587
  • WpPart
    Parts 42
Karakaya ailesi, sabaha karşı çalan telefonla oğullarının görevde yaralandığını öğrenir ve apar topar hastaneye koşar. Ancak bilmedikleri bir gerçek vardır ki, o da oğullarını hayatta tutan kişinin görev sırasında ona siper olan en yakın arkadaşı Sungur olduğudur. Sungur ağır yaralanırken, Alp ve Karakaya ailesi ilk kez soğuk hastane koridorunda bir araya gelir. Çığlıkların hastaneyi inlettiği esnada, sedyenin üzerinden düşen Sungur'un kanlı künyesi, Karakaya ailesinin en büyük kızı Efsan Mira'nın gözüne çarpar. Genç kadın, her şeyden bihaber künyeyi kaldırır ve saklar. Yıllar sonra, geçmişle geleceği birbirine bağlayan o küçük metal parçası Efsan Mira'nın hayatını baştan sona değiştirecektir. Abisinin hayatını kurtaran Sungur'a duyduğu minnetin yavaşça aşka dönüştüğünü fark ettiğinde ise artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bir künyenin taşıdığı geçmiş. Bir fedakarlığın gölgesinde büyüyen minnet. Ve o minnetten doğan bir aşk. ^^^^ Yayın tarihi: 12.05.2024