efsunlafolsun adlı kullanıcının Okuma Listesi
18 stories
Siyah ve Mavi (Tamamlandı) by JinxQuinzell
JinxQuinzell
  • WpView
    Reads 674,380
  • WpVote
    Votes 51,675
  • WpPart
    Parts 61
Ölümsüzlük uğruna öldüren bir katilin yeni avına karşı bir şeyler hissetmeye başlaması onu istediğini elde etmekten alıkoyabilir mi? Bir avuç güvendiği insandan başka kimsesi olmayan Rose, aslında kim olduğunu bile bilmediğini öğreniyor ve ölmekle ölü olarak yaşamak arasında bir seçim yapmak zorunda kalıyor. Benimsediği basit hayatı ve sevdikleri ellerinden kayarken çıkmaz bir yola girmekten başka bir şansı yok. Lütfen spoiler vermeyin.
IŞIKTAN by Polunocnaya
Polunocnaya
  • WpView
    Reads 1,499,843
  • WpVote
    Votes 102,022
  • WpPart
    Parts 66
TAMAMLANMIŞ HİKAYE Bu bir dik duruş hikayesi olmalı. Bir kadın ve bir erkeğin diğerinden bağımsız varoluşlarının hikayesi. Ama ya bir de çocuk varsa... İki noktayı bir üçgen haline getiren üçüncü nokta... Bir aile, bir aşk üçgeni... Ya da hiçbiri, sonsuz bir nefret düzlemi... Taner, ailesini hayal kırıklığına uğratmış bir adam. Belki de tam tersi, ailesi onu hayal kırıklığına uğratmış... Terkeden ve dönen... Ölen ve ölümden geri gelen... Işık, 'dibe ne kadar sert vurursan o kadar hızlı çıkarsın' dedirten kadın. Asalet, zerafet, güzellik... Bunların hiçbiri özgüven ve özsaygı kadar önemli değildir. Işık kendine güvenen, kendine saygısı olan kadın. Ölen ve küllerinden yeniden doğan... Tahir Ozan, annesinin tek kıymetlisi, bir küçük melek. Masum, günahsız.. Bir babaya ihtiyacı var mı? Yoksa babasının mı ona ihtiyacı var? Bir kaçak, bir anka kuşu, bir melek... Tahtanın üstünde bir at, bir kale ve şah... Oyun başlasın!!!
Vurgun by Sombre00
Sombre00
  • WpView
    Reads 6,001,915
  • WpVote
    Votes 215,180
  • WpPart
    Parts 73
Sevdaya tutulmuş iki yüreğin hikayesi.
Yeni Bir Hayat by ozlemalper
ozlemalper
  • WpView
    Reads 2,056,000
  • WpVote
    Votes 134,396
  • WpPart
    Parts 67
Ardındaki demir kapının çıkardığı tok sesle yerinden sıçradı.Şaşkınlıkla etrafına baktı ve her şeyin ne kadar farklı olduğunu düşündü.Derin bir nefes alarak ne yapacağına karar vermeye çalıştı. Aslında günlerdir bunu düşünüyor ama bir yanıt bulamıyordu. Kafasını kaldırıp uçsuz bucaksız görünen gökyüzüne baktı. Hatırladığından daha mavi görünüyordu. Hayatta sahip olduğu her şeyin içinde olduğu küçücük bavulunu sıkıca tutarak yürümeye başladı. Ayakları nereye gideceğini biliyor gibi kendiliğinden ilerliyordu.Zaman kavramı O'nun için oldukça uzun bir süre önce önemini yitirmişti.Bu yüzden ne kadar yürüdüğünü fark etmedi. Çok özlediği o kokuyu hissedince aniden durdu ve derin nefes alarak içine çekti.Yıllardır birkaç metre karelik bir alanda volta atmaya alışmış bacakları bu uzun yürüyüşe isyan ediyordu ama genç kız bunu anlayacak halde değildi.Eskisinden hızlı adımlarla ilerledi ve masmavi denizi görene kadar durmadı. "İşte" dedi denizi görünce "İşte özgürlük bu" Kalabalık trafiğe dikkat ederek karşıya geçti ve boş bulduğu ilk banka bıraktı vücudunu. Yanaklarından akan yaşların farkında bile değildi. Elinden kayıp giden yılları için ağladı uzun bir süre. Kendine gelip ağlamasını durdurduğunda ne kadar zor bir durumda olduğunu düşündü.Ne ne yapacağını biliyordu ne de nereye gideceğini. İstanbul'a ilk geldiğinde ki hali aklına gelince acı ile kıvrıldı dudakları.Öğrencilik yıllarını geçirmek için ne kadar doğru bir tercih yaptığını düşünmüş aşık olmuştu bu şehre. Oysa bu şehir O'nun için "Sekiz Yıl On ay Altı gün" lük bir hapishane olmaktan öteye gidememişti.
ÜZÜMLÜ KEK (RAFLARDA) by BetlEldoan
BetlEldoan
  • WpView
    Reads 934,117
  • WpVote
    Votes 10,809
  • WpPart
    Parts 11
Önümde duran kocaman dilim üzümlü kekten bir dilim ısırık alırken istemsizce ağlıyordum. Altı yıldır yaşadığımız evimizin mutfağında ağlarken yalnızdım. Tezgahımın üzerinde hep tatlı kokulu kurabiyeler ve hep severek pişirdiğim üzümlü kekim vardı ve bir de asla kullanmayı sevemediğim telefonumun ekranı açık şekilde duruyordu. Kullanmayı gerçekten iyi beceremiyor olmalıydım ki 10 yıllık sevgilim 6 yıllık kocam ve ikizlerimin babası adamın beni aldattığını tam altı ay sonra fark etmiştim. *** "Ben iğrenç bir adamım! Allah da benim bela mı versin! Oldu mu? Bir kere dinleseydin, benden duysaydın bunların hiç biri olmayacaktı, sana söyledim Alev'le hiç ilişkimiz olmadı sadece yemek yedik birkaç kez ve-" Güldüm sadece. Hala anlamamıştı, ne acı. Ona güldüğümü fark ettiğinde kolumu çekti. "Siz erkekler neyi anlamıyorsunuz biliyor musun Emre? Aldatmak sadece cinsel ilişkiyle olmaz, sen benden habersiz 20 yaşında bir kızla duygusal olarak bir ilişkideydi. O kıza güzel mesajlar attın, benden sakındığı o boş zamanlarını onunla geçirdin, mutlu pozlarını onun sosyal medyasına yüklemesine izin verdin! Şimdi söyle, aldatmak sadece cinsel ilişki midir? Sen hiç psikolojik şiddet gördün mü benden? Ben sana bu saygısızlığı yaptım mı?" Cevap vermedi, veremezdi. Kuzguni bakışlarını benden çekip biraz geriledi.
HAMRA  by sessizhayals
sessizhayals
  • WpView
    Reads 4,210,908
  • WpVote
    Votes 25,156
  • WpPart
    Parts 6
1950 - 1960 yılları arasında geçen bir aşk hikayesi. Kızıl saçları ile göçmen bir hemşire, Hamra. Eski bir asker olan mert ve kaba bir adam Alparslan Kürşat. Bir av. Bir sevda. ❤️ "Avda yaraladığım ceylanı istiyorum. Her gecem de her gündüzüm de, yatağımda, yastığımda, mutfağımda, salonumda, her zerremde istiyorum." "Kürşat-" Eliyle dudağıma baskı yaparak susturdu beni. "Sıra benim hatun dinle." Başımı yavaşça salladım. Bakışlarını dudaklarıma düşürerek fısıldadı boğuk sesiyle. "Ben bilmiyorum bir kadınla ilişkiyi. Senden öncesi yok bende. Kimseye bakmadı bu gözlerim, kimseyi görmedi. Ta ki sana kadar. Sen aklımı başımdan alan kızıllarınla girdin hayatıma." Elini yanağıma koyarak okşadı. "Bu çillerin akıl bırakmadı bende. Minik bedeninle düşler kurdum. Kollarımın arasında olduğun, beni sevdiğin!" Sustu. Diğer elini de yanağıma koyarak yüzümü kavradı sert elleriyle. Alnını alnıma yasladı. "Seni istiyorum, evet artık biliyorum ne istediğimi. Benim ol istiyorum, sadece benim." Dilim tutulmuş bir şekilde dinliyordum dediklerini. "Kokunu soluyunca kalbim vuruyor, deliyor göğsümü. Sevmek nedir bilmem, sana öyle süslü laflar diyemem ama şunu bil hatunum!" "Sen benim sevdam olacaksın." ❤️ 27.12.20 Tüm hakları saklıdır! Yazım ve noktalama yanlışı olabilir. Düzenlenmemiştir.
Mavi Kelebek  by SiyahinRuhHali
SiyahinRuhHali
  • WpView
    Reads 1,878,457
  • WpVote
    Votes 79,065
  • WpPart
    Parts 35
🦋 O, kanatlarında ölümü taşıyan mavi bir kelebekti. Hüznün mavisi, ölümün uykusuyla birleşti. Kadın ve adamın dudakları son bir kez titredi. ◆◆◆ Masal geçmişindeki boşluğu, kötü anılarını etrafındaki insanlar ve geleceği ile doldurmak isteyen genç bir kızdır. Ve bir gün kader onun için yine en kötü sonu hazırlar. Babası aniden ortalıktan kaybolmuştur. Dahası peşine kim olduklarını, ne istediklerini bilmediği karanlık adamlar takılmış ve kaçmak zorunda kalmıştır. Yıllardır babasının birikim yaptığını düşündüğü banka kasasına gider ve orada büyük bir sürpriz ile karşılaşır. Kasada para değil, sadece bir isim ve adresin yazılı olduğu bir kağıt parçası bulur. Masal acımasızca öne sürülen bir piyon olduğunu bilmeden o adrese gider ve kaderin çarkları yine tersine dönmeye başlar. Orada onun pusuya yatmış olan hastalığı yeniden gün yüzüne çıkar. "Kelebekler sadece üç gün yaşar ama..." "O zaman bizde kelebeklerin ölümsüz olduğu bir yere gideriz" "Mesela nereye?" "Cennete..."
Kırmızı Haziran by iremmipelin
iremmipelin
  • WpView
    Reads 1,544,931
  • WpVote
    Votes 117,952
  • WpPart
    Parts 78
Pars, Atlas'ın önce ilk aşkı, sonra oyun arkadaşı oldu. Oynadıkları oyunun ipleri ayaklarına dolandı. Biri kaldı diğeri kaçtı. Çok zaman sonra kapı yeniden çaldı, postacı kapıya bir kaset bıraktı. Kasette Atlas'ın abisinin, Aras'ın katilinin sesi vardı. Atlas duyduğu sesin, Pars'ın peşine düştü. 🩸 "Pars..." dedim. "Seni öldüreceğim." "Lütfen..." dedi, gözlerini gözlerimden çekmeden. "Atlas, lütfen öldür beni."
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,252,141
  • WpVote
    Votes 724,394
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.