berginp3787 adlı kullanıcının Okuma Listesi
36 stories
KÜLDEN ADAM by iremtopan
iremtopan
  • WpView
    Reads 62,990
  • WpVote
    Votes 4,253
  • WpPart
    Parts 18
Sezen Aslanoğlu'nun zarif boynu canından çok sevdiği abisi ailesinin saadeti için husumetli ailenin oğluyla evlenmesi gerektiğini söylediğinde ilk kez eğilmişti. Ailesi için üzerine düşen sorumluluğu kabullenmişti ta ki evlenmek zorunda olduğu adamın onu mahveden eski sevgilisi olduğunu öğrenene kadar. Ne yapacağına dair hiçbir fikri olmasa da ne yapmayacağını adı kadar iyi biliyordu. O adamla evlenmeyecekti. Sezen bu evlilikten kendi iradesiyle kurtulamayacağını ve tek çıkar yolunun kendi kontrolü altında yapacağı bir anlaşmalı evlilik olduğunu fark ettiğinde, kartlar yeniden dağıtıldı. Aradığını buldu. Abilerinden borç alıp sırra kadem basan ve aylarca bulunamayan adamı. Kenan'ı. 🖇️ "İndir o silahı abi." Abim beni dinlemeden Kenan'a kilitlenmişken sesimi yükselttim. "Abi indir dedim!" Metin abim kaşlarını çatıp öfkeyle konuştu. "Sana ne oluyor Sezen, geç içeri." Aldırmadım, ona bakmadım bile. "O silahı beline sok ve namluyu indir Oktay, sevgilimi öldürmeyeceksin." "Ne?!" "Ne?!" Omuzlarımı silktim. "Sizi ben tanıştırmak istiyordum fakat siz elinizi çabuk tutmuşsunuz." Abilerimin bakışları üzerime dönmüşken gelen o şaşkın "Ne?!" sesiyle birlikte sinirle gözlerimi yumdum ve üçümüz de ona baktık. O ise bana bakıyordu. Tebessüm ettim. "Sorun değil aşkım," Dedim ölmemesi için beni anlayıp ayak uydurmasını umarak. Hayatlarımızı kurtarmaya çalışıyordum fakat yardımcı olmuyordu. "Bugünün geleceğini biliyorduk artık numara yapmana gerek yok. Buraya kadarmış." Abilerimin şaşkın bakışları karşısında gerçekten zevkle sırıttım, bu kez şaşırtma sırası bendeydi. Son kozumu oynuyordum ve bu kez, elim her zamankinden güçlüydü. Kenan'ı bulmuştum. "Şimdi sevgilimi mezarından çıkarın. Konuşmamız gereken şeyler var."
TANYELİ MAHALLESİ  by _ozgennur_
_ozgennur_
  • WpView
    Reads 136,112
  • WpVote
    Votes 6,777
  • WpPart
    Parts 26
Hava kararıyor, yağmur çiseliyordu. Esin, içindeki heyecanın, mutluluğun nişanlısının evine adımını atarak söneceğini hiç bilmiyordu. Ancak beklenen oldu. Esin o eve girdi, dünyası başına yıkıldı. Çok yağmurlar yağdı, çok havalar karardı ancak hiç kimse, hiçbir şey o acının üzerini kapatamadı. Biri hariç, Altay Mahir Karakaş. Gelişiyle tüm dengeler bozuldu, oyun sıfırdan kuruldu. ⛓️ Not: Yetişkin okurlar içindir.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,270,140
  • WpVote
    Votes 725,070
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 2,703,184
  • WpVote
    Votes 165,737
  • WpPart
    Parts 37
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
Balca by pembikhayallerr
pembikhayallerr
  • WpView
    Reads 7,012,417
  • WpVote
    Votes 322,929
  • WpPart
    Parts 56
Öz ailesi sandığı için bütün acıları kabullenen bir kız çocuğu. "Ailemi bulmadan önce etrafa güçlü taklidi yapardım. Onlar hayatıma girdikten sonra birlikte iyileştik ve gerçekten güçlendim." Kalabalığı hiç sevmeyen Balca 4 abi ve 2 kardeşle neler yaşayacak?
KONUK SEVMEZ DENİZ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 3,920,823
  • WpVote
    Votes 266,162
  • WpPart
    Parts 25
❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.
SARKAÇ(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 16,333,217
  • WpVote
    Votes 618,217
  • WpPart
    Parts 31
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 375,648
  • WpVote
    Votes 21,250
  • WpPart
    Parts 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.
Maça Kızı 8 | Devam*  by dpamuk
dpamuk
  • WpView
    Reads 4,040,522
  • WpVote
    Votes 180,278
  • WpPart
    Parts 19
Maça Kızı 8 serisinin devam bölümlerini içermektedir.