bloosombender
- Reads 1,660
- Votes 497
- Parts 31
-Ben senin düşmanınım Adam. O savaş alanında seninle savaşacak olan kişiyim ben! Edward'ın tarafında seni öldürmek için görevlendirilmiş kişiyim! Eğer kazanırsam halkın ölecek! Ölmemin senin için hiç bir anlamı yok. Senin için hiç bir değerim yok, eğer ölürsem, Asus büyük gücünü kaybedecek ve zafere büyük bir adım daha yaklaşmış olacaksın. Bana senin gözünde değerimin olmadığını ispatla o halde.
derken beton korkuluklara tırmandım. Yüzüm ona dönükken kollarımı açtım.
-Bunu sakın yapma.
dedi sıkılı dişlerinin ardından,
-Gözünde hiç bir değerim olmadığını ispatla,
diyerek kendimi geriye ittim. Sert rüzgar tüm bedenimi sararken arkamdan ''Siktir!'' diye bağırdığını duydum. Tabi ki canıma susamamıştım. Atlamadan önce yere yaklaştığımda rüzgarı bükerek yumuşak bir düşüş yapmayı planlamıştım. Saniyenin onda biri kadar sürede, arkamdan korkuluklardan atladığını gördüğümde gülümsememe engel olamadım. Sonrasında devasa siyah kanatları açıldığında gördüğümün gerçek olduğunu idrak etmek için defalarca kez gözlerimi kapatıp açtım. Güçlü kolları bedenimi sarıp yukarı doğru süzülmeye devam ederken kusursuz kanatlarına dokundum. Öylesine güzellerdi ki ilahi görünüyordu. Terasa geri varıp kanatları yok olduğunda dahi beni bırakmadı. Güçlü kolları vücudumu tamamen sarmış, kafasını boynuma gömmüştü. Kokusunu içime çektim çok güzel çok karanlık bir kokuydu bu içime çektikçe kaybolduğum bir koku...
-Bana değer veriyorsun.
dedim fısıltıyla ondan çok kendimle konuşur gibi, çekilip yüzümü ellerinin arasına aldı.
-Her şeyden daha fazla..
Bir sır verir gibi fısıldamıştı...