"ASEL!!"
Hırsla arkamı dönüp karan'a bağırmaya başladım.
"Buyur fırtına komutan!!"
Yanıma gelip bedenimi duvarla arasına sıkıştırdı.
"o it herifin bir daha yarasına pansuman yapmayacaksın. Anladın mı?"
Çıldıracağım!
"Bu benim görevim karan. Tabiki de ona pansuman yapacağım."
Hırsla arkamda ki duvara yumruğunu geçirip konuştu.
"Pansuman felan yok! Yoksa"
Lafını bitimesine izin vermeden sözünü kestim.
"Yoksa ne! F ırtına komutan ne!"
Gözleri dudaklarıma inerken konuştu.
"Yoksa seni çok pis öperim doktor."
İdil: Nasıl ya şimdi frene ve gaza basınca ekran resmi alınmıyor mu?
İdil: YIKILDIM
İdil: Nasıl olmaz????
Ehliyet Hocası: Bininciye söylüyorum asla ama asla aynı anda basmıyoruz ikisine.
İdil: Ekran görüntüsü alıyoruz da beni mi kandırıyorsunuz hocam?
İdil: Gizli bir sır falansa valla kimseye söylemem
İdil: Ama öğrenmem lazım...
Ehliyet Hocası: Başıma bela olmak için yazdığını düşünüyorum artık.
İdil: Bela derler ama tatlı bir belayım ya gerçekten
İdil: Sizin de belanız olabilir miyim?
İdil: Tabii ki ehliyet konusunda sadece
İdil: Sadece ehliyet...