Lavin_Yazarr
"Benim topraklarımda intikam kanla, barış ise yangınla mühürlenir."
Mardin'in kadim toprakları, Aslanoğlu ve Çetinsoy aşiretleri arasında iki yıldır süren kanlı bir düşmanlığın pençesindeydi. Herkes bu savaşın silahlarla biteceğini sanırken, aşiret büyükleri kimsenin karşı çıkamayacağı o acımasız hükmü verdi: Zorunlu bir evlilik.
Minel Çetinsoy, iki yıl önce arkasına bakmadan kaçtığı o şehre, İstanbul'da kurduğu hayatı geride bırakarak dul bir kadın olarak geri dönmek zorunda kaldı. Üstelik kucağında, tüm geçmişini altüst edecek iki yaşındaki kızı Mavi ile... Herkes Mavi'yi İstanbul'daki eski kocanın bir kalıntısı sanırken, bu küçük kız aslında iki yıl önceki o gizemli ve fırtınalı gecenin en büyük sırrıydı.
Aslanoğlu Aşireti'nin sarsılmaz, tavizsiz ve "Zalim" lakaplı lideri Yamaç Aslanoğlu ise bu hükmü öğrendiğinde tüm Mardin'i yakmaya yemin etti. Kendisine ihanet ettiğini düşündüğü o esmer, mağrur kadını ve bir başkasının kanını taşıdığını sandığı o küçük kızı konağına kabul etmek, onun sarsılmaz gururuna vurulmuş en büyük darbeydi.
Yamaç, kapısına dayandığı o kadına cehennemi yaşatmaya yeminliyken
Minel, kızını öz babasının gazabından korumak için o yangının tam ortasına yürümeye kararlıydı.
Yamaç Aslanoğlu, nefretle baktığı o deniz mavisi gözlerin aslında kendi kanı, kendi canı olduğunu öğrendiğinde, ördüğü o zalim duvarlar un ufak olacak mıydı? Yoksa bu sır, ikisinin de sonunu getiren bir felakete mi dönüşecekti?
"Sen o konağa bir hanım ağa olarak gelmiyorsun Minel Çetinsoy. Sen benim cehennemime, günahlarının bedelini ödemeye geliyorsan."
"Ben o cehennemde yanmaya hazırım Yamaç Ağa... Ama unutma, o ateş ilk önce seni kül edecek."
Töre, Sır, İntikam ve Kor Gibi Bir Aşk... Vaveyla.... sırlar çözülene kadar nefesinizi kesecek.