🥷
11 stories
TEK KURŞUN by Elveria_
Elveria_
  • WpView
    Reads 70,400
  • WpVote
    Votes 1,531
  • WpPart
    Parts 2
‼️KİTAP YENİDEN YAZILDI‼️ Yayınlama tarihi 22/02/2025 Kapağı @adelyswie yazarım yaptı. Teşekkür ederim. Bazı kurşunlar kalbe değil, geçmişe saplanır... Yüzbaşı Yıldız, Kılıç Timi'nin kararlı ve korkusuz komutanı, geçmişin yaralarını kalbine gömmüş, görevine adanmış bir askerdir. "ASEL Aİ" adıyla anılan karanlık yapılanmayı çökertmekle görevlendirildiğinde, en büyük sınavının düşmanla değil, kalbiyle olacağından habersizdir. Çünkü yeni operasyona atanan ikinci yüzbaşı, yıllar önce yaşanan unutulmaz bir ayrılığın yükünü taşımaktadır. Birbirlerine duydukları öfke kadar yakıcı bir özlemle tekrar karşı karşıya gelen bu iki insan, şimdi aynı timde, aynı hedefe kilitlenmek zorundadır. İntikam mı ağır basacak, yoksa kalpte küllenmeyen hisler mi? Onların bu hikâyesinde, bir kurşun sadece hayatları değil, kaderi de değiştirebilir ~Elveria~
ZEMHERİ by senayyls
senayyls
  • WpView
    Reads 801,102
  • WpVote
    Votes 30,741
  • WpPart
    Parts 37
"Söylesene Güllü?" dedi tekrarlayarak. "Gönlünde büyük adam olabilmeyi başarabildim mi?" "Beni, senden gizleyen herkesi karşına aldığın günden beri..." Kurumuş dudaklarımı ıslatmama fırsat bile vermeden dudaklarıma kapanıp cayır cayır yanmama sebep oldu. ... Mirza Devran Polat ve Gülfem Asel Karaca çocukluk arkadaşı, aynı zamanda zamanda karşılıklı dairelerde oturan aile dostlarıdır. Günlerden bir gün Mirzalar, babasının polis oluşundan dolayı Ankara'ya taşınmak durumunda kalırlar. Bu taşınmanın üzerinden yıllar geçer ve artık Gülfem ile Mirza büyümüşlerdir. Mirza, babası gibi polis olurken Gülfem Ankara'da yani, çocukluk arkadaşı olan Mirza'nın yaşadığı şehirde Hukuk Fakültesi kazanmıştır. Gülfem okulu için Ankara'ya gittiğinde aile büyüklerinin ısrarları üzerine, Mirza ve ailesi ile birlikte aynı evde yaşamaya başlar. Yıllar önce ayrılmak zorunda kalan Gülfem ve Mirza, yıllar sonra yolları kesiştiğinde tekrar bir arada olabilmeyi başarabilecekler miydi? 170623 . . .
ALACAKAN by yazalven
yazalven
  • WpView
    Reads 3,147,178
  • WpVote
    Votes 126,918
  • WpPart
    Parts 18
"Kalbini savaş meydanında bırakmış bir asker, o intikamı elbet bir gün alır." Kurter Alacakan... Lakabı Alakurt olan; adı askerî raporlarda kahraman, düşmanların hafızasına ise cehennem olarak kazınan genç ve acımasız bir komutandı. Ama kalbini savaş meydanında bıraktığı o gecenin şafağında, karşısına hayatının en büyük imkansızı olan General'in kızı çıktığında, oyunun bütün kuralları bozulacaktı. Laren Karalev... Asil bir ailenin gölgesinde büyümüş, geçmişi sırlarla dolu genç bir cerrah adayıydı. Ancak neşter tutan ellerini, silah tutan bir adamın yarasına bastırdığında, hayatındaki tüm doğrular kana bulandı. Karanlıkta parlayan bir kolye. Savaş meydanında bırakılmış bir künye. Ve kanla yazılmış bir kader. Alaca ve Alacakan. Biri öldürmek için yaşar, diğeri yaşatmak için savaşır. Fakat ikisi birlikte intikam için bir yola çıktığında, hiçbir şey aynı kalmayacaktır. "Neredeyim?" "Alacakan'dasın." ALACAKAN.
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 2,156,646
  • WpVote
    Votes 126,722
  • WpPart
    Parts 14
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
ZAMANIN GÖLGESİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 4,265,647
  • WpVote
    Votes 176,343
  • WpPart
    Parts 36
Üniversiteyi bitirdikten sonra özgür olmak ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen Sidem, Milano'da kendi halinde günlerini geçirirken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine vize sorunu ile karşı karşıya kalır. En az kendisi kadar zor durumda olan bir yabancıdan hiç beklenmedik bir teklif alır. Sidem, yabancının teklifini umursamazken bir yandan da ülkesine geri dönmemenin yollarını arar. Babası, durumu öğrenip müdahale etmeye çalıştığında Sidem için yolun sonu gelmiştir. Her yanılgısı bir aksilik, her aksilik onu kat ettiği yoldan başlangıç noktasına götürürken, bu sefer başlangıç noktasının da ötesine geldiğini hisseder. Belki de her şeye yeniden başlamak gerekir. Bir yabancıyla. O gece onlara yıldızlar şahit etti, kader yeniden yazıldı artık onlar birbirlerinin çıkarları için aynı masaya oturmuş iki yabancıydı. Belki de zaman onları aynı masaya oturan iki yabancıdan daha fazlası yapacaktı.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,221,217
  • WpVote
    Votes 284,262
  • WpPart
    Parts 47
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
ÇİFT DİKİŞ by kiymetsizkiymetli
kiymetsizkiymetli
  • WpView
    Reads 503,420
  • WpVote
    Votes 19,585
  • WpPart
    Parts 24
Elimde nikah cüzdanımız vardı. Diğer elim ise onun ellerinin arasında, dudaklarına yaslanmıştı. Dudakları yaramın tam üzerindeyken, gözlerim çoktan derin kuyularından aşağı yuvarlanmaya başlamıştı. Gözlerinin ilk defa böylesine parladığına şahit oluyordum. Şahit olduğum ışıltı beni içine hapsetti. Kalbimden onun kalbine attığım dikiş; bu kez onun kalbinden benimkine atıldı. Artık çift dikişti. Ne o ne de ben bunu değiştiremezdik. Kimse değiştiremezdi. ❝Kalbe atılan çift dikişi kimse söküp atamazdı.❞ • Bu hikayede bahsi geçen kişiler, olaylar ve yaşananlar tamamen hayal ürünüdür. Gerçeği yansıtmamaktadır.
AZAZİLİN İNİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 1,238,529
  • WpVote
    Votes 73,669
  • WpPart
    Parts 21
Tesadüfün üç kurşunu vardır. İlk ikisinden kaçsan bile üçüncüsü tarafından vuruluyorsan, kaderin orada yeniden yazılıyordur. Bazen isabet eden bir kurşun, sıyıran iki kurşunun açabileceği darbeden fazlasını tek seferde açıp, hiç edebilir emeklerini ve kaderin doğan güneşi yakabilir tenini. Belçin Darya Tekin, bir gece vakti her zaman bildiği yollardan geçerken sonunun farklı olacağından, o gece kayan bir yıldızın tesadüfün ateşini yakacağından habersizdi. Hazar Cihangir Soykan, bir gece vakti ilk kez bilmediği yollardan geçerken sonunun aynı olacağından, o gece kayan bir yıldızın yaktığı tesadüf ateşinin onun ocağında söneceğinden habersizdi. Azazilin ini o gece Azazel'in kalbinde, bir kapının arkasında gizliydi. Belçin Darya, kuzeni ile eğlenmek için çıktığı gece o kapıyı aralamak ve ardındaki yabancıya yardım etmek zorunda kalırken, çevresi tarafından umutsuz gözlerle bakılan kaderi bir çift göze değince değişecekti. Hazar Cihangir Soykan'ın yolları, Belçin Darya'ya çıktı; denizde olmayan iz, onun gözlerinde saklıydı. Bir gece vakti kader yeniden yazıldı, gündüz tesadüfle yazılanı kabul etti.
UMUT YILDIZI by ilahipetekya
ilahipetekya
  • WpView
    Reads 890,390
  • WpVote
    Votes 49,430
  • WpPart
    Parts 38
"Ama buna dilek balonu demiyorum ben." Ayaz anlam veremeyerek kaşlarını çattı yine ve yine. "Nasıl yani? Ne diyorsun?" Omuz silktim gülümsemeye devam ederken. "Umut yıldızı diyorum." O sormadan açıkladım. "Çünkü dilekler gelip geçici. Ama umut öyle mi? O hep var." Balonu açtığımda o da ateşini yaktı, bir yandan meraklı gözlerle beni dinliyordu. "Balon da demek istemiyorum çünkü bir zaman sonra kaybolup gidecek. Belki de bir ağaç dalına takılacak. Bunu düşünmek istemiyorum." Gökyüzüne baktım. "Yıldızlar da tıpkı umutlar gibi kalıcı." Dudaklarım büküldü. "Evet çok uzakta, dokunamıyorsun belki ama orada olduğunu biliyorsun. Görüyorsun." Ona baktım bu sefer. "Ve bu buna yetiyor çünkü gündüz görünmese de orada olduğundan eminim. Gece geleceğinden eminim." Sırıttım ve onu gösterdim başımla. "Senin gibi."