OKUNACAKLAR
39 stories
ÇİSELEYEN YAĞMUR | ASKIDA by yagmurluhikayeler
yagmurluhikayeler
  • WpView
    Reads 3,599,893
  • WpVote
    Votes 104,817
  • WpPart
    Parts 1
Yetişkin okurlar içindir. Şiddet, korku ve gerilim içerir. ... Sibel, neşeli bir lise öğrencisidir. Okula yeni gelen öğretmenin okuldaki zorba kesim ile samimiyeti dikkatini çeker. Öğretmen ve zorbaların ortak konusunu bulmaya çalışır. Gitgide çamurlara batan Sibel burada yeni bir kimliğe bürünür. "Damla," diye fısıldadı. "Hayatımdaki tek güzel şeysin. Hayatımın kendisisin." Elini açıp avcuna dökülen çiseleyen damlalarını bir müddet bekledi. Sonra avcunu kapattı. "Ben de seni böyle avcuma aldım, bir daha da açmam elimi." "Açma," dedim. "Ben çok üşürüm yoksa. Avcunun içi sıcacık, Toprak." Gülümsedi alayla. Ya halime ya haline. "Cehennem ya, ondandır." 💧 Kitabın her hakkı korunmaktadır.
Doksan Dokuz Gece by cordolorem
cordolorem
  • WpView
    Reads 3,981,021
  • WpVote
    Votes 92,403
  • WpPart
    Parts 55
📍 Hikayede sıkça yetişkin içerik bulunmaktadır. Rahatsız olacaklarının okumamasını tavsiye ederim. ✔ TAMAMLANDI. "Erzen, ben hiç inanmadım zaten, beni kim sevdi ki sen sevecektin..."
Beyaz Gece by misamigoss
misamigoss
  • WpView
    Reads 2,195,658
  • WpVote
    Votes 179,210
  • WpPart
    Parts 65
Görevini aşk ile perdeleyen bir adam ve o aşka yalnızca yüreğiyle kanat çırpan bir kadın. *** "Gözlerin dünyanın en güzel, en ihtişamlı masalını anlatıyor ve ben o masalda bana yer olmamasından deli gibi korkuyorum...'' dedi sarhoşluğuna rağmen kelimeleri net kullanmayı başararak. Saçlarındaki ellerimi alnına kaydırarak oradaki tutamları sevdim hiç acele etmeden... Ardından da şakaklarında, siyah sakallarıyla bezeli yanaklarında ve çenesinde dolaştırdım parmak uçlarımı... ''Neden o masalda sana yer olmasın Barış?'' diye fısıldadım. Gözlerini kapatarak gülümsedi. Birkaç dakika yüzünü inceledim, göğsü düzenli soluklarla inip kalkmaya başladığında uykuya tamamen kavuşmuştu artık. Elimi tekrar yumuşak saçları arasına gömerek iç çektim hüzünle. ''Senin olmadığın bir masalda bana yer kalır mı sanıyorsun?''
ÇEHRESİZ by alizarbmbin
alizarbmbin
  • WpView
    Reads 2,629,765
  • WpVote
    Votes 150,585
  • WpPart
    Parts 84
"Akıp giden şu suya atlayamadığım için dünya üzerindeki tüm denizleri kuruttum. Artık hiç su yok, Alanguva. Ve biz alev almak üzereyiz." Yara almış her çocuğa ve yara almış her çocuk için. 18 Mayıs 2015.
SONSUZ by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 3,689,278
  • WpVote
    Votes 235,820
  • WpPart
    Parts 59
"ÇIĞIR AÇANLAR Kategorisi - The Wattys 2016 Ödülü Sahibi" Mutluluk yoktu, sevinç yoktu, heyecan yoktu, korku yoktu, üzüntü yoktu, acı yoktu, hiçbir şey yoktu. Sadece saatin her geçen saniye vücuduma bıçak gibi saplanan akrep ve yelkovanı vardı. Bu saat sonsuzdu, sonsuzluktu. Ben sonsuzdum, sonsuzluktum. Eğer bu bir infazsa; zaman cellâttı, bense mahkum. Yayın tarihi: 20.12.2014 Bitiş tarihi: 17.09.2016 Tüm telif hakları saklıdır. Hiçbir şekilde kopyalanamaz ya da paylaşılamaz aksi takdirde gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek by AnitaFelipova
AnitaFelipova
  • WpView
    Reads 1,271,965
  • WpVote
    Votes 74,200
  • WpPart
    Parts 47
Bir şeyi çok isteyince, sahiden olur mu?
NOTA ♫ ♪ (Müzikten Bedenler #1) by myrockerruh
myrockerruh
  • WpView
    Reads 2,087,876
  • WpVote
    Votes 85,691
  • WpPart
    Parts 56
Piyanonun seksen sekiz tuşunda gizli bir hayat, zor ve çıkmazlarla dolu. Yanlışlar, mutluluklar, gözyaşları, aşklar ve hüzün... Hayat sandığından daha acımasız, doğru bildikleri ise yalandı. Her nefeste biraz daha battı ölüme. Neydi aşk? Başlangıcı veya sonu var mıydı? Bir piyanistin lügatında aşk, piyanonun; tüm masumiyeti kuşanan beyaz ve o masumiyete leke düşüren siyah tuşlarında hayat aramak gibiydi bazen. Seksen sekiz tuşun hepsine hakim olduğunu sanıp yanılmak gibi. "Nefeslerimiz bile bize ait değilken sen, müziğe nasıl bu kadar ait olabiliyorsun?" Babasının yolundan, babası olmadan gitmeye çalışan bir kız... Bir kadının, hayatını mahvettiği bir genç... Ve en başından hayata yenik başlayan bir çocuk... Hayat, onların yollarını kesiştirmiş; ardından aynı anda mahvetmişti. En battığınızı hissettiğiniz, "Her şey bitti," dediğiniz anlarda bir şarkı, bir melodi, belki farklı bir şeyler sizin için yaşam; ilham kaynağı olur muydu? Ve bir gitar sesi kapladı içindeki boşluğu. "Ben, Neva Karaer. On sekiz yaşında bir karanlık silsilesi, acı bulutu, hüzün tozu.... Notaların beden bulduğu ağıt. Babasını gururlandırmak için çırpınan ama annesinin kırık hayaller okyanusunda batmış bir kız. Kendimi acı sularıma hapsetmiş olmama rağmen henüz, hâlâ hayatta ve güçlüydüm. Ben, Neva Karaer. Bir yıkımın habercisi, ışığını kaybetmiş bir beden... Bir piyanistin ve bir hayat kadınının kızı." #Müzikten Bedenler Serisi'nin ilk kitabıdır. 05.01.2014-25.07.2017 NOT: Bazı bölümlerde argo geçmekte ve kurgu bütünü itibariyle psikolojik ögelere yer vermektedir. Etkilenebilecek ve 16 yaşından küçük olanların okumaması tavsiye edilir.
Kırmızı Haziran by iremmipelin
iremmipelin
  • WpView
    Reads 1,544,337
  • WpVote
    Votes 117,921
  • WpPart
    Parts 78
Pars, Atlas'ın önce ilk aşkı, sonra oyun arkadaşı oldu. Oynadıkları oyunun ipleri ayaklarına dolandı. Biri kaldı diğeri kaçtı. Çok zaman sonra kapı yeniden çaldı, postacı kapıya bir kaset bıraktı. Kasette Atlas'ın abisinin, Aras'ın katilinin sesi vardı. Atlas duyduğu sesin, Pars'ın peşine düştü. 🩸 "Pars..." dedim. "Seni öldüreceğim." "Lütfen..." dedi, gözlerini gözlerimden çekmeden. "Atlas, lütfen öldür beni."
ÖNSEZİ #1: KORUMA by solnotasi
solnotasi
  • WpView
    Reads 1,681,783
  • WpVote
    Votes 73,212
  • WpPart
    Parts 54
Hiç beklenmedik bir anda, soğuk bir adam dahil oldu, sıradan olmaktan sıyrılamayan hayatlarımıza... Sadece onun varlığıyla, bütün hayatımın ipleri koptu ve başıboş kalan kaderim, Kızıl Gözlü Adam'ın varlığıyla şekillendi; ellerinde yoğruldu, gözlerinde boğuldu. Acı çektiğimde bilirdim ki, o da acı çekerdi. Ölümle yüzleştiğimde ise koşar gelirdi. Cehennem çukurunu andıran gözleri vardı. İçine düşüp yandığım, yandıkça harlanan ateşin beni yuttuğu, yaktığı bir kızıllık. Acıların arasından doğmuş olan adam, Mete, tanıdığım en insancıl varlıkken, Acılarla beslenen adam, Albatros, tanıdığım en karanlık varlıktı. Ve her nasıl oluyorsa, İkisi tek bir beden içinde sıkışıp kalmış, Savaşıyordu. İşte bu savaşın ortasında kaldı kalplerimiz... Kah yandı, kah söndü, kah kül oldu ama asla ölmedi, ölümsüzdü! **KİTAP YASAL OLARAK KORUMA ALTINDADIR - KOPYALANMASI YASAKTIR** KBV 17.10.2015-Cumartesi Vampir kategorisinde 1.!!! KİTABIN ESKİ İSMİ KORUMAM BİR VAMPİR'İDİ.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,613,282
  • WpVote
    Votes 549,316
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.