_f4tmamk adlı kullanıcının Okuma Listesi
4 stories
KUYRUĞU RUHUNA DOLANAN KIZ by vezarbal
vezarbal
  • WpView
    Reads 100,770
  • WpVote
    Votes 2,630
  • WpPart
    Parts 4
Bir akıl hastanesinin bahçesine kendi elleri ile ördüğü salıncağın üzerinde büyüdü. Mevsimler geldi ve geçti, güneş doğdu ve battı, gece yandı ve söndü... Büyüdü ama büyütülmedi. Kız kardeşi uğruna akıl hastanesinin dört duvarına hapsoldu ve üçüncü bir şahsiyet tarafından zulüm gördü. İzbe adımları kanlı avuçları ile onu zifir yangını ela gözlü bir adamın alacakaranlığına devirdiğinde, onu fark etti. Alacakaranlığın içinde yanan gözleri, zifir yangını bir elaydı. Yanan harelerin kudreti, zemherirdi. Ela gözlü adamın sahip olduğu gözler; cehennemin yanan soğuk ateşi kadar buzdu, o buzun yaktığı kadar da yangındı. Yandı, yakıldı ve yaktırıldı. Üçüncü bir şahsın cinayetleri ve gazapları şeytana pabucunu ters giydirerek onları çıkmaz bir labirente hapsettiğinde, o hâlâ ölümün önünde diz çökmüş değildi. O, kız kardeşine canını feda edebilirdi. Onun uğruna her yol mübahtı. Onun uğruna öldürürdü, ölürdü. Onun uğruna ibadet de ederdi, günah da işlerdi. Karam Viran, Karal Delhin'e; o labirentin çıkmazında tosladığında, çocuk yanı çalınmış bir adamın karanlığı karanlığına denk düştü. Kefene girecek bedenleri, Toprağına düşecek yağmurları, Mezarına işlenecek tarihleri, Bir ölümle kaderlerini alınlarına yazmıştı. Karanlığı karanlığına denk düştüğünde, bir kader aydınlanabilir miydi? Ya da her şey, bir kör kuyudaydı da birbirlerinde gördükleri bir serap mıydı? "Çocuk yanı çalınmış kimseden merhamet bekleyemezsin." Q 20 TEMMUZ 2016
İçindeki Cevher ・ ALAIMISEMA by illegalbiryazan
illegalbiryazan
  • WpView
    Reads 81,113
  • WpVote
    Votes 6,613
  • WpPart
    Parts 21
"Toprak, yağmura..." "Ben, sana." ~ Vera, yalnız büyümüştü ancak yine de mutsuz değildi. Çünkü, o sevdiği sporu yapıyordu. Kendisine boş zaman bırakmayarak, mutluluğun peşinden koşuyordu. Evet, o koşuyordu. O bir atletizmciydi ve şöhreti tüm Türkiye'de duyulmuştu. El üstünde tutulurdu, herkes severdi ve hayran olurdu. Yaptığı işte çok iyiydi. Zirveye ulaşmıştı, belki de çok yaklaşmıştı. Ancak zirveye ulaşmanın bir kötü yanı vardı ki, düştüğünde canın daha çok yanardı. Öyle de olmuştu. Düşmüştü. Geçirdiği kazada bacağı sakat kalmıştı ve desteği olmadan yürüyemez olmuştu. Etrafındaki herkes bir anda yok oluvermişti... Sevdiği sporu yapamayan, hoplamak, zıplamak ve koşmaktan başka bir şey bilmeyen Vera topallamak zorunda kaldığında herkes tarafından dışlanmıştı. Aynı zamanda peşinde bir bela daha vardı ki, sevinse mi üzülse mi şaşıyordu. Kampüste kimden alay işitse ertesi gün o kişi bilinmeyen bir sebepten yaralanıyordu. Üstelik bunlar çok absürt biçimde gerçekleşiyordu. Ve kısa zaman sonra 'Lanetli Vera' diye anılmaya başlamıştı. Hatta kendisi de kendisini lanetli görür olmuştu. Herkes onu suçluyor ve dışlıyordu. Ta ki o güne kadar... Aslında o hiç sakat kalmamıştı. Mühürlenmişti. ➳ 010419
ÖLÜMÜN DÜŞLER SAHNESİ by Zehranurpltt
Zehranurpltt
  • WpView
    Reads 610,231
  • WpVote
    Votes 34,548
  • WpPart
    Parts 47
Mavi gözlü bir dev, Yeşil gözlü ruhu güzel katil bir kadın. "Bir hikaye başlıyor; okursan ölürsün. Ölürsen, ölürüm." Kor adam, yanık bir hanın mahzeninden, gül tenli Dolunay'a sesleniyor. Kadın duymuyor, adam gülüyor. Gülüşleri kadının dikenlerine batıyor. Dolunay, karanlığın göğsünde, siyaha karışıyor. Hayır! Hayır! Bedenine dokunan yabancı eller, ölü yanının portresini çiziyor. Kadın bedenine dokunan ellerde ölüyor, adam ailesinin gözleri önünde katledilişini izliyor. Kor bir gecede, ruhlar yıldızlarla savaşırken, kadın ruhunu bulduğu adamın önünde dizleri üstüne çöküyor. Adam önünde diz çöken kadının yollarına seriliyor. Boğulduğu okyanusa aşık olmuş, kuyruğundan yanan omurgasına kadar acıya boyanmış bir kız. Kemiklerinde cehennemi kaynatmış, intikam ateşi ile yanmış değil, ateş olup intikamla yanan ve çocukluğunun külleriyle doğan bir adam. Çehresinde büyüttüğü soğuk; karanlık ve dipsiz bir kuyu kadar tehlikeli. Kalbi, cenneten bir dünya gibi. Ölümün Düşler Sahnesi cehennemin zehrini kusuyor. Bu zehir adamın avuç içlerine akıyor. Avuçlarında şifanın doğurduğu varlık, siyaha karışıyor. "Ruhumun koğuşlarında bir gardiyan dolanıyor, o gardiyan hücre, hücre seni sorguluyor. Unutursa fısılda ona; sorgulanan katil, benim kalbimin altın kafesinde yüreğimi on ikiden vuruyor."
Kar Küresi (İki Kitap) by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 10,055,438
  • WpVote
    Votes 529,730
  • WpPart
    Parts 42
Burası bir kar küresiydi, biz de içindeki figürler. Bizi tutup salladılar, ne olduğunu anlamadık, alt üst olduk...