EsraBalam72 adlı kullanıcının Okuma Listesi
8 stories
KARANTİNA SÖZLERİ by gelemezdimkisana
gelemezdimkisana
  • WpView
    Reads 244,127
  • WpVote
    Votes 2,864
  • WpPart
    Parts 11
Beyza Alkoç'un yazmış olduğu Karantina kitabından hoş alıntılar.
Sınır by Jamiryoo
Jamiryoo
  • WpView
    Reads 1,116,792
  • WpVote
    Votes 47,780
  • WpPart
    Parts 56
Beni Sev [TAMAMLANDI] by dilanaladag
dilanaladag
  • WpView
    Reads 1,066,555
  • WpVote
    Votes 59,569
  • WpPart
    Parts 39
"Beni sev sadece, koca yüreğine dünyaları sığdırabilen adam... Yalnızca beni sokamadın ya o koca yüreğe, dirim değilse de ölüm girebilsin..." ™©Tüm hakları tarafımca saklıdır. Hiçbir şekilde başka amaçlar için kullanılamaz, çoğaltılamaz ya da ticari amaç güdülerek iznim dışında basılamaz ve başka ortamlarda paylaşılamaz. KANLI BAŞLANGIÇLAR SERİSİ 5 (KİTAPLAR BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZDIR! DİĞER KİTAPLARI OKUMANIZ GEREKMEMEKTEDİR!)
76. Açlık Oyunları by hayallereinan
hayallereinan
  • WpView
    Reads 21,666
  • WpVote
    Votes 1,864
  • WpPart
    Parts 18
"İki seçeneğim vardı sadece: Ya katil olacaktım ya kurban." □ Öncelikle kitabıma şans verdiğiniz için teşekkür ederim. □ Açlık Oyunları, yazarı Suzanne Collins olan bir kişinin yazdığı 3 kitaplık bir seridir. 1. kitabı Açlık Oyunları, 2. kitabı Ateşi Yakalamak ve 3. kitabı da Alaycı Kuş'tur. Yazar 3. kitabında "76. Açlık Oyunları" diye bir şeyden kısaca bahsetti ve ben de Açlık Oyunları serisini çok seven biri olarak 76. Açlık Oyunları'nı kendimce yazmaya karar verdim. Yazdığım bu kitabın kurgusu, olayları, karakterleri, yer ve zamanı Açlık Oyunları kitapları serisinden farklıdır. Yazarın kitaplarını kopyalamadığımı özellikle belirtmek isterim. 76. Açlık Oyunları'yla ilgili yazdığım bu kitabın kurgusu bana aittir. Bu yüzden lütfen "Sen kitapları kopyalıyorsun." , "Bu kitap senin değil." gibi ifadelerde bulunmayınız. □ Peki Açlık Oyunları nedir? Açlık Oyunları 12 ve 18 yaş ve arasındaki çocukların bir arenaya gönderilip birbirlerini öldürmeye mâhkum bırakılmasıdır. Açlık Oyunları'nın tek bir galibi, diğer anlamıyla tek bir sağ kalanı vardır. □ Kitap kapağı yapımı için @_mata_hari_ 'ye teşekkür ederim. □ 21/10/2018 #açlıkoyunları = 1. (11 hikâye arasından) □ Bölüm sayısına bakıp kitabı yarıda bıraktığımı düşünmeyin. Bölüm sayısı az ama bir bölüm içindeki kelime sayısı en az 2000 (1, 2 ve 3. bölümler hariç). Yani okuyabileceğiniz, uzun bir kitap. Diğer kitaplardan tek farkı; ben kitapların çok bölümlü ama bir bölümde az sözcüklü olmasını tercih etmiyorum, bir bölümde çok sözcük kullanarak az bölümlü kitaplar yazıyorum. □ Okumaya başlayabilirsiniz. İyi okumalar dilerim.
Gözlerini Haramdan Sakın by ozcanmerve
ozcanmerve
  • WpView
    Reads 5,444,791
  • WpVote
    Votes 288,093
  • WpPart
    Parts 75
Çatık kaşlarının ona nasıl bir hava kattığından habersizdi. Sinirli? Korkunç? Belki de her ikisi fakat bu bile yüzünün güzelliğini gölgeleyemiyordu. Düşüncelerimi, dişlerini sıkarak söylediği kelimeler böldü, "Benden uzak dur." Sol omzumda topladığım saçlarımı serbest bırakırken, attığım şiddetli kahkahayı bastıramadım. Gururuma dokunmuş muydu? Biraz. Pes edecek miydim? Hayır. Ben bir kızdım, o ise erkek. Ve kesinlikle yanlış replikleri paylaşıyorduk. "Bunu, benim söylemem gerekmez miydi?"
Kar Küresi (İki Kitap) by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 10,059,185
  • WpVote
    Votes 529,788
  • WpPart
    Parts 42
Burası bir kar küresiydi, biz de içindeki figürler. Bizi tutup salladılar, ne olduğunu anlamadık, alt üst olduk...
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,839,482
  • WpVote
    Votes 193,375
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,450,893
  • WpVote
    Votes 696,762
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.