Zeynooya adlı kullanıcının Okuma Listesi
62 stories
ACININ KANATLI KAFESİ by nnevrina
nnevrina
  • WpView
    Reads 1,660,449
  • WpVote
    Votes 102,606
  • WpPart
    Parts 61
(KİTAP OLUYOR!) "Bazı savaşlar kurban seçmez, yeni hükümdarını yaratır." Bratva'nın lideri; üç tanrıdan birincisi, ejderhalara, Caput Serpentis'in lideri; üç tanrıdan ikincisi, yılanlara, Renascita Ignifera'nın lideri; üç tanrıdan üçüncüsü, ankalara öncülük ederdi. Bu üç örgüt, Reprisal adındaki büyük bir savaş düzenine bağlıdır. Bratva'da bir "Vor" olan Roman Raskalov, Tanrı'nın tahtını korumakla görevlendirilmiş bir Seraf'tır. Ama yıllar önce, kaderlerin yazılı olduğu Requiem Kitabı'ndan Tanrı'ya ve yardımcılarına ait sayfa kaybolur. Ne Roman'ın koruduğu Tanrı biliniyordur, ne de tahtın hangi soyla devam edeceği. Roman, Pakhan'ın taht için seçtiği en güçlü adaylardan biridir. Bir gün işi için geldiği Türkiye'de, babasının adamları tarafından bıçaklanır. Kanlar içinde yığıldığı sokak, yıllardır babasının çalışma odasında asılı duran tablodaki evin bulunduğu sokaktır: Sıfırıncı numaralı ev. Sıfırıncı numaralı evde yaşayan Mirel, birden fazla işte çalışarak kız kardeşinin tedavi masraflarını karşılamaya çalışan, yirmi iki yaşında genç bir kadındır. Gece geç saatte çıktığı işinden dönerken yolların her zamankinden daha ıssız olduğunu fark eder ve o sessizlikte, bahçesinde kanlar içinde yatan bir adamla karşılaşır. Kural bir: Bratva'da tesadüf diye bir şey yoktur. *** "Sana bir teklifim var," Yavaşça öne doğru eğildi. Artık tüm yüzü ışığın altındaydı. Sanırım onu ilk kez bu denli net görüyordum. Bir anlığına onun gibi tehlikeli işlere el süren bir adamın, bu denli güzel olmasına hayret ettim. "Benimle evlenmeni istiyorum." *** (Kurgu; yetişkin içerik barındırır. Bunu bilerek başlamanızı öneririm.) REPRİSAL SERİSİ - Ø 01.08.2024
Atıfet by cokguluyombenya
cokguluyombenya
  • WpView
    Reads 7,708,248
  • WpVote
    Votes 290,714
  • WpPart
    Parts 38
Betül yetenekli bir aşçıdır. Çevresinin ısrarıyla evlenmek için evlilik görüşmeleri yapmaya başlar. Bu görüşmeleri yaparken ev sahibinin oğlu Yüzbaşı Fırat'a ilgi duymaya başlar. *atıfet:karşılık beklemeden duyulan sevgi (Tamamlandı) ©Tüm Hakları Saklıdır.
Steal or Kiss 1: HARİS (KİTAP OLDU) by sanemsozel
sanemsozel
  • WpView
    Reads 260,461
  • WpVote
    Votes 8,642
  • WpPart
    Parts 18
*Bu kitap Martı Yayınları aracılığıyla basılmıştır.* 🕷️ Kainat Kızılkaya, ruhu hasta bir babanın elleriyle büyüttüğü bir çocuktu. Ve şimdi, o babanın kendi elleriyle yarattığı en büyük düşmanı. Kainat'ın içinde yıllardır büyüyen güç hırsı, onu geri dönüşü olmayan bir yola sürükler. Bu yolun ilk durağı ise yeraltı dünyasının en tehlikeli örgütlerinden biridir. Örgüte girebilmek için tamamlaması gereken tek bir görev vardır: bir sevkiyat. Ve Kainat, her zaman olduğu gibi kestirme yolu seçer. Plan yapmaz. Manipüle eder. Yalan söylerken gözünü bile kırpmaz. Ama bu defa işler düşündüğü kadar kolay ilerlemeyecektir. Çünkü karşısına Yaman Haris Batıkan çıkar. Kainat, onun ilgisini, zaaflarını ve çevresini kendi lehine kullanarak işi bitirmeyi planlar. Fakat her manipülasyonun bir bedeli vardır. Ve bazen, kimin oyunu başlattığı değil, kimin daha iyi oynadığı belirleyici olur. "Sadece sen Haris'le tanışmaya fazla heveslendin, Kainat."
İHTİLAL by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 23,884,458
  • WpVote
    Votes 1,088,279
  • WpPart
    Parts 49
O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. O gece şafak söktü, güneş doğdu, sabah oldu. Olmamalıydı.
Kumarbaz Kırmızı by lyssablack-
lyssablack-
  • WpView
    Reads 805,610
  • WpVote
    Votes 77,838
  • WpPart
    Parts 34
O ise bana elini uzatmadan önce dikkatle yüzümü süzdü. Bir an her şeyi görebilecek sandım. Dudaklarımın kıyısında ve gözbebeklerimde sakladığım bütün sırlara tek bir bakışla vakıf olacak, birilerine beni buradan apar topar götürmeleri için talimat verecek, soyunduğum bu macera daha başlamadan sonlanacak zannettim. Korkum içimde kaskatı kesildi. Ama zannettiğim gibi olmadı. Yüzümdeki bakışların sahibi dudaklarında küçük bir tebessümle bana elini uzattı. "Ben de Destan," dedi. "Destan Zorbey." Elimi avucuna bıraktığım anda söndüremeyeceğim bir yangına adım adım ilerlediğimi biliyordum. İçimde çaresiz bir kadın çığlıklar atarak bana kaçmamı söylese de ben durdum, gülümsedim ve belki de bir katile neşeyle "Memnun oldum," dedim.
Bir Deli Rüzgar by Siyahyazar__
Siyahyazar__
  • WpView
    Reads 7,102
  • WpVote
    Votes 354
  • WpPart
    Parts 15
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 36,119,199
  • WpVote
    Votes 1,602,806
  • WpPart
    Parts 58
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
MİSİLLEME (+18) by saniyesolak
saniyesolak
  • WpView
    Reads 18,968
  • WpVote
    Votes 1,499
  • WpPart
    Parts 22
Geçmişinden sıyrılamayanlar bir kafesin içinde yaşamaya mahkûmdur. Önemli olan o kafesi nasıl şekillendirdiğindir. Benimkinin parmaklıklarının her bir köşesine intikam yeminim kazınmıştı. Dün bir küçük kız çocuğuydum, bugün Yazgı Deha Yaman. Dün ölüydüm, bugün azrail... Dün katildim, bugün yine katilim... Dün kendim için öldürüyordum, bugün 'onun' için... O... Hayatı bana emanet edilen adam.. O... Canım pahasına canını korumak için çabalarken canım olan adam... ~~~~~ "Seninle öyle bir denize dalar mıyım sanıyorsun?" diye sordum çattığım kaşlarımla. Burnundan sert bir soluk dökülürken "Başkasıyla daldığın için mi?" diye sordu. Gözlerinde şimdi alev alev bir yangın başlamıştı. "Sana beyaz gül verecek kadar aptal olan orospu çocuğu her kimse artık!" "Hayır Altuğlu..." dedim gözlerinin içine baka baka. "Senden nefret ettiğim için." "Onu geç." dedi Aras sözlerimden zerre etkilenmeden. Kanla kaplı yüzüne rağmen dudaklarının kenarında o kıvrım varlığını koruyordu. "O kısmı geçeli çok oldu biz. Benden nefret etmiyorsun, artık değil." "Sen öyle san!" "Bu bir sanrı değil Malen'kaya Devochka... Gözlerin seni ele veriyor. Artık benden nefret etmiyorsun." Bunu sanki gurur duyduğu bir şeymiş gibi söylemişti. Elimi yeniden çekmeye çalıştığımda yine bana izin vermedi. Aksine daha sıkı tutarken bakışları elime düştü ve eklemlerimin üzerini gördü. "Elin..." dedi fısıldar gibi. "Canını yakmışsın..." Sonra hiç beklemediğim bir şey yaptı ve kanlı dudaklarını kanlı elimin üstüne bastırdı. Ağzım açık kalırken "Bana zarar vermeye çalışırken..." diye fısıldadı tenime doğru. "Kendini incitme. Öfke sana çok yakışıyor ama sen gülünce güller açıyor Belaya Roza..."
ZAMANIN GÖLGESİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 3,571,613
  • WpVote
    Votes 157,830
  • WpPart
    Parts 35
Üniversiteyi bitirdikten sonra özgür olmak ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen Sidem, Milano'da kendi halinde günlerini geçirirken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine vize sorunu ile karşı karşıya kalır. En az kendisi kadar zor durumda olan bir yabancıdan hiç beklenmedik bir teklif alır. Sidem, yabancının teklifini umursamazken bir yandan da ülkesine geri dönmemenin yollarını arar. Babası, durumu öğrenip müdahale etmeye çalıştığında Sidem için yolun sonu gelmiştir. Her yanılgısı bir aksilik, her aksilik onu kat ettiği yoldan başlangıç noktasına götürürken, bu sefer başlangıç noktasının da ötesine geldiğini hisseder. Belki de her şeye yeniden başlamak gerekir. Bir yabancıyla. O gece onlara yıldızlar şahit etti, kader yeniden yazıldı artık onlar birbirlerinin çıkarları için aynı masaya oturmuş iki yabancıydı. Belki de zaman onları aynı masaya oturan iki yabancıdan daha fazlası yapacaktı.
KOF by pekbiafiliyalnizlik
pekbiafiliyalnizlik
  • WpView
    Reads 774,777
  • WpVote
    Votes 72,037
  • WpPart
    Parts 32
Bugün tam bir ay oldu buraya geleli. Dört duvarın arasındayım. Küf kokuyor burası, biraz da is. Derin bir koku çekiyorum içime, işte diyorum kendime; İşte benim yaşama sebebim bu. Zar zor sığdığım yatak bu gece bana dar olmakta kararlı, uyku denen o lanet şey girmiyor gözüme. Bedenim bir külçeden farksız, dört gündür uyumamışım. Yine girmiyor. Gözümü her kapattığımda cesetler beliriyor o karanlıkta. Ceset denmez ona, olsa olsa leştir o. Derdi amcam yanımda olsaydı. Haklı, leşti her biri. 'İlk günler kusarsın sürekli, uyuyamazsın, rüyana girer kabus ederler.' Demişti amcam, şimdi söylediği her şeyi yaşıyorum. Apansız bir ürperti geliyor engel olamadığım, rüyalarımı kabus ediyorlar epey bir vakittir. Bunların hepsi birkaç aya mazi olacak, biliyorum. Ne artık rüyama girecekler, ne de leşlerini görünce kusacağım. Ben artık öldürmek için yaşayacağım. Ben kim miyim? Ben Dinçer, Dinçer Demirsoy. Başka da hiçbir şey değilim zaten. Hayatta bir şey olmak için işte şimdi tam da buradayım. Tek bir kelimeyle anlatamadığım bu şehirdeyim. Ölü kentteyim, ölü zırhlarının içindeyim, leşlerin her gün daha da arttığı bir mezarlıktayım.