hep okunanlar
110 stories
Kapımdaki Sevda  by kadife1661
kadife1661
  • WpView
    Reads 1,545
  • WpVote
    Votes 127
  • WpPart
    Parts 11
" Aşık oldum anlasana " " Ne aşkı be sen ne ettin farkında mısın " " Gayette farkındayım seviyorum ben onu " " Kapımızdaki köpeğe mi aşık oldun asiye " " Ne etseydim senin gibi düşmanın kızına mı sevdalansaydım " dedi asiye sinirle sonra gözleri kocasını gördü " Özür dile kocamdan " dedi tüm hırsı ile İso öfkeden kızarmış gözlerle " Ne kocası ulan delirtme beni boşanacaksın " dedi " Ölürümde boşanmam sende ya kabul eder kocamdan paşa paşa özür dilersin yada ha o seni af etmeden bir kız kardeşim var deme " dedi
Zahir by Lavin_Yazarr
Lavin_Yazarr
  • WpView
    Reads 6,220
  • WpVote
    Votes 506
  • WpPart
    Parts 15
Bu hikaye, 2026 yılının modern dünyasından, Osmanlı İmparatorluğu'nun henüz fidan olduğu o ilk döneme -1300'lerin başına, Söğüt ve Domaniç civarındaki Kayı Boyu obasına- uzanan fantastik bir zaman yolculuğu macerasıdır. ​Kurgum, resmi tarih kitaplarının ötesinde, geçmiş ile geleceğin gizemli bir bağla birbirine düğümlendiği bir evrende geçiyor. Ana karakterimiz Elçim, sadece bir tarih öğretmeni değil; aynı zamanda kökleri o kutlu hanedana dayanan, soyun gizli bir emanetçisidir. Hikaye; bir kadının gözünden Osmanlı'nın beylik dönemindeki oba yaşantısını, alplerin ve hatunların mücadelesini, sadakati, asil kanın getirdiği sorumlulukları ve tarihin akışını koruma çabasını ele almaktadır. ​Geleceğin bilgisiyle geçmişin topraklarına düşen bir kadın, tarihi baştan mı yazacak yoksa kendi kaderini mi bulacak?
Kördüğüm | Şerif Furtuna  by ellenur
ellenur
  • WpView
    Reads 1,515
  • WpVote
    Votes 224
  • WpPart
    Parts 6
Trabzon'da iki köy vardı... biri dağlara yaslanmış, diğeri denize açılan. Koçari, rüzgârı sert esen yamaçlarda büyürken; Furtuna, tuz kokusunu içine çeken kıyılara tutunmuştu. İkisi de aynı gökyüzünün altındaydı ama aynı dünyaya ait değildi. Bu iki köyün arasında yıllardır konuşulmayan, ama herkesin bildiği bir düşmanlık vardı. Sanki doğmadan önce yazılmış bir kader gibi... kimse sorgulamazdı, sadece taşırdı. Naz, dağın tarafında büyümüş bir kızdı. Yukarı bakan yolların, sert bakışların ve "bizden olmayan" cümlelerinin içinde şekillenmişti hayatı. Şerif ise denizin tarafındandı; dalgaların sesiyle büyüyen ama içindeki furtunayı susturamayan bir oğul. Ama bazı karşılaşmalar vardır... coğrafyanın bile engel olamadığı. Kimsenin bilmediği, denizin uçurumla birleştiği o yerde, yolları kesişti. Birbirlerinin hangi taraftan geldiğini bilmeden konuştular önce. Sonra sessizliklerini paylaştılar. En sonunda, fark etmeden birbirlerinin hayatına dokundular. Ve o an, ne dağlar onları koruyabildi... ne de deniz saklayabildi. Çünkü bazı hikâyeler iki köy arasında değil, iki kalp arasında başlar. Ve o hikâyeler her zaman biraz kördüğüm kalır.
nights like this | eren elmalı by acelselmali
acelselmali
  • WpView
    Reads 147,931
  • WpVote
    Votes 9,243
  • WpPart
    Parts 38
Açelya ve Eren Elmalı'nın "anlaşmalı" evliliği.
madara •evren eren elmalı by rosaliatobella
rosaliatobella
  • WpView
    Reads 113,906
  • WpVote
    Votes 6,196
  • WpPart
    Parts 41
"Maçı kaybetmiş olabilirsin ama aşkta hala şansın var." •evren eren elmalı •texting
TÖREYE KARŞI SEVDİM SENİ by Sarceninzihni
Sarceninzihni
  • WpView
    Reads 5,176
  • WpVote
    Votes 291
  • WpPart
    Parts 15
Mardin topraklarında kan akmaması için verilen Berdel hükmüyle evlendirilen Ezdar, İki yıl geçmesine rağmen henüz Raşidoğlu aşiretinin kucağına bir varis verememişti. Adam çocuk istiyordu, çünkü o bir Ağaydı. Ezdar Ağa, Mardin'in aşklarını ezbere bildiği, sevdası olan amca kızını kuma olarak alacaktı. İki kadın bıraktı kader adama. Bütün dengeler ateşle yanıp küllerini savurdu Mardin'in tam ortasına. Kumasına vurgun bir adam, Ezdar Raşidoğlu. Kocası tarafından sevilmeyen, lâkin aşkla seven bir kadın, Havin Raşidoğlu. Yarım kalmış bir sevdayla ayakta dururken, aşklarına düşen o gölge üzerine cesurca kuma gelen, Rozelin Raşidoğlu. Bir adam, İki aşık kadın. Biri sevilip seven, Diğeri sevilmeyip seven. Töre üçünün düğümünü sıkıca bağladı. Ne kaçabildiler, ne gidebildiler, ne de kalabildiler.. ~ "Senin istemeye geldiğin kadın benim kadınım!" Alper'i yakasından tutup ayağa kaldırdı sertçe. "Sen, bana ait olanı istemeye değil, ölümü istemeye gelmişsin. Bende verdim gitti!" "Bu nasıl bir üslup? Derhal bırak beni." Alper ona diklenirken Ezdar keyifsizce tebessüm etti. "Tanıştırayım, Ezdar Raşidoğlu üslubu." Kafasını adamın suratına gömmesiyle çığlıklar yükseldi. • Kitapta romantik ve hafif komedi tadında sahneler içermektedir. Fakat sizi uyarayım yazmış olduğum kurgu ağır bir kurgudur. Duygular ön plandadır, ve şiddet içerikli kısımlar travmaya yönelik psikolojiyi bozabilecek sahneler de vardır. Bu benim ilk yazdığım yarı Töre yarı Mafya kitabıdır. Lütfen yorum yaparken böyle hayatların olduğunu ve bazen bazı şeylerin elimizde olmadığını unutmayalım. Sevgiler.. Yazar: Sara Özdemir
GÜLÇEHRE  by Cnmsenhepbosmusun
Cnmsenhepbosmusun
  • WpView
    Reads 562,333
  • WpVote
    Votes 51,112
  • WpPart
    Parts 39
Hayatın ne getireceğini hiçkimse bilemezdi. Yüzleştiği ihanetin sonucunda yıllarını içeride yitirmiş bir adam özgürlüğüne kavuştuğunda karşılaşacağı sürprizden habersizdi. Yıllar ondan birçok şey götürdüğünü düşünüyordu: neşesini,inancını ve merhametini. Peki gerçekten öyle miydi, karşılaştığı manzaraya kayıtsız kalabilecek miydi? "Nasıl? Nasıl yani?" konuşurken kekelememe engel olamamıştım. Duyduklarım karşısında vücudumdaki bütün kanın çekildiğini hissediyordum. Ben hâla duyduklarımı anlamlandırmaya çalışırken karşı tarafta polis memurunun her şeyin kontrol altında olduğunu hissettirmeye çalışan konuşması devam ediyordu. "Kendisi ekiplerimiz tarafından karakol civarında bulundu. Üzerinde telefon numaranızın bulunduğu mektup sayesinde sizlere ulaştık. Şu an karakolumuzda, durumu iyi. Uygunsanız gelip teslim alabilirsiniz."
DENEK NO: E-17 by zelissss
zelissss
  • WpView
    Reads 16,850
  • WpVote
    Votes 1,377
  • WpPart
    Parts 30
En kusursuz cinayet, birinin yaşama sevincini öldürmektir. Arsel ailesi için hayat, bir akşam yemeğinde yarım kaldı. Kahkahalar sustu, sofralar eksildi. On bir yaşındaki Eliz, kıskançlığın karanlık bir yüzüyle ailesinden koparıldı. Onu alanlar sadece bedenini götürmedi... Hafızasını, çocukluğunu, adını çağıran sesleri de elinden aldılar. Yıllar geçti. Eliz artık on yedi yaşında. Soğuk, mesafeli, duvarları yüksek bir genç kız. Geceleri anlam veremediği kabuslarla uyanıyor, tanımadığı bir evin özlemiyle ağlıyor. Ailesi onu bulduğunda zaman durmuş gibidir. Onlar için bu bir mucizedir. Eliz içinse bir kâbusun devamı. O ev ona yabancıdır. O insanlar tanıdık gelmez. "Biz senin aileniz" diyen sesler, kalbine ulaşmaz. Sevgi vardır ama hissedilmez. Gözyaşı vardır ama sebebi bilinmez. Ve Eliz, zorla ait olduğu bir hayata geri dönerken kendi kimliğini, kendi kalbini bulmak zorundadır. Bu hikâye; Hatırlanmayan bir çocukluğun, Geç kalmış bir kavuşmanın, Yaralarla kurulan dostlukların, Dağılmış bir kalbi yavaş yavaş toplayan bir arkadaş grubunun, Ve acının içinden filizlenen, sabırlı, derin ve gerçek bir aşkın hikâyesi... Klasiklerin ötesinde, bambaşka bir yolculuk. Okumayan çok şey kaybediyor.
Aksay Aşireti (Gerçek Ailem)/DÜZENLENİYOR/ by misayyakacik
misayyakacik
  • WpView
    Reads 405,328
  • WpVote
    Votes 18,771
  • WpPart
    Parts 51
#mizah 1(31.03.2026) #duygu 1(31.01.2026) #aile 1(24.01.2026) "Bu saçmalığa son vermezseni-" adam bi adım bana yaklaştı. O an içimde fırtınalar kopmaya başlamıştı bile soğuk sesiyle fısıldadı "Senin soyadın Aksay. Sen Derin Kaya Aksaysın" dedi. Yüzüne tükürdüm "Bir daha bana Aksay dersen o ağzını yerinde bulamazsın" dedim hırsla. İki adam beni tutuyodu debelensem bile fayda etmedi. AKSAY KONAĞI denen yere gelmiştik. "Bırakın beni" derken bile bütün Mardini inletmiştim kapılar açıldı ve beni zorla içeri götürdüler Etrafımda insanlar vardı bana kınayıcı gözlerle bakanlar, ters bakışlar,heyacanlı bakışlar her türden üstümde gözler vardı. Karşımda 7 kişi duruyodu, bunlardan 5 abim yaşında kişiler , 1kadın ve 1 adam vardı. "Bırakın ula size demedim mi saçının teline bile zarar gelmicek" diye bağırdı esmer bi genç. Kollarımı bırakınca derin nefes aldım "Derhal beni bırakıyorsunuz kimsiniz siz, sizin bu yaptığınız şeye adam kaçırma derler" diyerek haykırdım Adam bi adım atınca bende otomatik geri adım attım. Bunu görünce yüzü düştü "Herkes beni iyi dinlesin. Derin Kaya benim öz be öz kızımdır, ona saygısızlık eden bana etmiş olur duydunuz mu beni" diye bağırarak konuştu Güldüm "Ben senin kızın falan değilim,asıl siz anlayın şunu. Ben yıllar önce babamı kaybettim , şimdi ise gelmiş karşıma ben senin babanım şaka mısınız siz". "BEN DERİN KAYA ÖZTÜRKÜM. AKSAY DEĞİL ÖZTÜRK ÖLEN ANNEMİN SOYADINI GURURLA TAŞIYAN Bİ KIZIM. HERKES ASIL BUNU ÖĞRENSİN" herkeste fısıldamalar başladı.....
DENEME SÜRECİ /gerçek ailem by sokakkoselerinde
sokakkoselerinde
  • WpView
    Reads 513,119
  • WpVote
    Votes 28,440
  • WpPart
    Parts 35
Lidya, 17 yaşında normal bir hayat süren sıradan bir kızdı; ta ki bir okul çıkışı abisinden gelen aramaya kadar.