Esra90074's Leseliste
193 histoires
GECEYE DOKUNMAK+18 par benlalen
benlalen
  • WpView
    LECTURES 1,545,285
  • WpVote
    Votes 22,587
  • WpPart
    Chapitres 40
Yaş farkı, ağır cinsellik bulunmaktadır! O kadına sadece sahip olmak isteyen bir adam değildi Harun. Onu saran, saklayan, kimseye göstermeyen bir gölge olmak istiyordu. Tutkusu ateş gibiydi; dokununca yakıyor, uzak kalınca delirtiyordu. Ama aşkın karanlık bir yüzü vardı. Kimi zaman bir öpücükten önce bir tetik çekilirdi. Ve bazen en büyük düşmanın, seni en çok seven kişi olabilirdi.
BERİA par husnanur6996
husnanur6996
  • WpView
    LECTURES 381,365
  • WpVote
    Votes 18,762
  • WpPart
    Chapitres 32
7 yıl sonra gözyaşlarıyla çıktığım bu eve duygusuz adımlarla ilerledim . Geri de bıraktığım her şeyin ve herkesin canımı yaktığı kadar canlarını yakmaya gelmiştim . Boynum da steteskobum belim de silahımla önce vatan için sonra kendi benliğim için savaşmaya geliyorum ..
YAMALI SEVDA  par Betulokssuz
Betulokssuz
  • WpView
    LECTURES 400,936
  • WpVote
    Votes 19,089
  • WpPart
    Chapitres 40
Ben boşanmış öğretmen bir babanın kızıyım. Yıllar önce, ben henüz on yaşındayken tayin edildiği Karadeniz bölgesinde aşık olup evlendi. Beni de beraberinde getirdi elbette, çünkü benim annem sorumsuz bir kadın, beni onun eline bırakmadı. Saf Karadeniz'li kadının bir kızı vardı, kendisi ablam olur Zeynep. Babam ve eşi yıllardır birbirini bulmanın huzurundan mıdır bilmem, sakin ama mutlu bir hayat yaşıyorlar. Ben lisede çıktım buradan. Ankara'da liseyi hemşirelik olarak okudum. Üniversiteyi kazanamadım, bende boş durmayayım, babamın yanına geleyim dedim, geldim. On sekiz, on dokuz, yirmi ve yirmi bir yaşlarımda buralardaydım. Sağlık ocağında yardımcı hemşirelik yaptım. O sıralarda babamın eşi Hanife annenin, ahiretliğinin asker oğluyla nişanım takıldı. Tam düğün arefesinde nişanlım olan Halil Yaman, eski sevgilisi, çok sevdiği kız ona kaçınca beni terk etti. Benim adım Tuğba, ben bu şehirden dargın gittim. Yağmurlu bir günde, onların çaylığında birlikte olmuştuk. O sarhoştu, ben aşk dolu. İkimizde nasılsa evleniyoruz dedik ve olanlar oldu. Sonra dünyam başıma yıkıldı, öyle böyle değil ama. Çok şey götürdü benden Halil Yaman ama özümü unutmayayım, çizgimden çıkmayayım diye bana kızımı bıraktı. Tuğçe sıkı sıkı tutunduğum, kendimi adadığım oldu. Ben onunla hayatta kaldım. Yoksa hissettiğim şeyle ölürdüm. Öyle buruk, öyle yamalı bir sevda.
Balca par pembikhayallerr
pembikhayallerr
  • WpView
    LECTURES 7,107,818
  • WpVote
    Votes 325,705
  • WpPart
    Chapitres 56
Öz ailesi sandığı için bütün acıları kabullenen bir kız çocuğu. "Ailemi bulmadan önce etrafa güçlü taklidi yapardım. Onlar hayatıma girdikten sonra birlikte iyileştik ve gerçekten güçlendim." Kalabalığı hiç sevmeyen Balca 4 abi ve 2 kardeşle neler yaşayacak?
ÜZÜM BUĞUSU par bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURES 3,853,744
  • WpVote
    Votes 220,257
  • WpPart
    Chapitres 41
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
ZİNCİRLİ GELİN  par 00ayde00
00ayde00
  • WpView
    LECTURES 129,546
  • WpVote
    Votes 5,758
  • WpPart
    Chapitres 48
"Bazı fedakârlıklar kalbi değil, ruhu esir alır." Ağabeyinin hayatı bir kurşun kadar yakındır ölüme. Kurtuluş ise bir tek yoldadır: berdel. Rojbin, tanımadığı bir adamla, Aziz'le evlenmek zorundadır. Ne hayalleri sorulmuştur ne de rızası... Bu bir aşk hikâyesi değil. Bu, kaderin ve törenin arasında sıkışmış iki insanın hayatta kalma savaşı. Rojbin, sevmeyi değil, susmayı öğrenir. Gözleriyle haykırır, diliyle susar. Ama bazı suskunluklar, en büyük isyandır... Ey töre! Kaç yüzyıl daha Kanla yazılacaksın? Kaç kadın daha Senin için susacak?
Sensiz Kaldım par suleeeee02
suleeeee02
  • WpView
    LECTURES 26,396
  • WpVote
    Votes 1,502
  • WpPart
    Chapitres 27
( Köy Kurgusu..) Onlar birbirlerine dokunmadan bile yanabilen iki kalpti. Ama bir gecede her şey değişti. Bir borç, bir tehdit, bir suskunluk ve yedi yıl süren bir yanlış anlaşılma. Şimdi geçmişle yüzleşme zamanı. Aşk kaybettiklerini geri alabilir mi, yoksa karanlık her şeyi yeniden yutacak mı?
Sakat Ağa (Berdel)  par kikiramaa
kikiramaa
  • WpView
    LECTURES 721,111
  • WpVote
    Votes 6,011
  • WpPart
    Chapitres 5
Ablası onun kaderi olacaktı. O ise sadece gölgeydi. Ta ki gelinliği üzerine geçirene kadar... ☆☆☆☆☆☆●●●●●●●●●●☆☆☆☆☆☆☆ EN BAŞTAN YAZILIYOR !!!
Sev BENİ |TAMAMLANDI-AŞK SERİSİ 2 par Esra269
Esra269
  • WpView
    LECTURES 3,351,665
  • WpVote
    Votes 158,251
  • WpPart
    Chapitres 48
Aşıktı toprak gözlüsü. Güzel gözleri, aşık olduğu kişiyi görünce ışıl ışıl parlardı. Bakmaya, tutmaya kıyamadığı o erkeksi, güçlü, sıcak elleri başka bir kızın elini tutardı. Canı yanardı o zaman genç kızın. Canından bile çok sevdiği toprak gözlüsü, başka bir kızın elini tutarken, nasıl canı yanmasındı ki? Her şeyini bilirdi Aslı, O'nun. Neyi sever, neye kızar, çayına kaç şeker atar, kahvesini nasıl içer, en çok hangi kitabı sever, neyi ister ..hepsini bilirdi. Mehmet'in kendisinden bile daha yakındı Aslı, O'na. Bebeklikleri, çocuklukları, gençlikleri birdi onların. Kalpleri birdi. Ama Aslı, seviyordu işte çocukluk arkadaşını. Çok seviyordu hem de. İçi gidiyordu Mehmet'ine bakarken. Mehmet ona dostça sarılıp, öperken içi gidiyordu genç kızın. Titriyordu elleri, eriyordu kalbi. Öyle güzel bakardı ki Mehmet kendisine...toprak gözlerini öyle güzel gezdirirdi ki Aslı'nın üzerinde. Bir de tatlı tatlı gülümserdi ya hani! İşte Aslı, kaybederdi kendini. Mehmet'i onu sevse, onu görse, onu bilse, onu öpse, onun elini tutsa olmaz mıydı? Ne gerek vardı yabancı ellere? Onun için titreyen, onun tenine değecek olmanın heyecanıyla terleyen kendi elleri dururken, neden başka bir kızın elini tutardı ki Mehmet? Kalbi onun için delicesine çarparken, nasıl da fark etmezdi bunu genç adam? Peki ya Mehmet? Horoz ibiğini(Öyle derdi Aslı'sına Mehmet) paylaşabilir miydi kimseyle? Fark etmeden içine yerleşen o tarifi mümkün olmayan duygularla nasıl baş edebilirdi? --- Aslı ve Mehmet, Nefretten Gelen Aşk(NGA) hikayesindeki Elif ile Ali ve Kenan ile Hayal'in çocuklarıdır. Bu hikaye NGA'nın devam hikayesidir. NGA'daki Aslı ve Mehmet kısımlarını okumak için son bölüm ve özel bölümlere bakın. Hadi, başlayalım.
+5 autres