Okicam insallah
17 stories
-KİRAZ MAHALLESİ - by Lyranoir-5
Lyranoir-5
  • WpView
    Reads 381,492
  • WpVote
    Votes 26,674
  • WpPart
    Parts 46
Her mahallenin kendine özgü bir kokusu, bir rengi, bir sırrı vardır. Kiraz Mahallesi ise, umutla acının, sevdayla mücadelenin, geçmişle geleceğin kesiştiği bir yerdir. Yaren Çetinsoy, hayatın yükünü sırtında taşıyan genç bir kadındır. Bazen suskunluğu ile konuşur, bazen gözlerindeki derinlikte sakladığı sırlarla... Onun hikâyesi yalnızca kendi kalbinin değil, bir mahallenin kaderini de fısıldar. Çünkü kimi insanlar geldikleri yeri değiştirmez; varlıklarıyla oraya yeni bir ruh kazandırırlar. Kiraz Mahallesi'nin taş sokaklarında yankılanan her adım, aslında insanın kendi iç yolculuğuna da ışık tutar. Burada küçük görünen anlar, büyük anlamlar taşır; sıradan bir tebessüm bile yeri geldiğinde bir kalbi iyileştirir. Bu kitap , bazen en büyük gücün sessiz kalmakta değil, kalbini açabilmekte saklı olduğunu hatırlatır. Ve Kiraz Mahallesi, her satırında bize şunu söyler: "İnsan, en çok kendine tutunarak ayakta kalır... ve bazen kader, hiç ummadığın bir sokak başında seni bekler."
Gül Kokusu | Mahalle by hiraethly0
hiraethly0
  • WpView
    Reads 40,939
  • WpVote
    Votes 2,714
  • WpPart
    Parts 14
Uyarı: Mahalle kurgusudur. Yaş farkı, +18 (yetişkin içerik) bulunur. Çürüyen bir ruh, tatlı bir gül kokusuna farkında veya değil bulandığında meftun olmaktan başka bir şansı yoktur. Çünkü tek dalı Gül'ün dikenleridir. "Ben ne yaptığı belli olmayan, uçarı bir adamım ama sen... sen benden bile daha olgun, hayat dolusun. Neden ruhu çürümüş bu adamın yakınında dolaşmasına izin veriyorsun? Benim elimden kaçan ipleri neden tutuyorsun?"
ZEMHERİ by senayyls
senayyls
  • WpView
    Reads 771,786
  • WpVote
    Votes 29,724
  • WpPart
    Parts 36
"Söylesene Güllü?" dedi tekrarlayarak. "Gönlünde büyük adam olabilmeyi başarabildim mi?" "Beni, senden gizleyen herkesi karşına aldığın günden beri..." Kurumuş dudaklarımı ıslatmama fırsat bile vermeden dudaklarıma kapanıp cayır cayır yanmama sebep oldu. ... Mirza Devran Polat ve Gülfem Asel Karaca çocukluk arkadaşı, aynı zamanda zamanda karşılıklı dairelerde oturan aile dostlarıdır. Günlerden bir gün Mirzalar, babasının polis oluşundan dolayı Ankara'ya taşınmak durumunda kalırlar. Bu taşınmanın üzerinden yıllar geçer ve artık Gülfem ile Mirza büyümüşlerdir. Mirza, babası gibi polis olurken Gülfem Ankara'da yani, çocukluk arkadaşı olan Mirza'nın yaşadığı şehirde Hukuk Fakültesi kazanmıştır. Gülfem okulu için Ankara'ya gittiğinde aile büyüklerinin ısrarları üzerine, Mirza ve ailesi ile birlikte aynı evde yaşamaya başlar. Yıllar önce ayrılmak zorunda kalan Gülfem ve Mirza, yıllar sonra yolları kesiştiğinde tekrar bir arada olabilmeyi başarabilecekler miydi? 170623 . . .
KİRAZ ÇİÇEĞİ MAHALLESİ by annalia_dr
annalia_dr
  • WpView
    Reads 940,017
  • WpVote
    Votes 43,299
  • WpPart
    Parts 39
Alin, Kiraz çiçeği mahallesinde kendi halinde yaşayan bir kızdır. Ancak bu sade yaşamı, mahalleye geri dönen arkadaşının abisi Kılıç ile bozulur. Bazen bir salıncak, bir kıvılcımı doğurur. ... Şimdi izninizle size soruyorum. Siz de bizimle salıncağa binmek ister misiniz? Unutmayın, salıncaklar sadece mutlu etmez. Aynı zaman da yakar. Öyle bir yakar ki mutluluk duyarsın alev almaktan. Ta ki kül olana kadar. ... *tamamen eğlence için yazdığım bir kurgudur, lütfen siz de yalnızca eğlenmek için okuyun.
AHZAR by izgocean
izgocean
  • WpView
    Reads 3,636,766
  • WpVote
    Votes 180,154
  • WpPart
    Parts 42
Zorluklarla ayakta kaldığı hayatında bir de bursla kazandığı üniversitesini ilerletmeye çalışan Yağmur, hayatının en büyük pişmanlığını yaptı... Birine aşık oldu. O adam ondan sadece kalbini almadı... ama geride yalnızca pişmanlıklar kaldı. Peki yıllar sonra, bir anda karşılaştıklarında; her şey hâlâ aynı mıydı? *
BALLICA MAHALLESİ by sudedgbkn
sudedgbkn
  • WpView
    Reads 2,247,385
  • WpVote
    Votes 120,171
  • WpPart
    Parts 53
Alisa, babasıyla ettiği büyük bir kavgadan sonra bir inat uğruna şatafat dolu hayatını bir kenara bırakarak bilmediği bir mahallede ev tutar. Fakat mahalleye ayak bastığı ilk andan itibaren ne mahalleyle ne de mahallenin abisiyle yıldızları uyuşur. |Mahalle kurgusudur| 120625
İtalyan(+18)-DÜZENLENECEK by senalines
senalines
  • WpView
    Reads 229,478
  • WpVote
    Votes 8,350
  • WpPart
    Parts 33
Öncelikle belirtmek isterim ki, kitabı normalde başka uygulamadan yazıyordum. Daha sonra direkt yazılmış olan bölümleri buraya attım. Kontrol etme fırsatım olmadı daha sonra edeceğim. Bazı hatalar olabilir. ****** Kalbimdeki sızı geçmek yerine daha da artarken kafamı kaldırıp ona baktım. Kesik kesik aldığım nefeslerle konuşmak adına ağzımı araladım. "Ricardo, tek bir şey soracağım." konuşmakta zorluk çekiyordum. Gözümden akmak için bekleyen yaşları tutmakta zorlanıyorken dolu gözlerimle ona baktım. "Benden ne istiyorsun?" Endişeli bakan gözleriyle üzerime doğru yürürken ellerimi kaldırıp ona uzattım. "Yaklaşma!" Bu halime bir anlam vermeye çalışıyordu. "Alya, ne oldu?" Olduğu yerde durmuş dediğimi yapıp bana yaklaşmıyordu. "Anlat hadi, ne oldu? Biri bir şey mi yaptı?" "Her şeyi gördüm!" Kelimelerim bir bir ağzımdan dökülürken yüzündeki acı dolu ifade yutkunmamı zorluyordu. "Şimdi söyle, benden ne istiyorsun?" Cevabını içten içe bilirken beklentiyle ona baktım. Arada oluşan kısa bir sessizlikten sonra dudaklarını aralayıp konuştu. "Seni istiyorum." *** Alya başarılı bir şeftir. Restoranına babasıyla iş görüşecek olan İtalyan birinin geleceği haberini alınca hazırlık yapar. Babası toplantıya katılamadığı için kızının gitmesini rica eder. İtalyan iş adamı olan Ricardo, aynı zamanda karanlık işler de çevirmektedir. Alya'yı karşısında görünce inanamaz çünkü 3 senedir onu takıntı yapmış, her yerde aramış ve bulamamıştır. Zihninin bir oyunu olduğunu düşünür ama Alya'nın boynundaki doğum lekesini görünce o olduğundan emin olur. Alya'yı neden bulamadığı, onun 3 yıl boyunca nereye kaybolduğu ise bir sırdır. Zamanla geçmişin yüzü ortaya çıkacaktır. *** Yetişkin içerikli ve şiddet içerikli sahneler bulunmaktadır.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 39,039,658
  • WpVote
    Votes 1,682,634
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
Ya Severse? by serolingo_
serolingo_
  • WpView
    Reads 13,948
  • WpVote
    Votes 1,985
  • WpPart
    Parts 24
Arkadaş ortamının eğlenceli ama bi o kadar da sorunları olan çocukla gruba sonradan katılan kızın, çocuğun sorunlarını çözüp, yaralarını sarmak istemesiyle başlayan bi hikaye.. acaba yaralarını sarmayı başarabilecek mı?
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR by ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    Reads 945,329
  • WpVote
    Votes 66,123
  • WpPart
    Parts 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)