Tilkisöyler
4 stories
Mahallenin Ağır Abisi (DELİKANLI) by dlraygt
dlraygt
  • WpView
    Reads 1,727,749
  • WpVote
    Votes 76,773
  • WpPart
    Parts 57
Bizim hikayemiz içimizden biri öldüğünde başlayacak. Ben Hakan Yılmaz. Öyle soyadıma bakmayın; çokta güzel yıkılışlarım olmuştur bu dünyada. Sağlam darbeler yedim çocuk yaşımda. Kanımın, yaralarımın arasında büyüdüm ben. Bir mahalle var içinde bir çok yaşantının olduğu; İhanet, aldatmak, yaralamak, sevmek, çok sevmek, fedakarlık ve en kötüsü de birini öldürmek. Birini kurban etmek. Ben bu olayların tam ortasındayım. Ben önce sevdiklerimi, sonra tek tek ölümü kucaklayanım. Ben aslında namlunun ucuyum. İncirli mahallesinde olan tehlikeli kovalamacalar, güçlü ve sadık dostluklar, derin ve açığa vurulmamış aşklar hepimizi dipsiz bir kuyunun sonuna getirecek. KÜÇÜK MAHALLENİN BÜYÜK SEVDALARI... 18.04.16 BU HİKAYE ACI BİR HİKAYEDİR. MUTLULUK ARAYANLAR HAYALKIRIKLIĞINA DÜŞMESİNLER.
AĞAÇKAKAN by Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    Reads 7,460,982
  • WpVote
    Votes 322,340
  • WpPart
    Parts 57
*** "Hiçbir şey beni senin bu korkaklığın bu ilişkiye sahip çıkmayışın kadar üzemez. Seni seviyorum diye senden vazgeçemiyor değilim. Bugün olmaz yarın. Vazgeçerim. Bir başkasına aşık olurum!" dedim öfkeyle. Elini ağzıma kapattı, bir elini belime koyarak bedenimi kendine çekti. Savrulan bedenimin eğer tutmasaydı düşeceğine emindim. Ellerimi göğsüne koydum. Gözlerinin içine bakarken çatık kaşlarının altındaki yeşil gözleri, benim günlerdir denediğim ama yapamadığım şeyi yapıyordu. Öfkesini, bedenime ince ince işliyordu. "Madem öyle... Hazırlan." Elini çekmediği için anlamadığımı sadece bakışlarım ile iletmeye çalıştım. "Bir ay sonra nişan, şubat tatilinde düğün." Ben söylediklerinin etkisi ile şok olurken arkasını döndü, bizim evin bahçesine doğru bir iki adım attı. Ondan çıktığına emin bile olamadığım gür bir sesle bağırdı. "Aytekin!" Kalbim korku ile kasılırken yanına koştum. "Ne? Ne yapacaksın? Hey!" Beni dinlemedi, önüne geçip durdurmaya çalıştığım bedenini sola kaydırdı, bir daha bağırdı. "Aytekin!" Bizim evin ışıkları ile birlikte Cemile teyzelerin ışıkları da açıldı. "Ferhan..." Dediğimde bakışlarını ağabeyimin penceresinden bana çevirdi. "Ferhan yok..." dedi alayla. "Ferhan ağabey diyeceksin." Ellerini havada iki kez itiraz edercesine salladı. "Pardon! Korkak, gururlu, aptal ve sevmeyen Ferhan ağabey diyeceksin!" Bizim evin kapısı açıldığında son kez onu durdurmaya çalıştım. "Ferhan böyle değil. Bir anlık öfke ile değil!" dediğimde ellerimi tuttu, göğsünden indirdi. "Ne bağırıyorsun lan?" diyen ağabeyime aldırmadan bana bakarak konuştu. "Gözünde adamlığım kalmadı ya, bırak onun gözünde de kardeşliğimiz kalmasın. Ama sen..." Bakışlarını yanımıza gelmesine bir iki adım kalan ağabeyime çevirdi. "Bu saate sonra vazgeçme hakkına sahip değilsin." ***
66. Sone by Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    Reads 28,584
  • WpVote
    Votes 2,106
  • WpPart
    Parts 8
"Hayattaki tüm soyut kavramları somuta dökecek olsaydım eğer bunu bir satranç tahtasının üstüne dökerdim. İlk taşım piyon, şüphesiz umudum olurdu. Önemsemediğim, nasıl olsa bundan çok var dediğim, ilk vazgeçtiğim. İlk öne sürdüğüm. İkinci taşım at, güvenmek olurdu. Çünkü güvenmek için önündeki engelleri aşabilmem gerekiyordu. Bir kere güvenirsin, taşı kaybedersen beklersin. İkinci atını oynatmak için yani ikinci kez güvenmek için cesaretinin olması gerekir. Oyun bitmeden bu taşı mutlaka öne sürersin. Mutlaka ikinci kez güvenmek istersin. Üçüncü taşım kale, şüphesiz sadakat olurdu. Hep aynı düzlemde ilerleyen, orada olduğundan emin olduğum, beni şaşırtmasını istemediğim his. Dördüncü taşım fil, başarı olurdu. Hep güçlü hissettiren, limiti olmayan. Üstelik ikinci bir şansı mutlaka veren. Beşinci taşım vezir, aşk olurdu. Her şeye gücü yeten, koruyup kollayan. Şah kadar önemli olan. Kolay kolay harcayamayacağın. Ve altıncı taşım şah, işte o ailemdi. Uğruna başarımı, sadakatimi, güvenimi, umudumu ve aşkımı harcadığım ailem. Kaybedersem oyunun da bittiği o güzel taşım. " Bir adam girdi şehrin en ücra sokağından yalınayak. Bir kadın çıktı şehrin en işlek sokağından gardını kuşanarak. İnsanlığın hikayesi bir erkek ve bir kadının dünyaya gelmesi ile başladı. Bizim hikayemiz bir kadının ve bir adamın ölmesi ile başladı. Ölüm ve doğum. Bizi birbirine çeken ve daha büyük bir kuvvetle savuran olgu. Umudun karamsarlığa yenildiği, güvenin hayal kırıklığına dönüştüğü, sadakatin ihanetten ağır geldiği, yenilgilerin başarılardan üstün olduğunu görenlerin hikayesi. En önemlisi, kimin şah kimin vezir olduğunu bilmeyenlerin hikayesi. Firdevs & Cihan // 66. Sone.
Karanlığın Prensleri "Günahlar Evi" by GathrieL
GathrieL
  • WpView
    Reads 1,712,165
  • WpVote
    Votes 107,230
  • WpPart
    Parts 99
Birbirlerinden başka kimsesi olmayan üç genç kız büyüdükleri yurdu kapanmaktan kurtarmak için "Günahlar evi'nde" çalısmaya başladılar. "Gece yarısı olduğunda asla odandan çıkma." Ve uymaları gereken en önemli kural buydu. İçlerinden birinin kuralı çignemesiyle hayal bile edemeyecekleri bir hayata geçiş yaptılar. Günahlar evinde nelerle karşılaşıp, nasıl güvende kalacaklar? Ve asıl baş etmeleri gereken üç ölümsüz erkek karşısında kayıtsız kalabilecekler midir? Serinin birinci kitabı : Karanlığın Prensleri "Günahlar Evi" Serinin ikinci kitabı : Karanlığın Prensleri "Muamma" Serinin üçüncü kitabı : Karanlığın Prensleri "Şeytan'ın Melezi" Serinin dördüncü kitabı : Karanlığın Prensleri "Tanıdık Yabancı" Serinin beşinci kitabı : Karanlığın Prensleri "Gölgedeki Avcı" Yayınlamakta olduğum bu hikaye az da olsa yetişkin ve şiddet öğeleri barındırdığından +16 yaş kitlesi için daha uygundur.