mixed but perfect
65 stories
GÖNÜLÇELEN by orenda25
orenda25
  • WpView
    Reads 1,560,246
  • WpVote
    Votes 121,492
  • WpPart
    Parts 38
Bu bir anlaşmalı evlilik kurgusu. En azından onlar öyle sanıyordu. Savaş Ali pusulası bozuk bir gemi. Asude'nin kıyılarına demir atınca öğrenecek pusulasız da yön bulabileceğini. Pamuklara sarılarak büyütülen Asude... Egenin huzurlu kıyılarından Karadenizin hırçınlığına düştüğünde anlayacak oyun oynamanın meşakkatini. Bir denklemde olmaması gereken her şey bir araya geldi. Savaş Ali evlilik baskısından kurtulmak için Asude'ye bir teklifle gitti. Onun için uygun gelin zaten seçilmişti ama Savaş için bu kabul edilemezdi. Madem kaçamıyordu evlilikten, gelinine de kendi karar verebilirdi. Babaannesi bir gelin sahibi olacaktı, onun istediğinin tam tersi özelliklerde olması Savaş'ın suçu sayılmamalıydı. Ya da bu kanıya Asude'yi tanımadan varmasa mıydı? Savaş için bu plan her şeyiyle mükemmeldi aslında. Ayarsız dilini, ipe sapa sığmaz gülümsemelerini, oyunbaz hallerini görene kadar çok da emindi. Sonra onun aslında bir GÖNÜLÇELEN olduğu ile yüzleşti. İKİ OYUNBAZ, VASAT BİR PLAN VE PİYANGODAN ÇIKAN AŞK! Her şeyin karma karışık olması için lazım olan her şey onların elindeydi...
On Randevu by silentsey
silentsey
  • WpView
    Reads 19,144
  • WpVote
    Votes 1,977
  • WpPart
    Parts 13
Adada geçen yaz tatilleri... İki yakın aile, her yaz tatilini adadaki evlerinde geçirirler. Yıllardır adaya uğramayan Berkin, bu yaz ailesinin ısrarıyla geri döner. Sadece bir ay kalacaktır. Yaz ise Berkin'le daha fazla vakit geçirebilmek istiyordur. Berkin'i tüm tatil boyunca kalması için ikna etmeye çalışır ve on randevu teklifinde bulunur. Adada beraber on randevu gerçekleştirecek bu ikiliyi yeni başlangıçlar bekliyordur.
His Yankısı by silentsey
silentsey
  • WpView
    Reads 32,019
  • WpVote
    Votes 3,680
  • WpPart
    Parts 11
Sevdanın gönle düşüşü her zaman bir kez gerçekleşmez. Gönül, her düşene de sevda demez. İlk tohum toprağın altına gizlice atıldı. Aylarca sessiz bekleyecek. Fırtına ufukta belirdiği an yeşerecek... Sarmaşık dalları iki kişinin bileğine sıkıca sarılacak, anahtar yuvası kilitlenecekti. Anahtar kimde? Bir kurşun askerin cebinde. Ela, hayatının yeni yolunda adımlarken yanı başında elini tutan bir oğlu vardır. Aştığı yolda geride kaldığı düşünülen engeller, her seferinde tekrar karşısına çıktığından oğluyla yeni bir eve taşınır. Yeniliğin her zaman bir başlangıç yarattığına inanılsa da kaderin oyununun önüne geçebilmek hiçbir zaman mümkün olmayacaktı. Ela'yı yeni evinde bekleyen başka yol ve çok başka engeller bulunurken kader onun karşısına bir oyun arkadaşı çıkarttı. Yan komşusuyla kendini atışmalı bir hikayenin ortasında bulan Ela, gün geçtikçe hayatına açılan yeni yollara oğluyla birlikte uyum sağlamaya çalışırken bilmediği bir şey vardır. O da kapısının önünde bulduğu kutuyla dengelerin yavaşça değişeceğidir...
16.07.2026 tarihinde kaldırılacaktır by hemhal890
hemhal890
  • WpView
    Reads 1,092,269
  • WpVote
    Votes 82,964
  • WpPart
    Parts 57
Tek sorun onunla anlaşmalı evlilik yapacak kadını nereden bulacağıydı. "Üniversiteden Firuze!" dedi yakın arkadaşı Mehmet. "Para avcısı Firuze." Hızla telefon rehberinde göz gezdirirken karşısındaki adam sırtını koltuğa yaslamış kahvesinden bir yudum içiyordu. "Sıfır risk. Yakana yapışmaz. Boşanmamak için direnmez. Parayı alır ve yapması gerekeni yapıp gözden kaybolur." "Firuze mi?" Hikaye içerisinde reklam yapmayın lütfen. 11.10.2025
KÖYGÖÇÜREN by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 6,019,981
  • WpVote
    Votes 467,648
  • WpPart
    Parts 86
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
DİVANELİ by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 2,495,533
  • WpVote
    Votes 39,642
  • WpPart
    Parts 11
Hikaye, 1980'li yılların yaz sonuna doğru havaların serinlediği, yaprakların sarardığı ama sonbaharın henüz açık seçik bir şekilde kendini göstermediği bulanık bir zaman diliminde aittir. Bir genç kızın uzaktan uzağa gördüğü ve henüz tanımadığı bir adama hayranlık duyuşunu, ardından çevresinin onay verdiği ve hiç görmediği biriyle hayatının en önemli kararlarından birini verişini, bu kararın üzerine de omzuna yüklediği sorumlulukları nasıl yöneteceğini anlatır. Hava nadiren güneşli, toprak çoğunlukla verimli, Nare her zaman sessizdir. Buna tezat epeyce gürültülü bir adam hayatına girmek için yollar aramaktadır. Keyifli okumalar. ... Hikaye Karadenizde geçmektedir.
GİRAY by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 1,996,128
  • WpVote
    Votes 128,570
  • WpPart
    Parts 54
"Saçların uzunmuş.." dedi ama tereddütü epey açıktı adamın. Ama bugün denilenden sonra yanlış anladı kız, adamın bundan rahatsız olduğunu düşündü nedense, daha yeni görüyordu Giray saçının hepsini. Tam olarak olmasa da düğünleri bile olmuşken saçını açmaktan çekinmemesi gerektiğini düşünmüştü, helaldi artık sonuçta... Aynadan onunla göz göze gelince sordu aynı tereddütle, "Keseyim mi yani?" Giray kaşlarını çattı kızın tavrıyla, ilk tanıştıklarında her lafıyla bir kasırga koparacak kadar kesin olan Dilrûba artık her daim kırılgandı.. Artık evli olduklarında, kocası sıfatı taşıdığından mıydı bu tavrı? Bazen düşünüyordu, ona yardım edeyim derken bastırmış, ya da ezmiş miydi hiç? Boyun eğmeye mahkum mu hissettirmişti? Düşündüğüyle kendine olan öfkesini atamadan sordu kıza, "Niye kesecekmişsin?" "Dökülür belki. Aynı odada olacağız ya.." yutkundu, boğazını tazeledi ama sözlerini tazeleyemedi, ne diyecekti ki? Bilemedi Dilrûba.. "Dağılır her yere." Giray rahatsız olurdu belki kendisinden parçaları her yerde görürse.. Onun konuyu açmamasını uzun bir süre aynı odada kalacaklarına yormuştu çünkü.. Gözlerini kızdan ayırmadan yaklaştı Giray. Bakışları onun uzun saçlarını okşasa da eli çekindi, mahrum kaldı bu tatlı zevkten, "Dökülsün.." dedi yumuşakça, Ben toplarım senin ardından.' dedi içinden, 'Bir de saklarım, kimseler göremez, benim mahremim olur..' 'Senin gibi...' Saçlarını tutarak hafifçe tebessüm etti Dilrûba, "Salık gezmem o zaman, fazla dökülmez.." dedi ama saç değildi tam olarak kastettiği. Hayatında bana dair pek bir iz bırakmam, rahatsız, olmazsın diyordu.. Şu akşamdan itibaren herkes biliyordu evli olduklarını... O yüzden sanki iki gün önce değil de şimdi kıyılmış gibiydi nikâhları.. Öyle hissediyordu. "İstediğin gibi gez, nasıl rahat eder, nasıl istersen.."
TAMİRCİ by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 1,075,816
  • WpVote
    Votes 61,058
  • WpPart
    Parts 23
Sakin bir aşk hikayesi... Üniversite için farklı şehirlerden gelen ve arkadaş olan iki kız yurt hayatından hoşlanmaz ve ayrı bir eve çıkmaya karar verirler.. Ailelerinin onayını zar zor alıp taşındıkları mahallede tamirci kardeşlerle tanışırlar vee hikayemiz de böylece başlar.. ****** Genç kız ellerini üzerindeki kıyafete sürterek gergince durdu tamirci adamın karşısında, nasıl söze başlayacağını bilemedi, "Biz yeni taşındık da buraya." Eliyle sanki görünüyormuş gibi kaldıkları öğrenci evini işaret etti, "Kaloriferlerden birinde sorun var." nedensizce ekledi sonra, "Fıs fıs edip duruyor." Tahir karşısında derdini anlatmaya çalışan kızın önce rahatsız haline güldü, sonra da dediğine, "Fıs fıs mı ediyor?" ******* "Alo Esma.." Karşı taraftan yanıt gelince hevesle konuşmaya devam etti Eslem, elindeki bıçağa ve az önce binbir uğraşla söktüğü gider borusuna sırıtarak bakıyordu, "Şey ya, ben bulaşık yıkıyordum az önce... Bu gider sağlam değilmiş herhalde durup dururken patladı çıktı, bir şeyler oldu yani buna.." Genç kızın telefonun diğer ucunda yalancı bir hayretle söylediklerini dinledi gülmemek için dudaklarını bastırarak, sonra dile getirdi asıl istediğini, "İşte şey diye aradım seni..." dudağının kenarını kaşıyıp tavana doğru baktı oturduğu yerde, "Ben Mahir'in arayamam şimdi sen arasana gelsin de baksın.."
ATEŞTEN GÖMLEK by meksikaacmazi
meksikaacmazi
  • WpView
    Reads 164,596
  • WpVote
    Votes 16,010
  • WpPart
    Parts 41
2024'ün ün bir Eylül akşamı, bir kadın ve bir adam tam 15 yıl sonra yeniden karşılaşmışlardı. Ve bitti sandıkları hikayeleri, yeniden can bulmuştu. Çünkü bazı hikayeler yarım kalırdı, yeniden başlasın diye. ***Gerçek bir hikayeden esinlenilmiştir.
İçten İçe by sinembyksa
sinembyksa
  • WpView
    Reads 435,197
  • WpVote
    Votes 20,752
  • WpPart
    Parts 36
Evliliğe nazaran boşanma oranının yüzde doksan arttığı bir dönemde yaşamak Hafsa'nın kara belasıydı. Evliliğini yürütmeyi bile başaramayan kara dul denecek kadar şansız bir kadındı. Yüzde doksanlık orana dahil olan bir diğer kişi bahtsız Cengiz olmuştu. Yüzüğünü parmağından çıkarırken nafaka derdini boynuna kolye edindiği için oldukça gergindi. İki talihsiz gencin parmağına yeniden yüzük takılmak istendiğinde yaralı iki gencin kararı ne olacaktı? Dul olmanın dert olduğu bir ülkede gençlerin başı elbet bağlanacaktı. Ailelerin bilmediği şey ise; evlatlarının sanıldığı gibi masum olmadığıydı. "Bir kadının kendini arayışı." HİKAYE YETİŞKİN UNSURLAR İÇERMEKTEDİR. 🔞