okyanusun çiçekli bahçesinden,🌟
6 stories
Kara Alaca Dönümü by -madamyazar
-madamyazar
  • WpView
    Reads 833
  • WpVote
    Votes 145
  • WpPart
    Parts 4
"Şimdi ne yapacağız?" 12, yılanın inine inişimdi; 21, yılanın kendisi. Yedi kalptik, birbirimize dikildiğimizi bilmeden bir gecede hiç edildik. Tercih hakkı verilseydi hiç şüphesiz aydınlığın hükmünü seçerdik. Ölmüştük, öldürülmüştük; on beş saatte bir asır büyümüştük ama kaderin kara kalemini kimsenin eline bırakmamaya yeminliydik. Kanattan idam sehpası, kozadan urgan yapmayı bilmiştik. Kelebeğin hakkı yirmi dört saatti ama biz yirmi biri kendimize pusula etmiştik. Alaca kuşu sarmaya yetmeyen ellerimizle kelebeğin omurgasındaki koza kalıntılarını temizlemiştik. Tetiği iki kez çekmiş, birinde çocuk kalbin cenazesini kaldırmış diğerinde zehre dönen gözün yemin törenini düzenlemiştik. En sevdiğimiz rengi mavi bilmiş, gözlere gömülen çerçeveleri korumak için geçmişle zehirlenmiştik. Bir yara izinde beraber yaralanmış, yarınımızı o nefretten inşa etmiştik. Sevsek de sevmesek de o yaraları sarı çiçekli taçlarla süslemiştik. Kuzu sofrasında kurt, çölde kuyuyduk. Onduk, dokuzduk. Yaşlıydık, yetişkindik, çocuktuk. Ve bizler, bütün uyumumuzu zıtlıklarımıza borçluyduk. "Hep yaptığımız şeyi," dedi kararlı bir sesle. "Savaşacağız." Alaca kuş öter, gün döner; ben ölürüm ama sen olursun kefen. • haziran 2023 | madamyazar
Unuttun Mu Beni?  by o1prenses
o1prenses
  • WpView
    Reads 14,034
  • WpVote
    Votes 528
  • WpPart
    Parts 6
▪︎ Kısa roman. Kirpiklerimde takılı kalan gözyaşını izlediğini fark ettim, anlamlandıramadığım ifadeyle "Titriyorsun," diye fısıldadı. O diyene kadar titrediğimin farkında değildim. Islanmayı göze aldığını bilsem de şemsiye uzatmasını istemediğim için geriye adımladım. Dudakları hafifçe kıvrıldı, şemsiyeyi sıkıca tuttuğu elini uzatarak ıslanmamı engelledi. "Ağlıyorsun," derken gözleri kısıldı. "Ağlama minik serçe." diye fısıldadı derin sesiyle. Göz pınarlarımda kuruyan gözyaşlarım, iğne gibi gözlerime batarken yutkundum. ° Texting formatından roman hâline dönüştürülüyor. • Tüm hakları bana aittir. En ufak bir çalıntı durumunda gerekli yerlere başvurulacaktır.
Yaşarken Ölmek Gerekir by kayipbirsahis
kayipbirsahis
  • WpView
    Reads 260,987
  • WpVote
    Votes 15,470
  • WpPart
    Parts 58
"Beni kendi inşa ettiğim o korkunç okullardan alıyor, uyuz Sokrates gibi sorular sorup konuşturuyor, sistemimdeki tüm karanlığı kendi kendime anlamamı sağlıyorsun." Gülümseyerek yanağını hafifçe okşarken gözlerim yanıyordu. "O itaatkâr karanlığın yanında senin ışıklarının kâfirlik olduğunu söylediğimde bana enfes resimler gösteriyor, aklımı alıyor; bir sahneye çıkartıyor ve kalbimi veriyorsun." Normalde kabul etmeyeceğim kadar yoğun duygular çenemin hafifçe titremesine sebep olurken onun dudakları hafifçe aralanmış, gözleri tamamen bana teslim olmuş bir vaziyette yüzümü izliyordu. "Omuzlarımda olduğunu bile unuttuğum o korkunç yükü çekip alıyorsun..." İç çekerek saçlarını bir kez daha okşadım. "Ama sistemim o karanlığa o kadar alışık ki yalnızca ışık değil, savaşma arzusu da getiriyorsun. Karşıtlıklar... Ortaya çıkarıyorsun. İçimde cadıları yakıyorlar, fikirleri suçluyorlar, çiçekleri izinsiz açtılar diye susuz bırakıyorlar... Yine de başımı döndürüyorsun, beni aydınlatıyorsun, elimden tutuyorsun ve aslında benim bahara ihtiyacım olmadığını, tek başıma baharı getirebileceğimi söylüyorsun. Sen geldiğinde gülümsemek istiyorum." Kısa bir an göz göze kaldık, yutkundum. "Anlıyorsun değil mi?" derken bir sarhoştan ziyade çaresiz bir divane gibiydim. Cevap olarak hafifçe yutkundu, elleri belime yerleşti. Sanki bu bir fitilmiş gibi ona doğru daha da yaklaştım, burnum yanağında bir çizgi çizerek sürtünürken derin bir iç çektim. Nefesi durdu. Sonra ellerimi yüzünden çekerek birini omzuna, öbürünü göğsüne yerleştirdim ve gözlerim yüzündeki en sevdiğim noktaya indi. Ne olduğunu bile anlayamadı, dudaklarım sus çizgisine yaslandı. "Benim rönesansım." Mart 2020 GENÇ YETİŞKİN
Hüzün Yağmuru Senfonisi by -madamyazar
-madamyazar
  • WpView
    Reads 74,658
  • WpVote
    Votes 9,507
  • WpPart
    Parts 37
"99 tane sarı balon uçuracağız gökyüzüne iyileştiğin gün." Küçük kız, gözüne gelen gün ışığını minik elleriyle engellemeye çalışırken başını çevirip yanında duran masum yüze baktı. "Neden 99 tane?" diye sordu anlam veremeyerek. Çocuk, küçük parmaklarının hepsini açıp on sayısını gösterdikten sonra gülümsedi. "Çünkü en mükemmel sayı 10 olarak kabul edilir ve ben mükemmel şeylerden hoşlanmam." deyip serçe parmağını avucuna kapatarak dokuz yaptı. "O zaman, neden 9 tane değil de 99 tane?" "Çünkü 9 tanesi sevincimizi anlatmaya yetmez." Birbirlerine bakıp tebessüm ettiler. Küçük kızın karşısında duran bu kişi, minik bir çocuğun yüreğinden çok daha fazlasını taşıyordu. Sakince serçe parmağını büküp çocuğa doğru uzattı. "Söz mü?" Küçük çocuk da onun yaptığı gibi serçe parmağını büküp kızın parmağıyla buluşturdu parmağını. "Söz, hem de güneş sözü." • mayıs 2020 | madamyazar •kapak | sevgisizcesevdi•