♥️
10 stories
PANDORA +18 |Yeniden Yazılıyor by littlecosmoss
littlecosmoss
  • WpView
    Reads 3,635,816
  • WpVote
    Votes 113,020
  • WpPart
    Parts 48
Küfür, yetişkin içerik ve rahatsız edici sahneler içerir. ''Sevgilinin evinde, sevgilinin koltuğunda...'' der demez, titremelerim olsa da onun boğuk sesini pür dikkat, en tahrik edici melodileri dinler gibi dinlemeye devam ettim. ''Benim için bana geldin.'' dudaklarını kasıklarıma yasladığı gibi beni kana kana içmeye başladığında bu görüntü karşısında karnımı içime çekerek koltuğun başına tutundum. Kelimeleri beni bir bıçak gibi yaralarken, dili içimdeki yakıcı darbelere son verdi. Dişlerini tenimden çekerek gözlerimin içine baka baka dudaklarını yaladı. ''Sana dokunduğunu söylediğin her saniyeyi dakikaya çevirdim, yediyle çarptım.'' diyerek kalçama sert bir darbe daha yediğimde inleyerek gözlerimi kapattım ve başımı arkaya attım. ''Sana dokunduğunu söylediğin yerde seni ağzıma akıttım.'' -- Başlangıç Tarihi: 22 Temmuz 2020 YETİŞKİN İÇERİK VE KÜFÜR İÇERMEKTEDİR Kapak Tasarımı: @theguldesign
TENİ TENİME by amber_lolita
amber_lolita
  • WpView
    Reads 5,199,795
  • WpVote
    Votes 139,345
  • WpPart
    Parts 41
Saraçoğullarının biricik kızları Feride, babaannesinin zoruyla iş hayatını öğrenmesi için holdinglerinde asistan olarak çalışmaya başlar. Fakat patronunun geceleri rüyalarını süsleyen adam olduğunu henüz bilmemektedir. Arslan Karahanlı'nın ise bu şımarık küçük kadınla başı derttedir! ••• Arslan terden ıslanmış saçlarını geriye iterek mayhoş bir gülümsemeyle kaplı şişmiş dudaklara tekrar kapanmadan önce çok netti. "Seni başkasına bırakmam. Sonucu ne olursa olsun, bu düğün olmayacak!" ••• +18 unsur barındıran bir hikaye. Yetişkin içerikten rahatsız olacakların okumaması rica olunur!
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,451,451
  • WpVote
    Votes 2,254,149
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
Deliler Ağlamaz KİTAP OLUYOR by ilmelistan
ilmelistan
  • WpView
    Reads 4,887,131
  • WpVote
    Votes 15,664
  • WpPart
    Parts 3
"Soyun!" dedi ve dudaklarındaki o histerik, şeytani gülümseme yeniden kendisini gösterdi. "Bunu yapamam." dedim korku, bedenime hükmetmeye yüz tutmuşken. Umursamadı. Bakışları, bir psikopat kadar anlamlı, bir deli kadarsa ardı görülemez şekilde parıldıyordu. "Sana yapabilir misin diye sormuyorum. Kıyafetlerini çıkar ve buraya gel. " Bir psikopatla nasıl başa çıkacağınızı bilirdiniz. Ardında yapacağı hamleler, kafasındaki kurduğu dünyadan nefes alırdı. Ama o, ardı arkası kesilmeyen bir dehşetin yüzüydü ve bunun farkındaydı. Çünkü tam olarak bu olmak istiyordu. O psikopatla taçlandırılamayacak kadar deliydi. Ve istediklerini yapmazsam, zelzelesi dünyama kıyameti yaşatmaya ant içmişti. Onu tanımak, sokakta yaşayan bir adamı yaşamak kadar korkutucuydu. Onu hatırlamak, damarlarımda dolanan kanı donduracak kadar soğuktu. Onu yaşamak, gökyüzü gibiydi. Günün her saatinde, değişebilecek milyonlarca mucizeyi ellerine verecek kadar kudretli ve ulaşması imkânsız olandı. Onu bilmek ise imkânsızdı. Çünkü o var olanı, var olmayanlarla süsleyecek tek insandı. O, Bir deliydi.
KIRMIZI KİTAP OLUYOR by ilmelistan
ilmelistan
  • WpView
    Reads 95,768,718
  • WpVote
    Votes 4,173
  • WpPart
    Parts 4
Nefesi kesildi. Kalp atışları hızlandı. En kötüsü ise; yine kasıklarında tatlı bir sızı dolandı. Bu adam farklıydı. Bu adamın zümrüt yeşillerinin siyaha çalacak kadar koyulaşması bile muazzamdı. Bu adam tehlikeliydi. Ama bu adam arzuydu. Bu adam kırmızıydı.
BEYAZ (+18) by ilmelistan
ilmelistan
  • WpView
    Reads 2,032,051
  • WpVote
    Votes 8,098
  • WpPart
    Parts 4
Beyaza bulanmış bir kadının en çekici hâli Nefesi ateş Ruhu kor bir kül tanesi olan o adam... Mirza Mahzaroğlu Demre Remizade... Onlar.... Yalancı bir ruhun Ufalanmış kırıntılarından beslenen Birer yabancı...
CENNET KENT +18 by ilmelistan
ilmelistan
  • WpView
    Reads 3,138,181
  • WpVote
    Votes 2,506
  • WpPart
    Parts 3
"Bacaklarını biraz daha aralaman gerek." dedi o içimdeki kıvılcımın oluşmasına neden olan bir ses tonuyla. İstediğini yaptım ve bacaklarımı iki yana aralayıp gözlerine bakmaya çalıştım ama o, gözlerime bakmak yerine benim bulunduğum pozisyonu izlemeye odaklanmıştı. "Eteğini yukarı çek." dedi ve oturduğu yerde beni izlemeye devam etti. Yine istediğini yapıp eteğimi yukarı çekiştirdim ama bu sefer ona sunduğum manzara yüzünden utanmadan edemedim. O ise benim hâlimi umursamıyordu bile. "Şimdi külotunu kenara sıyırmanı ve kendini okşamanı istiyorum."
KÜÇÜK YALANCI (DOKUZ YAYINLARI İLE RAFLARDA) by msmarvi
msmarvi
  • WpView
    Reads 15,188,949
  • WpVote
    Votes 172,042
  • WpPart
    Parts 39
Koca sema, diz çöktü gözlerine. Ay bembeyaz parlak tenin yanında soluk kaldı, yıldızlar gökyüzü kadar karanlık olan saçlara meydan okudu. Bulutlar ağladı, yağmur selam verdi kanlı ellere. Kalplere sis çöktü, güller boyun büktü üzerinden çıkmayan kan kokusuna. Ve dinledi toprak sözlerini. "Saçların kadar uzun ve güzel olsun ömrün Küçük Yalancı." Dedi adam, ama kesti kadının saçlarını kendi elleriyle, kıydı sevdiğinin ömrüne. "Hiçbir yere gitmeyeceğim sevgilim..." Dedi kadın, ama tutmadı sözünü, kıydı sevdiğinin aşkına. Sevdiği kadınları bir bir kaybeden acımasız katil, Akın Korel. Sevgiden yoksun kurak bir kalp ve o kalpte açan beyaz bir papatya. Kendi döktüğü göz yaşlarıyla büyüdü, getirdi baharı. Kimse fark etmedi onu. Güllere ulaşılmak isteyenlerce ezildi, yine döktü göz yaşlarını. Adam fark etti solan papatyayı, aldı ellerine. Ama öldü beyaz papatya. Muhteşem bir koku sardı etrafı. Ölü bir çiçek hiç böyle güzel kokar mıydı? Yaşadığını sandı, sevindi adam. Ama bilmiyordu papatyaların ölünce koktuğunu. Öğrendiğinde ise artık çok geçti...
OKYANUSUN ÖLÜMÜ +18 by Arianassa
Arianassa
  • WpView
    Reads 257,370
  • WpVote
    Votes 11,790
  • WpPart
    Parts 25
Kalçalarımdaki iri avuçları bedenimi kaldırıp duvara yasladı. Boynumda gezinen ıslak ve kıvrak dili tenime sürtünüyordu. Kara ve gür saçlarında dolaşan parmaklarım dişleri tenime saplandığı an sert bir şekilde saçlarını yolarcasına çekti. Aman Tanrım ben şuanda ne yapıyordum? Olmamam gerken bir adamın kolları arasında kendimden geçiyordum. Bu yanlıştı hemde çok yanlış.. Ama asla bu kadar doğru hissetmemeştim. Sırtımı soğuk duvardan ayırıp yatağın yumuşak yüzüne yatırdı. Boynumda gezinen dili ıslak bir iz çizip çenemden yukarıya çıktı ve dudaklarımı buldu. Uzun ıslak dili dudaklarımda dolaşırken aklımı kaçırmak üzereydim. Bacak aramda ince bir sızı ve ıslaklık vardı. Onun varlığı ise tam o ıslaklığın üzerinde bir damar gibi atıyordu. Ben tam olarak ne yapıyordum..?
KAM+18 (Tamamlandı)  by Arianassa
Arianassa
  • WpView
    Reads 359,585
  • WpVote
    Votes 25,181
  • WpPart
    Parts 51
"Şimdi, burda seni öpersem bana karşı çıkar mısın deam morte?" Deam morte, ölüm tanrıçası.. Kalbim tekledi. İçimde binlerce feryat yükseldi. Onun kucağında bir kedi misali, hayır tanrım bir çocuk misali tünemişken tıpkı bana yakıştığı gibi ölüme layık gördü. Bu caizimde bir hakaret değil övgüydü. Deam morte, ölüm tanrıçası. Ölüme hükmeden ama aynı zamanda da yenik düşen tanrıça. Ona engel olamazdım. İstesem belki beni öpmesine engel olurdum. Ama istediğim bir eyleme engel olmak istemiyordum. Bu yüzden gözlerim beklenti ile gözlerinden dolgun dudaklarına kaydığı vakit omurgam sıklaştı ve ben kucağında biraz daha gerildim. Belimdeki eli yavaşça yukarıya sürtündü. Kucağında oturduğum için yukarıya sıyrılan eteğim biraz daha yukarıya kaydı. Umrumda olmadı. Uzun sıcak parmakları saçlarımı sert bir şekilde kavradı ve ensemden baskı uygulayarak kendine çekti. Aynı anda verdiğimiz nefesler birbirimizin dudaklarında son bulmuşken dudakları başlangıcının sertliğine tezat narin bir şekilde dudaklarımı okşadı.