En sevdiklerim
10 stories
GÜL KUYUSU by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 3,827,306
  • WpVote
    Votes 254,976
  • WpPart
    Parts 20
"Kaburgam acıyor," diye fısıldadı, gül kuyusu. "Kaburgamı çaldın benden." Adam kızın yüzünü tam kaburgalarının üstüne bastı. "Burada, gül kuyusu," dedi ifadesiz bir sesle. "Burası senin sürgünün. Buradayken ne ölüme kavuşabilirsin, ne de kendini geri alabilirsin artık." Kız, adamın kazağını kavradı, yüzünü kaburgalarının arasına gömdü ve kaşlarını çatarak başını iki yana salladı. "Ölüme kavuşturmayacaksın beni," diye fısıldadı. "Bana beni geri vermeyeceksin." "Asla." Kızın, göğsünün ortasında bir yarası vardı, o yaraya bir isim bile vermişti. Adam, o yarayı ondan çalmıştı. O yaranın adı, "çocukluğum"du. Artık yeryüzüne yağan gül yapraklarının rengi, kan kırmızısıydı. Zehirli kırmızı gül sarmaşıkları bağladı bizi, Birbirimize zehirlendik. O kâinat kadar eşsizdi, Ben basit bir gül kuyusu. Tutulmamız gerekiyordu, Tutulduk. Ben Gül'düm, O, içine düştüğüm Kuyu, Benim Kuyum. Gül Kuyusu.
KURALSIZ | KİTAP OLDU by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 10,532,127
  • WpVote
    Votes 536,079
  • WpPart
    Parts 93
"Ben, kalbinde yaşayabileceğim birini hayatımda isterdim," dedim ve yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Peki sen, sen nasıl birini isterdin hayatında?" Yeşillerini denize çevirdi, iç çekti. Sabırla bekledim dudaklarından dökülecek olan cümleleri. Uzun uzun baktı denize. Sabrımı sınamak istercesine uzun baktı hem de ve sonunda yeniden bana dönebildi. "Hiç kimseyi," dedi kendinden emin bir şekilde, afalladım. "Neden?" Sordum, kadehinde kalan şarabını bir kerede içti. Boşalan kadehe odakladı bakışlarını. Uzun uzun düşündü. Gözünün ucuyla bana baktığında yüz ifadesi düzdü ama gözlerini yine saklayamamıştı. Gözlerinden anlaşılıyordu kederli olduğu. "Çünkü ben kimseyi kalbimde yaşatamam," dedi, bu cümlenin ağırlığı altında ezilirken acıyla yutkundu ve ekledi. "Benim kalbimde bana bile yaşam yokken, hiç kimseye olamaz."
KELEBEK KUYTUSU-Feraşe  (ASKIDA) by umrantan
umrantan
  • WpView
    Reads 2,314,705
  • WpVote
    Votes 154,911
  • WpPart
    Parts 45
Gecenin bir kuytusunda, yarı ölüm halinin pençesinde gerçekleşti kehanet. Yeni yaşamı lanet gibi bahşedildi kadına. Sol kaburgasında, kalbinin hemen üstüne işlendi lanetin emaresi; gövdesi kuzguni siyahı, kanatları safir mavisi bir kelebek... "Tenim, tenine Feraşe..." Bu isimde yazılan ilk ve tek kurgudur, çalınması durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,205,554
  • WpVote
    Votes 2,070,668
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
SARYA by melaysa1
melaysa1
  • WpView
    Reads 449,820
  • WpVote
    Votes 24,497
  • WpPart
    Parts 21
•Siyah defterin beyaz kalemi... *KİTAP VE KİTABIN İÇERİSİNDE GEÇEN KURUM VE KURULUŞLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜ OLUP HİÇBİR GERÇEKLİK PAYI YOKTUR.* *KİTABIN ÇALINMASI DURUMUNDA YASAL İŞLEM UYGULANACAKTIR.*
VEYL | KİTAP OLDU by fatmasamataa
fatmasamataa
  • WpView
    Reads 843,063
  • WpVote
    Votes 24,974
  • WpPart
    Parts 14
Veyl, üç kitaptan oluşan bir seridir ve ilk kitabı basılmıştır. İkinci ve üçüncü kitabı 2025-2026 yılları içerisinde basılacak ve seri tamamlanacaktır. Burada yalnızca tanıtım amaçlı bölümler bulunmaktadır. Cehennemin kapısı açıldı: Kötülerin Şehri'ne. Yekta Akay, suçluların gönderildiği Kötülerin Şehri isimli adaya düştüğünde suçlu olup olmadığını bilmiyordur. Tek bildiği, suçlu olamayacak kadar iyi bir kalbinin olduğudur. Kötülerin Şehri'nden çıkmanın iki yolu vardır: Ya adaletin biçtiği cezayı çekmek ya da ölmektir. Adadaki herkes kendi gibi kötülerle cezalandırılıyordur ve bu cezaların bir sınırı yoktur. Kötülüğün bir sınırının olmadığı bu şehirde Yekta'nın sekiz yıl, altı ay, on bir günü vardır. Kötülerin Şehri, öncüler ve yancılar tarafından yönetilir. Siyah Bölge Öncüsü Kunter, Yekta'yı yancısı yapmayı kafaya koymuştur çünkü Yekta, bir Gri'dir. Grilerin ne bir bölgesi ne bir öncüsü ne de yancısı vardır. Onlar hem her bölgeye ait hem de hiçbir yere ait değildirler ve Kötülerin Şehri halkının oyuncağı olmak için şehre düşerler. Bir Gri olarak Yekta Akay, Kötülerin Şehri'nde hayatta kalabilecek midir?
GÖKÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 61,767,310
  • WpVote
    Votes 3,116,179
  • WpPart
    Parts 60
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
İNTİHAR ADIMLARI | Texting ✔ by bbhikayeleri
bbhikayeleri
  • WpView
    Reads 183,995
  • WpVote
    Votes 21,036
  • WpPart
    Parts 14
İntihara meyilli bir kız. Ve onu intihar meylinden vazgeçirmeye çalışan bir erkek. *Wattpad'de yayımlanan İntihar Adımları isimli ilk hikayedir.
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,444,691
  • WpVote
    Votes 2,254,030
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."