Okumasanizda olur hani
2 stories
YARALI HAYALLER by ElisyaRoyal
ElisyaRoyal
  • WpView
    Reads 7,545,856
  • WpVote
    Votes 316,605
  • WpPart
    Parts 65
Nüket Kozcu, kendi halinde üvey annesinin yaptıklarından hoşnutsuz bir üniversite öğrencisidir. Bir gece bara gider ve tanımadığı bir adamla beraber olur. Ah, yanlış oldu; adamı çok iyi tanıyordur fakat sarhoşluğundan kim olduğunu anlamamıştır. Yakın arkadaşının abisi olduğunu farkettiğindeyse çoktan olayların akışına istemeden de olsa sürüklenmiştir. Nüket Kozcu bu geceyi aklından çıkarmayı planlarken, planları Savaş Akduman'ın planlarına toslar. Savaş Akduman, o gecenin etkisinden kurtulamaz ve Nüket'i beklenmedik bir şekilde kendi dünyasına davet eder. Nüket tarafından aldığı olumsuz yanıtlar ise Savaş'ı durdurmaya yetmeyecektir. Savaş için her şey 'Şehvetten' ibarettir, Nüket ise 'Aşk' istemektedir. Ya şehvet kazanacaktı, ya da aşk. Arası yok! "Sen satranç oyuncusu gibisin Savaş, hedefi değil hedefe giden yolu seviyorsun." (Nüket Kozcu) "Sen etrafına at gözlüğüyle bakarken birinin de çüş demesi bir zahmet zoruna gitmesin, güzelim." (Savaş Akduman) NÜKET KOZCU & SAVAŞ AKDUMAN ??? İlk Yayınlanma Tarihi | 10.Ekim.16 / Pzrt Saat | 23:00 Kitabın Türü | Yetişkin Genç Kurgu Yazan | Elisya Royal
MÜPHEM by fernwehy
fernwehy
  • WpView
    Reads 7,680,777
  • WpVote
    Votes 231,461
  • WpPart
    Parts 83
Yankı gökyüzünü izlemeyi seviyor. Yeşil gözleri, gün batımında alev alan Anka'yı arıyor. Ona inanıyor. Yirmi iki yaş efsanelere inanmak için geç değil, ama kız çocuğu olmak için geç, biliyor. Zihninde bir karanlık; onunla aynı adı taşıyor. Onun olduğu yerde nedense hep yağmur yağıyor. Hissediyor; yağmur daima dilinden anlıyor. Giray az önce ortadan kayboldu. Zaman, onun için tersine akıyordu. Önünde gelecek değil, geçmiş duruyordu. İçinde bir yangınla doğdu, dumanı onu önce sardı, sonra boğdu. Yalnızlığın bıraktığı yakasını Yankı tuttu, adı anneye benziyordu. Ama gri gözler annesini hatırlamıyordu. Hesaplıyordu; yirmi yedinci yaşına mezarda basıyordu. Genç kadın yürüdü. Yeşil gözleri, yağmur için toplanan kurşuni renklere takıldı. İçindeki karanlık, ona belirsizliğin adını fısıldadı. O buradaydı. Yalnız kalmış bir çocuk gülüşü, geçmişten kopup geldi. Zaman geçti, yağmur yağdı. Bulutlar yeryüzüne çöktü. Yeşil gözlere duman yansıdı. O buradaydı. Dumana benziyordu. Ne kadar da belirsiz... Zamana karışıyordu, ne kadar da belirsiz. Geçmişten geliyordu, ne kadar da belirsiz. O buradaydı. Gözlerinin rengi gri, ne kadar da belirsiz... O kesinlikle buradaydı. Güneş battı. Anka'nın kanatları alev aldı. Yangının izleri gökyüzünde yankılandı. Ay karardı. Zaman geriye aktı. Geçmişte bir çocuğun sıkıştığı yalnızlık dumandandı. - Görebiliyorum, yaşın büyük. İçin çocuk. Giray, biliyorsun vicdanın kulakları sağırdır. Çocukken vicdan dilsizdir. Dedin ki insanla doğar vicdan, yalnızdır. Bir çocuk kadar güçsüz ve çiğdir. Daha büyümedin, bu çocuk kalbine dardır. Merhametin ıslak ve kirlidir. Vicdan insanın içindeki tanrıdır. Bilirsin, tanrının çocuklarla arası iyidir. - Bu kitap sizi gülmekten öldürmez ama eğlendirir. Sizi hüzne boğmaz ama eser miktarda ağlatabilir.