BlackQueen1428 adlı kullanıcının Okuma Listesi
107 stories
SINIR by polyannagibiolursak
polyannagibiolursak
  • WpView
    Reads 918,860
  • WpVote
    Votes 39,455
  • WpPart
    Parts 46
"Yaşanılan kötü günler gelecek olan güzel günlerin habercisidir" derler. Peki ya öyle mi? 22 yıldır yalnızlığın ruhuma işlemiş olduğu bu kötü ve acımasız dünya, bana daha da kötü günler yaşatırken gelecekteki güzel günlerimin planını yapıyor muydu? Gözlerimizi açtığımızdan ebediyen kapatacağımız güne kadar olan süreçe verdiğimiz isim olan "Hayat" bu kadar adaletli miydi? Ben, sen, biz, hepimiz bir savaşın içindeyiz. İçimizde verdiğimiz savaşlardan tutmuş gerçek savaşlara ve hayatta kalmaya çalışmak için verdiğimiz savaşa kadar...Sadece bazılarımızın savaşı daha büyük, daha gerçek ve daha acıdır... Ben Gece. Sadece Gece. İsmim ruhumun aynası... 22 yıldır ruhumla olan savaşım bir gün daha büyük bir hal aldı ve ben gerçek bir savaşın içine düştüm. Burada her şey gerçekti. Ölümler vardı, acılar vardı, tarifi zor hisler vardı... Burada "Hayat" dediğimiz tiyatronun "Sahne arkası" vardı...
Savaş ve Barış by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 8,354
  • WpVote
    Votes 284
  • WpPart
    Parts 92
I. Cilt Savaş ve Barış, "klasik" dendiğinde akla gelen ilk kitaplardan. Na­poléon'un Rusya'yı işgalini anlatan dev bir savaş romanı, aynı zamanda bir Rusya panoraması. 1800'lerin ortalarında Rusya'nın içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar, kentlerde, köy ve kasabalarda, büyük çiftliklerde sürdürülen hayat, dönemin önde gelen kişilikleri, saray yaşamı, özellikle üst sınıf ustaca çiziliyor. Tolstoy, birinci cildin önsözünde Savaş ve Barış'ı yazarken hissettiklerini, yaptığı zorlu çalışmaları ve romanın geçirdiği aşamaları anlatıyor. Bu metinler, özellikle bu dev romana yazarının gözünden, daha yakından bakma fırsatı verdiği için çok önemli. II. Cilt Tolstoy, bu kitapta anlatılan büyük tarihsel olayların yalnızca imparatorların ya da toplumları yönetenlerin iradeleriyle ortaya çıkamayacağını, bu tür gelişmelerin pek çok nedenlerin bir araya gelmesiyle gerçekleştiğini göz önüne seriyor romanının sonunda. Elinizdeki çeviri, Savaş ve Barış'ın, dönemin Maarif Vekaleti'nin Zeki Baştımar'a ısmarladığı, 1943-49 yılları arasında yapılan eksiksiz çevirisi. Zeki Baştımar bu çeviriyi o sırada Bursa'da hapiste olan Nâzım Hikmet'le birlikte yaptığı halde, bilinen siyasi nedenlerle Nâzım'ın adı hiçbir zaman kitapta yer almadı. Bugün bu çeviri Baştımar ailesinin de isteği üzerine iki çevirmen adıyla yayımlanırken, metne, günümüz için eskimiş ve anlaşılması güçleşmiş sözcüklerin yenileştirilmesi dışında dokunmamaya özen gösterildi; sadece ilk baskılardaki Harb ve Sulh yerine, eserin yıllardır alışılmış yeni adı Savaş ve Barış tercih edildi. Özgün Adı : Voyna i Mir Çevirmen : Nâzım Hikmet Ran, Zeki Baştımar Sayfa Sayısı : 1712 Baskı Bilgileri : 2.Baskı Mart 2012
FISILTI |Ara Verildi...| by Diaslina
Diaslina
  • WpView
    Reads 226,143
  • WpVote
    Votes 10,463
  • WpPart
    Parts 24
Hayat bana bir şans sunsaydı ailemin yaşayabilmesi için elimden gelen her şeyi yapardım. Bilinmezliğin bende açtığı yaralar, çocukluğumun benden esirgediği hayaller, belki de gençliğim benden soyutladığı o tüm gerçekler. Ben aile nasıl olur bilmeden büyüdüm. Yengemin beni ite kaka zorla yaptırdığı şeyler, amcamın ise aç gözlülüğü yüzünden sokakta bırakmasına kadar... Hayat zor, şimdi ise daha zor. Ben vicdanıma yenik düştüm. Bunca yıl bana baktılar diyerek hep onları da bir elimde tuttum. Artık gerçekler yüzüme tokat gibi çarpıyor. Bir yalanla yollarımı Mardin'e döktüm...
LÂL VE KEHRİBAR by mystoryswia
mystoryswia
  • WpView
    Reads 882,874
  • WpVote
    Votes 42,450
  • WpPart
    Parts 29
Mazi, her mutlu oldukları anda ruhlarının peşinde olan bir katil gibi onlarla olucaktı. Her şeye rağmen birlikte olabilirler miydi? Kapıdan çıktığımda, gerçekler yüzüme sert bir tokat olarak indi. Geçmiş ve gelecek arasında, ince bir çizgide yolculuk yapıyorduk. Herkes benden gitmişken ben her şeyimden gidebilir miydim? Kalbim ve beynim bir savaştaydı. Kalbimin hüküm kurmaya başladığı yerde, beynim kölesi olmaya hazırdı. "Özür dilerim, anne. Onu hâlâ çok seviyorum. Bana kızgın mısın?" Gecenin hüküm sürdüğü gecenin altında onlara seslendim. Siz onu affedin baba, çünkü o kendini asla affedemeyecek.
Anna Karenina by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 70,234
  • WpVote
    Votes 1,963
  • WpPart
    Parts 48
Anna Karenina, 19. yüzyıl Rus toplumunun ruhsal dalgalanmalarına çarpıcı bir aşk ve ihanet anlatısıyla ışık tutan bir başyapıt. Güzelliği ve nezaketiyle çevresinde hayranlık uyandıran Anna Karenina'nın mutsuz ve monoton bir evliliği vardır. Üst düzey bir devlet memuru olan Aleksey Aleksandroviç ile evliliğinde tek tesellisi oğludur. Ağabeyi ile yengesinin aralarını düzeltmek için gittiği Moskova'da yakışıklı ve genç kont Vronski ile tanışması, Anna'nın hayatında dönüm noktası olur. Tolstoy, Anna Karenina'da sıradışı bir gözlem gücü ile aşk, evlilik, ihanet gibi temaların izini sürerken roman sanatına yepyeni ve uzun soluklu bir boyut katar. Modern dünya edebiyatının otoritelerince gelmiş geçmiş en iyi romanlardan biri olarak kabul edilen Anna Karenina, güncelliğini daima koruyacak bir eser. "Anna Karenina dünya edebiyatındaki en büyük aşk hikâyelerinden biri. Tolstoy'un kusursuz üslûbunun büyüsü her sayfada hissediliyor." -Vladimir Nabokov- Yayınevi: İletişim Yayıncılık Çevirmen: Ergin Altay Yılı: 2012
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 36,208,825
  • WpVote
    Votes 1,604,264
  • WpPart
    Parts 58
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
DÖNENCE by miyysena_
miyysena_
  • WpView
    Reads 24,661
  • WpVote
    Votes 3,518
  • WpPart
    Parts 24
Henüz bebekken evlatlık verilen Sare Yılkı bunu bilmeden yıllarca zor bir hayat yaşar. Üniversiteyi kazanmasıyla kendine yeni bir hayat kurmak için ailesinden tamamen ayrılır ve Ankara'ya yerleşir. Yeni bir hayat kurmak ister evet ama geçmiş, boynuna çöreklenmiş zehirli bir yılandır. Bir gün geçmiş üst katına bir adam yollar. İşte Dönence'nin notaları ilk o gün yazılır. Bu adam aslında onun hayatına gerçek ailesi tarafından sokulmuş biridir. Bir oyun kurulur. Her şey hesaplanır, sonu bellidir ama bu oyuna beklenmedik bir şey dahil olur; sevda. Her şey bir gece Sare'nin kapısına bırakılan paketle başlar ve Dönence o eski gramofondan tüm Ankara'ya yayılır. Şöyle der Barış Ağabey, "Gün çoktan döndü burada ve ben, simsiyah gecenin koynunda yapayalnız bekliyorum." Zihni ikiye bölünmüştü. İkileme düşmediği tek bir şey varsa o da vicdanıydı. Vicdan mahkemesi bu hayattaki en zorlu mahkemeydi. Sanığı sendin, maktulu sendin. Avukatı, savcısı ve belki de en zoru hakimi sendin. İki amaç uğruna bu yola çıkmıştı; ilk amacı duyduğu andan itibaren ona çok kutsal gelmişti. Ondan birinin canının korunması istenmişti. İkinci amaç ise duyduğu andan itibaren onu dehşete düşürmüştü. Ondan birinin canının alınması istenmişti. Bu eller ya bir can koruyacaktı ya da bir can alacaktı. İşte onun vicdan mahkemesi de böyle başlamıştı. "Geçmişim başka insanların ellerine tutuşturulmuş bir fotoğraf makinesiyle çekilmiş bir fotoğraftı, geleceğim ise benim ellerimde olan bir makineye aitti. Bir fotoğraf değil, birçok fotoğraftı. Acıyla bakan bir yüz değil, kendinden emin genç bir kadındı." ••• Kapaktaki katkılarından, hikayemde hep yanımda oluşundan ve desteğini hiç esirgememesinden ötürü canım kuşum, egmiS Gogh'uma çok teşekkür ediyorum.
Nöbet Başında Aşk (Kitap Oldu) by Deein_Deniz
Deein_Deniz
  • WpView
    Reads 3,002,048
  • WpVote
    Votes 37,550
  • WpPart
    Parts 10
Not- Bu bir Asker kurgusudur. Sadece ön okuma yayında. "Başında Aşk" serisinin Semih ve Mihrem'in hikayesidir. Dağ Başında Aşk / Kurt ve Gamzeli Nöbet Başında Aşk / Semih ve Mihrem Silah Başında Aşk / Uğur ve Menhus & Mihrem Çelik işinde başarılı üst düzey bir askerdi. Her şeyi altüst eden bir hata yaptığını fark ettiğinde ise çok geç kalmıştı. Yaptığı hata onu Iğdır Merkez Komutanlığına götürdüğünde hatasını düzeltmek için elinden gelen her şeyi yapmaya hazırdı. Ama atladığı bir pürüz vardı. Aşk, kapıyı çalınca açacak mıydı? ... Semih Karaaslan 1.95 santimlik boyu ve dev cüssesiyle görenin bir daha unutamayacağı bir adamdı. Keskin nişancı olduğu kadar bakışlarıyla da insanların içini okurdu. İhaneti en derininde hissetmiş bir anda dört yıllık ilişkisini bitirmişti. Her şey bitti derken yeniden başlar mıydı? Peki, kalbini hissettiğinde ne kadar görmezden gelebilirdi? .... "Oğlum sikeyim yapacağınız işi!" Bağırtıyla açılan kapı sertçe duvara çarptı. Sakin bir şekilde arkamı döndüm. Dışarıdan gayet sakin görünebilirdi halim ama gözlerime bakan anlardı içinde yanan alevi. Karşımda gördüğüm adamla kaşlarım çatılırken, gözleri büyümüş şaşkın bir şekilde bana bakıyordu. "Tekmil ver asker!" diye bağırdığımda gözlerini kırpıştırıp bana baktı. "Teğmen Semih Karaaslan/Aydın," deyip selam verdi kendine geldiğinde.
Psikopat Komutan by zkuum123
zkuum123
  • WpView
    Reads 198,375
  • WpVote
    Votes 7,374
  • WpPart
    Parts 34
Komutan yağız arkasını dönünce beni gülerken gördü biraz şaşkın gibiydi böyle bir şey beklemiyordu heralde baştan aşağı bı baktı dudaklarını büzdü ne tuaf adamdı Ali'yi yanına çağırdı -topla ekibi birde karşı tarafa haber ver şu ilerde ki leşleri atsın biyere -komutanım siz tek başınıza çatışmaya mi girdiniz -dedigimi yap soru sorma Ali'yi azarlamisti dijlenin gülen yüzü asilmıştı elimle kolunu tuttum -boş ver o öküz gibi baksana insan değil -amann neyse Zilan anamlarin yanına gidelim -tamam sen şu Ali ye de öyle Dijle öyle dememle gülmeye başladı Ve Ali'ye dönüp -seyy komutan biz artık gidebilirmiyiz Ali komutana doğru baktı
KATRAN   by esra_nurer
esra_nurer
  • WpView
    Reads 1,351,236
  • WpVote
    Votes 66,563
  • WpPart
    Parts 44
En kötü anında ona birkaç kelime ile destek olan o peri dedesinin gittiği yerden son hediyesi olmalıydı. Burnuna bir kere daha götürdüğü mendilin kokusunu ciğerlerine çekerken üzerinde ki minik peri kanadı işlemesi dikkatini çekti. O kız gerçekten bir peri olmalıydı ve bu da o perinin simgesi olmalıydı. Yekta o peri kızını bir daha göremeyeceğini düşündü. Fakat bunu kalpten dile getiremedi. Çok kırgın olan kalbi o an da; "Keşke hayatımı, hayatına katsan peri kızı." Dedi. Fakat bilmiyordu ki, kalpten edilen dualar kabul olurdu. Bilmediği bu gerçek ile kader çarkları kırıldı ve rota yeniden oluşturuldu. Artık kaderin tek bir hedefi vardı. Yekta'nın kalbini ısıtan o peri kızını, yine kusursuz bir zamanda Yekta'nın buzlarını çözmesi için hayatını, hayatına katmaktı. Ne kadar başarılı olacağı bilinmez fakat bilinen bir şey var o da; kaderin oyunları çok sevdiği ve galibiyeti yakalamadan oyunun peşini bırakmadığıydı. Yekta ve Peri kızının oyununun senaryosu da o gün, o sahilde, o mendil ve çiçek kokusu eşliğinde yazıldı. Artık geriye tek bir şey kaldı o da; oyunun sahnelenmesi! Onun da zamanı uzak değildi, en azından çok çok uzak değildi...