1Eda12405 adlı kullanıcının Okuma Listesi
6 stories
AŞK-MAT (Kitap Oldu)  by MehmetBayram38
MehmetBayram38
  • WpView
    Reads 372
  • WpVote
    Votes 80
  • WpPart
    Parts 2
Tüm seçkin kitap evlerinden kitabıma ulaşabilirsiniz. "İnsanın hayatında bazı anlar vardır. Voleybolda maç sayısını oynarken topun fileye değmesi gibi. Top ya geriye doğru düşer, siz kaybedersiniz ya da ileri doğru gider, siz kazanırsınız. Kimileri şans der buna, kimileri kader. Ama tek bir hakikat vardır ki, bu durum kontrolünüz dışındadır. Aslında sizi en fazla tedirgin eden de budur. Eliniz kolunuz bağlı herkes gibi siz de hayatınıza seyircisinizdir. Saliseler içinde olacak olan, aslında tüm hayatınıza yön verecek olandır. ......... ......... Kısa bir süre sonra başını kaldırdı. Tebessüm ile gözlerime bakarak "Hayırlı olsun." dedi. Tek kelime bahane öne süremeden kendimi hiç bilmediğim bir oyunda, yüreğimde kelebekler büyüten bir kıza başkan yardımcısı olarak buldum. İnşallah hiçbir sorumluluğum olmaz dediğim günün sonunda başıma geleceklerden habersiz bilmediğim iki oyunun ilk hamlelerini yapmış oldum. Oyunu kazanmak içten bile değildi. Onu kazanmak içten bile değildi. Her şeye rağmen dimdik duran onurumu, sonra da girdiğim bu tek taraflı oyununun taşlarını; devirmeden alacağım mağlubiyet, alabileceğim tek galibiyetti.
Milena'ya Mektuplar Alıntıları by mellark_154
mellark_154
  • WpView
    Reads 45,010
  • WpVote
    Votes 1,024
  • WpPart
    Parts 42
Franz Kafka'nın Milena Jesenská'ya yazmış olduğu mektuplar kitap haline getirilip 1952 yılında yayınlanmıştır.Çok sevdiğim bu kitabın altını çizdiğim cümlelerini paylaşıyorum.
Atlantis'in Beş Kurucusu (Düzenleniyor) by whysoserious46
whysoserious46
  • WpView
    Reads 1,175,220
  • WpVote
    Votes 57,552
  • WpPart
    Parts 68
--En yüksek: Bilim Kurgu #1, Fantastik #1, Aksiyon #3 -- Claire hafızasını kaybetmiş bir biçimde kendisini yabancı bir evrende bulur. Kafasındaki bir ses sürekli olarak kaçmasını söylüyor. Ama bir yabancı. Tek bir yabancı. Kalmasını sağlayan tek şey o. Sürekli gidecek bir yeri olmadığını hatırlatıyor. Bağlanma sorunları olan yarı alkolik bir ressam, memnuniyetsiz bir teknoloji dehası, istediğini elde etmek için her şeyi yapabilecek kendinden büyük bir kaplanı olan bir hayvan sever, her şeye sırtını dönmüşken eve geri dönmek zorunda olan bir dansçı... Ülkeyi yönetenler bunlar. Bir de adından başka bir şey hatırlamayan Claire. Ne yanlış gidebilir ki?
Romeo ve Juliet by DearlyUnfly007
DearlyUnfly007
  • WpView
    Reads 391,183
  • WpVote
    Votes 7,907
  • WpPart
    Parts 28
William Shakespear'in kaleme aldığı Romeo ve Juliet, iki düşman ailenin birbirini seven çocuklarının ölümle sonuçlanan mutsuz aşklarını konu alıyor.
Enkaz Altındakiler by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 9,296,350
  • WpVote
    Votes 574,269
  • WpPart
    Parts 54
Gözlerinizi açtığınızda yıkılmış bir evde uyanacaksınız. Tek çıkış yolunuz yerin altı olacak. Kendinizi bulduğunuz çıkış noktası her bir yanı kameralarla çevrili, her yeri izlenen bir plato. Tek amacınız ise alandaki ipuçlarını takip edip evinizi bulmak. Tüm yarışmacılar evlerini bulduğu an, kazanan belirlenmiş olacak. Öyleyse, sizi kaybetmemizi ister misiniz?
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,616,279
  • WpVote
    Votes 549,407
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.