Favlarım😩💕
47 histoires
YAD par sinsariaa
sinsariaa
  • WpView
    LECTURES 233,613
  • WpVote
    Votes 10,780
  • WpPart
    Chapitres 42
"Bazen uzak bir köy, kaderin haritasını yeniden çizer." Henüz stajını bitirmiş bir doktor olan Tutku Ay, kendine bile güvenemediği bir anda babasının zoruyla Gaziantep'in unutulmuş bir köyüne gönderilir. Kalabalıktan uzak, tenhalığın içinde mesleğine tutunmaya çalışırken, yolu geçmişi sırlarla dolu bir yüzbaşıyla kesişir: Dağhan Mert Kıraçlı. Onlar birbirine mecbur değil, birbirine anlaşmayla bağlı. Ama her anlaşmanın görünmeyen bir bedeli, her uzaklığın bir yakınlığı vardır. Ve bazı duygular, haritada yeri olmayan yerlerde filizlenir...
Gözyaşı Kadehleri par dusklavande
dusklavande
  • WpView
    LECTURES 1,398,195
  • WpVote
    Votes 95,303
  • WpPart
    Chapitres 43
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224
Geceye Düşen Gölgeler / Gerçek Aile Serisi 4 par hayaliyazar1319
hayaliyazar1319
  • WpView
    LECTURES 113,802
  • WpVote
    Votes 7,063
  • WpPart
    Chapitres 21
Asker& Aile kurgusu Abim bana baktı. Benden destek bekledi. Ama ben hiçbir şey yapamıyordum. Gözlerimizi kaçırdık birbirimizden. Toprağa baktım. Rüzgârın taşıdığı dualara, hıçkırıklara, sessiz feryatlara kulak kesildim. İçimde bir çığlık var, dünyayı yerle bir edebilecek bir çığlık. Ama ben onu atamıyorum. Daha sonra yan yana duran üç mezar taşına baktım. Serap Alakan. Süleyman Alakan. Tufan Alakan. Anne, baba, amca.. Annem ile babamı kaybettiğimde sesimi de kaybettim. Amcamı kaybettiğimde ise ait olduğum ailemi kaybedeceğimi bilmiyordum. Ben, Gece. Sessizdim. Ama içim, ölüm kadar gürültülü. Not: argo kelimeler, cinselik içeren durumlar mevcuttur.
+20 autres
ÜZÜM BUĞUSU par bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURES 4,379,778
  • WpVote
    Votes 244,144
  • WpPart
    Chapitres 43
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
Yaşarken Ölmek Gerekir par kayipbirsahis
kayipbirsahis
  • WpView
    LECTURES 238,030
  • WpVote
    Votes 14,669
  • WpPart
    Chapitres 57
"Beni kendi inşa ettiğim o korkunç okullardan alıyor, uyuz Sokrates gibi sorular sorup konuşturuyor, sistemimdeki tüm karanlığı kendi kendime anlamamı sağlıyorsun." Gülümseyerek yanağını hafifçe okşarken gözlerim yanıyordu. "O itaatkâr karanlığın yanında senin ışıklarının kâfirlik olduğunu söylediğimde bana enfes resimler gösteriyor, aklımı alıyor; bir sahneye çıkartıyor ve kalbimi veriyorsun." Normalde kabul etmeyeceğim kadar yoğun duygular çenemin hafifçe titremesine sebep olurken onun dudakları hafifçe aralanmış, gözleri tamamen bana teslim olmuş bir vaziyette yüzümü izliyordu. "Omuzlarımda olduğunu bile unuttuğum o korkunç yükü çekip alıyorsun..." İç çekerek saçlarını bir kez daha okşadım. "Ama sistemim o karanlığa o kadar alışık ki yalnızca ışık değil, savaşma arzusu da getiriyorsun. Karşıtlıklar... Ortaya çıkarıyorsun. İçimde cadıları yakıyorlar, fikirleri suçluyorlar, çiçekleri izinsiz açtılar diye susuz bırakıyorlar... Yine de başımı döndürüyorsun, beni aydınlatıyorsun, elimden tutuyorsun ve aslında benim bahara ihtiyacım olmadığını, tek başıma baharı getirebileceğimi söylüyorsun. Sen geldiğinde gülümsemek istiyorum." Kısa bir an göz göze kaldık, yutkundum. "Anlıyorsun değil mi?" derken bir sarhoştan ziyade çaresiz bir divane gibiydim. Cevap olarak hafifçe yutkundu, elleri belime yerleşti. Sanki bu bir fitilmiş gibi ona doğru daha da yaklaştım, burnum yanağında bir çizgi çizerek sürtünürken derin bir iç çektim. Nefesi durdu. Sonra ellerimi yüzünden çekerek birini omzuna, öbürünü göğsüne yerleştirdim ve gözlerim yüzündeki en sevdiğim noktaya indi. Ne olduğunu bile anlayamadı, dudaklarım sus çizgisine yaslandı. "Benim rönesansım." Mart 2020 GENÇ YETİŞKİN
ÖRÜMCEĞİN AĞIDI par Zeynepizem
Zeynepizem
  • WpView
    LECTURES 1,643,240
  • WpVote
    Votes 101,176
  • WpPart
    Chapitres 30
Dikkat: +18 sahneler barındırır. • Mafya • Anlaşmalı Evlilik • "Benim hakkımda hiçbir şey bilmiyorsun, küçük köstebek." Yutkundum. O, Eymir Valen'di. Aynı otelde, yan yana odalarda kalmıştık ve ben ona yakalanmıştım. Beni bir köstebek olarak görmesinin sebebi buydu çünkü hakkında bilgi toplamaya çalıştığımı sanıyordu. Oysa benim amacımın Eymir'le hiçbir ilgisi yoktu. "Peki ya sen, benim hakkımda ne biliyorsun?" "Bir köstebek olduğunu." Kendi söylediği cümleyi düzeltti. "Güzel bir köstebek." Dudaklarım iki yana kıvrıldı. Belki harekete geçip varlığını ifşa etmem gerekirdi ama ben genelde kuralları çiğnerdim. "Burada olmamalıydın." Dedim, net bir şekilde. Abimler onu fark ederse cesedini çıkartırlardı. "Burada olmasaydım yarattığım şaheseri görme imkanını nasıl bulacaktım?" Bence benden bahsetmiyordu, elbiseden bahsediyordu. "Şaheserini bana göndermek yerine evinde muhafaza da edebilirdin." "Seni evimde muhafaza etme fikrini sevdim." 🕸 Mafya▪︎Düşman Aileler▪︎Anlaşmalı Evlilik Yayım tarihi: 22.07.2025 🕷 Romantizm #1 (10.01.2026)
ASRIN ARIKAN'I par kirastasia
kirastasia
  • WpView
    LECTURES 23,610
  • WpVote
    Votes 857
  • WpPart
    Chapitres 26
+18 şiddet ve cinsellik içerir "Devrim ilk kendi çocuğunu yer." İyilikle doymayı hayal ettim. Halbuki şeytanlarım benden kuş sütünü bile sakınmaz. Ve ağlayanlar şeytansa, Tanrı aldırmaz. Cumhuriyetin dokuz eyalete parçalandığı bir ulusta, Suç Dünyası'nın tampon bölgesi olarak Soykan eyaleti kullanılmaktadır. Eyalet, 'Tek Adam' olarak nam salan federal Haris Erkan Şahin ve reisleri 'Soykan Timsahları' tarafından sömürülüyor, öteki eyaletlerin federallerinin zevkleri için Soykan halkı tüketiliyordu. Küçük çocuklar çamurlu yollarda doğup zehirli dışkı sularında ölüp giderken 'Timsahlar' güçleniyor, halk eğitimsizleştikçe 'istiklal' saydamlaşıyordur. Ve istiklaller her asırda yeni bir isimle nüfuz eder milletlerin ruhuna. Sahiden, 'birlik' ne kadar doğru ama? Yozlaşmış, çürümüş bir toplumda 'kaybedenler' mafyanın yok olmasını ister mi yoksa 'kaybedenler' yükseldiklerinden emin olduklarında sistem hoşlarına gider mi? Sistem yerine değişecek olan daima roller olabilir mi? 40 yayında hükümeti bitireceği söyleyen genç bir kız, yakında 21. asrın insanının 20'nin insanlarından ne kadar ileri gittiğini keşfedecektir. !!! Bu kitap, bir mafya kurgusudur. Mafya dünyasını en gerçekçi ve pislik haliyle ele alır. Güzellemesini yapmaz. Çocukları, mafyalara özenen sokağa sıçılmış çocukların öldürdüğü bir memlekette mafya güzelleyene yazıklar olsun.
Yazgının Oyunu par silentsey
silentsey
  • WpView
    LECTURES 1,639,759
  • WpVote
    Votes 80,612
  • WpPart
    Chapitres 28
Birbirinden hiç hoşlanmayan iki insan, yakın arkadaşlarının düğününde yolları kesişince istemeden de olsa aralarında bir çekim yaşanır. Tek seferlik yaşanan bir ilişkinin sonunda hayat onları hiç beklemedikleri bir sürprizle karşılar. Bir bebek... Bu minik mucize, iki yabancının kaderini birbirine bağlayarak onları hem kendileriyle hem de duygularıyla yüzleşmeye zorlar. Beklenmedik hamilelik, yeni bir başlangıcın kapılarını sonuna kadar aralar...
AZAZİLİN İNİ par ebyide
ebyide
  • WpView
    LECTURES 1,128,126
  • WpVote
    Votes 67,983
  • WpPart
    Chapitres 20
Tesadüfün üç kurşunu vardır. İlk ikisinden kaçsan bile üçüncüsü tarafından vuruluyorsan, kaderin orada yeniden yazılıyordur. Bazen isabet eden bir kurşun, sıyıran iki kurşunun açabileceği darbeden fazlasını tek seferde açıp, hiç edebilir emeklerini ve kaderin doğan güneşi yakabilir tenini. Belçin Darya Tekin, bir gece vakti her zaman bildiği yollardan geçerken sonunun farklı olacağından, o gece kayan bir yıldızın tesadüfün ateşini yakacağından habersizdi. Hazar Cihangir Soykan, bir gece vakti ilk kez bilmediği yollardan geçerken sonunun aynı olacağından, o gece kayan bir yıldızın yaktığı tesadüf ateşinin onun ocağında söneceğinden habersizdi. Azazilin ini o gece Azazel'in kalbinde, bir kapının arkasında gizliydi. Belçin Darya, kuzeni ile eğlenmek için çıktığı gece o kapıyı aralamak ve ardındaki yabancıya yardım etmek zorunda kalırken, çevresi tarafından umutsuz gözlerle bakılan kaderi bir çift göze değince değişecekti. Hazar Cihangir Soykan'ın yolları, Belçin Darya'ya çıktı; denizde olmayan iz, onun gözlerinde saklıydı. Bir gece vakti kader yeniden yazıldı, gündüz tesadüfle yazılanı kabul etti.
Düşten Farksız par dusklavande
dusklavande
  • WpView
    LECTURES 1,644,600
  • WpVote
    Votes 106,356
  • WpPart
    Chapitres 59
*Aile/aşk kurgusu *Yetişkin içerik barındırır --- "Bir ay boyunca burada olduğumu bile fark etmeyeceksin. Tek derdim o mektupta yazanı gerçekleştirip, altında kalabileceğim tüm vicdan yükünden kurtulmak." Boş bakışlar atabilen tek kişinin o olmadığını kanıtlamak istercesine gözlerimde hiçbir his belirtisi olmamasına dikkat ettim. "O mektupta bir ay boyunca evimde bir hayalet gibi yaşaman gerektiği mi yazıyordu?" Sırıttım. Gözlerimde yaratmaya çalıştığım hissizliğim sırıtışımda da yer bulduğundan emindim. "Hayır," dedim sakince. "Babamı bulmam, onunla en az bir ay vakit geçirmem ve kendisini tanıma fırsatı bulmam gerektiği yazıyordu." Bir şey söyleyecek gibi olduğunda elimi kaldırarak beklettim. "Ama bir babaya ihtiyacım yok, biz bu bir ay boyunca birbirinden kaçan iki ev arkadaşı olalım." Yalan söyleyebilme konusunda başarılı biri sayılır mıydım, bilmiyordum. Fakat beni o kadar tanımıyordu ki cümlelerimde neyin yalan neyin doğru olduğunu bulabilecek gücü yoktu. Karşımda babam vardı. Adını altı ay önce öğrendiğim, adımı biraz önce öğrenen babam... ••• "Güzel olan sensin." "Güzel miyim?" "Sana güzel olduğunu söyleme nedenim çok basit aslında." derken başını küçük bir hareketle hafifçe eğdi. "Sessiz kalınamayacak kadar güzelsin, Afrodit." --- '040823
+12 autres