mi vida
80 cerita
GÜLDEN KÜLE  (FİNAL OLDU) oleh ulduzmakh
ulduzmakh
  • WpView
    Membaca 471,094
  • WpVote
    Vote 19,964
  • WpPart
    Bab 58
| Casus kadının iş adamına ihaneti.| Elleri yumruk halinde nefret kusan bakışlarla yüzüme baktı. "Bunu bana nasıl yaptın? Her şey bu kadar mı değersizdi senin için?" deyip o yumruğunu masaya vurdu. Kılım kıpırdamadığı halde onun yüzüne baktım. "Mecburdum," diye soğuk sesle mırıldandım. Yaptıklarım için beni asla ittiham edemezdi. Mecbur kalmasaydım eğer yapmazdım ki. "Bana ihanet etmeye mecbur değildin! Bu kadar kör biri olamazdın!" "Asıl kör olan sendin! Her seferinde seni uyarırken, her şeyi kulak ardı ettin. Sen beni günahlarımla başbaşa bırakırken, ben her gece senin için gözyaşı döktüm. Yaptıklarım için bin pişman olurken, yine de yapmaya devam ettim!" Bedenim tir tir titrerken ellerimle yarattığım eseri parçalara ayırıyordum. Bu işin dönüşü yoktu. O üzerime hırslı adımlarla gelip beni duvara ittiğinde gözlerine korkusuzca baktım. Oysa o, o kadar sinirliydi ki bir an önce buradan gitmek istiyordum. "Sen... Sen benim bu hayattaki en büyük yanlışımsın. Yanlış zamanda hayatıma giren ve hayatımı mahveden kadınsın," deyip hırsla dudaklarıma yapıştığında üzerimdeki ağırlığını itmek istedim. Onun gibi ben de bunları yaşamak istemiyordum fakat yapacak başka bir şeyim yoktu. Hırsla dudaklarımı dudaklarına bastırıp, tenimi talan ederken, göğsünden ittim. En sonunda nefes nefese benden ayrılırken gözlerimin içine bakıp, canını yaktığım gibi canımı yaktı. "Çünkü hayatlarımız mahvolduğunda bile bir öpücük kadar uzağımda olacaksın." • İhanetin en koyu tonu, onun gözleriydi. *Wattpad'de bu isimle yayınlanan ilk kurgudur. Kapak tasarımı- @cheaftrsx 29.02.2020
EJDERHA ATEŞİ oleh MaysaBerran
MaysaBerran
  • WpView
    Membaca 540,890
  • WpVote
    Vote 37,779
  • WpPart
    Bab 42
Simsiyah dağılmış saçları, vahşi duran yüzü ve Onikse benzeyen gözleriyle Şifa'ya bakıyordu. Sanki onun insana dönüşmüş haliydi. Şifa'yı inceleyen gözleri yavaş yavaş öfkeyle dolmaya başladı. ''Sen onu benden çaldın. Şimdi bedelini ödeyeceksin.'' Şifa duyduklarıyla kaşlarını çattı ve etrafına baktı. Ona mı demişti? Durduğu tarafta Oniks ve kendisinden başka kimse yoktu. Acaba Oniks'e mi demişti? İyide ne çalmış olabilirdi ki? Buraya geldiklerinden beri Oniks'i gözünden ayırmamıştı. Bir ara uyumuştu o zaman çalmış olabilir miydi? Ne kadar obur olduğunu biliyordu. Kesin koyun, at ya da herhangi bir hayvanı midesine göndermiştir. Gözlerini kısıp Oniks'e baktı. Aynı anda Oniks de ateş saçan gözlerini karşısındaki adamdan ona çevirdi. Uzun dikenli kuyruğunu havaya dikmiş, her an karşısındaki gruba saldıracakmış gibi duruyordu. Oniks'in gri dumanlı gözlerine baktığında, Sıcak nefesini sinirle havaya bırakıp kuyruğunu salladı. Pekala huysuzluğu üstündeydi ama onun çalmadığını anlamıştı. Eğer o yapmış olsaydı çoktan suçlu çocuklar gibi gözlerini kaçırırdı. ''Sen neyden bahsediyorsun. Biz bir şey çalmadık.'' Şifa karşısındaki insanları süzdü hepsi de ona nefretle bakıyordu. Ama neden? Az önce konuşan adam ona doğru bir adım attığında Oniks'de dikenli kuyruğunu Şifa'nın beline sarıp onu kanatlarının altına aldı. Artık Oniks daha öfkeli nefesler alıyordu. Şifa, Oniks'in beline sarılı kuyruğunu yavaşça okşarken, ''Sakin ol Oniks'' dedi. Karşısındaki adam tekrar öfkeyle konuştuğunda ne duymayı bekliyordu bilmiyordu ama kesinlikle duymayı beklediği kelimeler bunlar değildi. ''Onu. Ejderhayı. Benim ejderhamı çaldın.''
RECA  oleh Zehranur82
Zehranur82
  • WpView
    Membaca 1,514,986
  • WpVote
    Vote 46,229
  • WpPart
    Bab 65
Asker ve mahalle kurgusudur. Ulaş yıllardır içinde taşıdığı aşkın ağırlığı altında eziliyordu. İçinde biriktirdiği aşk öyle büyüktü ki, sanki her nefes alışında daha da artıyordu. Sevdiği kadın karşısında, yanı başındaydı ama ona uzaktı. Aralarında kilometreler vardı sanki. Uzansa dokunabilirdi, neden elleri ona ulaşmıyordu. " Ruhumun ışığı, güzel kızım. Evim yurdum." dedi uyuyan kadının saçlarını yavaşça okşarken. O onun eviydi. Bakışları cenneti, kalbi yuvasıydı. Bu hayatta iki şey için gözünü bile kırpmadan canını verebilirdi. Biri vatanı iki sevdiği kadındı. Not : Arkadaşlar bölüm sayısı fazla değil bazı bölümler part olarak ve birkaç alıntı paylaşıldığı için böyle gözüküyor.
MÜPHEM oleh fernwehy
fernwehy
  • WpView
    Membaca 7,684,824
  • WpVote
    Vote 231,483
  • WpPart
    Bab 83
Yankı gökyüzünü izlemeyi seviyor. Yeşil gözleri, gün batımında alev alan Anka'yı arıyor. Ona inanıyor. Yirmi iki yaş efsanelere inanmak için geç değil, ama kız çocuğu olmak için geç, biliyor. Zihninde bir karanlık; onunla aynı adı taşıyor. Onun olduğu yerde nedense hep yağmur yağıyor. Hissediyor; yağmur daima dilinden anlıyor. Giray az önce ortadan kayboldu. Zaman, onun için tersine akıyordu. Önünde gelecek değil, geçmiş duruyordu. İçinde bir yangınla doğdu, dumanı onu önce sardı, sonra boğdu. Yalnızlığın bıraktığı yakasını Yankı tuttu, adı anneye benziyordu. Ama gri gözler annesini hatırlamıyordu. Hesaplıyordu; yirmi yedinci yaşına mezarda basıyordu. Genç kadın yürüdü. Yeşil gözleri, yağmur için toplanan kurşuni renklere takıldı. İçindeki karanlık, ona belirsizliğin adını fısıldadı. O buradaydı. Yalnız kalmış bir çocuk gülüşü, geçmişten kopup geldi. Zaman geçti, yağmur yağdı. Bulutlar yeryüzüne çöktü. Yeşil gözlere duman yansıdı. O buradaydı. Dumana benziyordu. Ne kadar da belirsiz... Zamana karışıyordu, ne kadar da belirsiz. Geçmişten geliyordu, ne kadar da belirsiz. O buradaydı. Gözlerinin rengi gri, ne kadar da belirsiz... O kesinlikle buradaydı. Güneş battı. Anka'nın kanatları alev aldı. Yangının izleri gökyüzünde yankılandı. Ay karardı. Zaman geriye aktı. Geçmişte bir çocuğun sıkıştığı yalnızlık dumandandı. - Görebiliyorum, yaşın büyük. İçin çocuk. Giray, biliyorsun vicdanın kulakları sağırdır. Çocukken vicdan dilsizdir. Dedin ki insanla doğar vicdan, yalnızdır. Bir çocuk kadar güçsüz ve çiğdir. Daha büyümedin, bu çocuk kalbine dardır. Merhametin ıslak ve kirlidir. Vicdan insanın içindeki tanrıdır. Bilirsin, tanrının çocuklarla arası iyidir. - Bu kitap sizi gülmekten öldürmez ama eğlendirir. Sizi hüzne boğmaz ama eser miktarda ağlatabilir.
KARANLIĞIN ŞEHRİ oleh sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Membaca 25,960,878
  • WpVote
    Vote 1,506,813
  • WpPart
    Bab 80
Doğum gününden sonra, kardeşiyle eğlenmek için konsere giden bir genç kız... Fırtına yüzünden iptal olan konserden eve dönmeye çalışırken, kendini bir anda hiç bilmediği bir yerde bulursa... Ve bu bilmediği yerden, evine dönecek hiçbir yolu olmasa... Kendisini yabancı hissettiği bu şehirde, tüm bunlar yetmezmiş gibi, aklını karıştıran ve tüm yolları kendisine çıkaran gizemli bir genç adamla karşılaşırsa... Neler olur?
VEHİC  oleh sessizhayals
sessizhayals
  • WpView
    Membaca 1,139,022
  • WpVote
    Vote 16,682
  • WpPart
    Bab 5
"Derdim sensin hatun." Sert soluğu saçlarıma vurdu ve parmağını kaldırdı. Kirpiklerim kıpırdadı, soluğumu fark etmeden içime hapsettim. Parmağının ucu önce çeneme dokundu, sonra ise beni öldürecek bir yavaşlıkta yukarı tırmandı. "Ben miyim?" dedim tek solukta. Karnım yine büzüşmüş, kasılıyordu. Bedenim put gibi olduğu yerden kımıldamıyordu. Tenim karıncalanıyor, kalbimin sesi kulaklarımda atıyordu. Yanaklarıma güneşin sıcaklığı vurur gibi yanmaya başlamıştı. Dudaklarım hafif aralıktı. Saç tellerim onun soluğu ile titreşiyordu. "Sensin." Alt dudağımdaki yaramın üzerine baş parmağını sürttüğünde titreyen bacaklarımla yere yığılacaktım. O kadar sıcaktı ki parmakları titretiyordu yüreğimi. Göğsünden yayılan sigara kokusu ile karışmış değişik kokusu burun deliklerimden içeri sızdı. "Ne yaptım ki ben?" diye sordum kısık bir sesle. Her daim güçlü duruşum onun yanında zayıflıyordu. Ortada tüm gerçeğimle duruyordum. Alt dudağıma dokunan parmağı şifa olsun ister gibi orayı yokluyordu. "Bir bilsen, bana ne yaptığını." Üzerime eğildiğini hissettiğimde sırtım geriye hafifçe sendeledi. Bel boşluğumda sıcak avucunu hissettiğimde göğsüm kalktı. Kaburgalarım etlerimi ezer gibi öne çıkmıştı. Sıcak avucu tenimin ısısını artırdı. "Bir bilsen gözlerini, dudaklarını, nefesini." Dudaklarından kelimeler dökülürken yaramın üzerinden çekti parmaklarını. Üst ve alt dudağıma dokunan parmakları, sertçe okşadı olduğu yeri. "Kokunu. Nefesimi kesiyorsun." 🌺 1990'lı yıllarda geçen bir aşk hikayesi... Kitap argo ve yetişkin içerik barındırır. Rahatsız olacaklar okumama hakkına sahiptir. İLK 4 BÖLÜM YAYINDADIR! DİĞER BÖLÜMLERİ DREAME'DA BULABİLİRSİNİZ!
ANDROFOBİ oleh AysenurrYolatt
AysenurrYolatt
  • WpView
    Membaca 65,252
  • WpVote
    Vote 4,414
  • WpPart
    Bab 20
Beria Işık, çocukluğundan beri babasından gördüğü şiddet ve kısıtlamalardan ötürü psikolojik sorunlar yaşayan, sevgi ve şefkat dolu bir anaokulu öğretmenidir. Yaşadığı psikolojik sorunları dile getirmeye utanan genç öğretmen, psikoloğa gitmek istese de bunun ortaya çıkması durumunda mesleğinden uzaklaştırılacağını düşünüp psikoloğa gitmekten korkar. Tedavi olmak yerine, yaşadığı tüm sorunlarla birlikte kendine küçük, sessiz ve hüzün dolu bir hayat kurmayı tercih eder. Beria'nın kurduğu bu hayatı, onun bütün korkularından oluşan, soğuk ve ters bir kişi tarafından yerle bir olur. O kişi; Azrail Kaner. İsmi gibi bir adam. Ve bu adamın kararmış kalbinde kurtarılmayı bekleyen kimsesiz bir çocuk. Onları bir araya getiren kötü olaylar, birbirlerinin yaralarına dokunup sızlatmaya neden olurken oluşan tutkulu aşkın en büyük engeli; Androfobi'dir.
HAYALDEN PORTRELER oleh cananseckn
cananseckn
  • WpView
    Membaca 65,228
  • WpVote
    Vote 5,231
  • WpPart
    Bab 22
Ermeda Lav piyano çalmaktan vazgeçtiği gün parmak uçlarının sızısını dindirmek için başladığı resim sayesinde bir yabancı ile tanışır. Bu yabancıyla okulun asansöründe mahsur kaldığında ikisinin de ayaklarına dolanmış hayatın ipleri, birbirlerinin bileklerine kördüğüm olur. Bu yabancı; okulda herkesin kaçtığı, adından önce katil sıfatını taşıyan Ural Zamherir'dir. Ermeda, Ural'dan uzak durmaya çalıştıkça bileklerindeki ipler birbirlerine daha da çekilir ve Ermeda, Ural'ın gizemli hayatına bir yapboz parçası gibi dahil olur. Oysa bir yapboz sadece kayıp parçasını arardı. "Ellerindeki boya mı kan mı? Görmediğim bu yüz şimdi bana mı yalancı?" +18 bir hikayedir. Okuyucuların dikkatine.
ŞEYTANA SIĞINMA! oleh Rapunzeell1
Rapunzeell1
  • WpView
    Membaca 1,555,712
  • WpVote
    Vote 51,007
  • WpPart
    Bab 49
Yanlış zamanda yanlış yerde bulunan tek beden... "O adama ne olacak? Kim bu insanlar?" meraklı bakışlarımı kıza çevirdim. Bana endişeli gözlerle bakıyordu. Hızla yaklaştı. Sanki gizli bir iş çeviriyormuş gibi davranıyordu. "Sen bu adamların kim olduğunu bilmiyor musun?" başımı olumsuz anlamda salladım. Kızın omuzları düştü. "Nasıl düştün ellerine?" bende tıpkı onun gibi fısıltıyla konuştum. "Ben sadece vurulan adama yardım ettim." kız dudağını dişledi. "Hayatında hiç birine yardım ettiğin için pişman oldun mu eğer olmadıysan çok ama çok pişman olacaksın. Ahh be kızım genceciksin çok güzelsin." dediklerinden hiçbir şey anlamıyordum. "Bu adamlar hayatında görebileceğin en tehlikeli en korkunç insanlar. İnsan demeye bin şahit ister. Bıraksaydın ölseydi oracıkta." şok içinde kıza baktım. Neler söylüyordu böyle. "Eğer içerideki adamı yaşatamazsak. Buradaki tüm doktorlar hemşireler ölür. Sende dahil." *Tüm hakları bana aittir. Çalınma durumunda yasal işlem başlatılacaktır.*