Ezolino ⚠️
44 stories
Söyle Bana Çamlıkaya by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 32,998
  • WpVote
    Votes 3,464
  • WpPart
    Parts 12
Alabildiğine havayla doldurdu ciğerini. Sonra önünde uzanan topraklara baktı, masal diyarlarından çıkmış gibi güzel topraklarına. "Söyle bana Çamlıkaya!" diye bağırdı. Sesi kayalığı, meşe ağacını, çayırlığı, küçük dereyi tuttu. Arkasındaki çalılıktan saksağanlar havalandı. Sert bir rüzgar esti. Saçındaki karahindiba tohumlarını aldı götürdü. Biraz gersinde duran kızlar kıkır kıkır gülüştü. Ne kadar da şenlerdi. Ne kadar da tasasız. Tek dertleri annelerinin onlara fazla ev işi yaptırıyor olmasıydı ya da derslerinin gitgide zorlaşması, veya gezip tozmaya vakit bulamayacakları kadar yorulacakları hasat zamanının yaklaşması. Bir zamanlar o da onlar gibiydi. Ve yaşı da öyle çok büyük değildi onlardan. Gözlerini yumdu. Yumruklarını sıktı. Sonra o uçurumun kenarında esen rüzgara geçmişte kalan tüm dertlerini bıraktı. Kendine ahdetti oracıkta. Bu, eller uğruna son ağlayışı olacaktı. Gözlerini tekrar açtı, bir kez daha baktı köyünün topraklarına. Ve Güldeniz savaşmaya işte o zaman başladı. "Bir kadının yüreğinden büyük müsün?" diyerek. "Söyle bana Çamlıkaya. Söyle! Bir Güldeniz'in yüreğinden büyük müsün sen?"
+13 more
NAZENİN by GulsumBlgn
GulsumBlgn
  • WpView
    Reads 153,731
  • WpVote
    Votes 18,796
  • WpPart
    Parts 25
Sarmaşık çiçeği, aşkın ve sarsılmaz bağlılığın sembolüdür. Kendini sardığı nesneye öylesine tutunur ki, kopmak bir yana, onunla bütünleşir, dayanıklılığıyla hayranlık uyandırır, zarif görünüşünün ardında, sarsılmaz bir güç taşırmış. Zarif ama dirençli, sessiz ama kararlı. Tıpkı o, iki çift sarmaşık yeşili gözler gibi... Nazenin'in yüreğine sessizlik içinde çöreklenen, en derin yerine sıkıca tutunan o bakışlar... Öylesine kuvvetli, öylesine samimi bir bağ vardı ki aralarında, sözcüklere ihtiyaç duymadan, kalpten kalbe kurulan o görünmez köprüde bulmuşlardı birbirlerini.
BİR KURŞUN İKİ VURGUN by simaara
simaara
  • WpView
    Reads 55,420
  • WpVote
    Votes 4,102
  • WpPart
    Parts 27
❝Sanrılardan ibaretti sanki bütün yaşananlar... Boğazıma oturan o koca yumru, elimden kayıp giden, bir daha da sahip olamayacağım hayallerim, hayatımdı sanki... Ağlayamadım. Bağıramadım. Durduramadım. 26 yıllık yaşamımın, 7 yılında adım atmadığım şehirde, onun tarafından bir başıma bırakılmıştım. Son umudumda da dalından acımasızca koparılıp alınmış gibi hissediyordum... Varlığımdan nefret eden insanlarla doluydu etrafım. Kaçmak isteyip, kaçamadığım bir labirentin içimdeydim sadece. Karanlık yolumu aydınlatan tek bir mumum vardı. Cılız ateşi bir sağa, bir sola savrulurken, koşmam için umut olmuştu bana... Yoktu. Artık o da yoktu. Karanlığın ortasında bir başımaydım. "Sözler hiçbir zaman tutulmaz anne... tutulmaz. Dedim sana. Ben ne sevmeyi hak ediyorum, ne de sevilmeyi. O gün... o gün ölmesi gereken bendim. Bendim." Ucunda oturduğum kayalara içindeki nefreti döküyormuş gibi çarpan o hırçın dalgalar, sanki sesim olmaya çalışıyordu. Gök gürledi. Bulutlar ağladı... Göğsüme ince bir sızı yayıldı. "Beni sevdiğine inanmamıştım zaten..." Titreyen dudaklarımı zapt etmeye çalışırken, gözlerimi karşımdaki hırçın denize çevirdim. "...şayet sen bile sevmekten vazgeçtin." Karadeniz acımasızdı. Aldığını vermez, verdiğini de acımadan ellerinin arasından alırdı... sonra elinde avucunda bir şey kalmazdı. Almıştı. Hepsini ellerimin arasından çekip almıştı. Ben Güneş. Kolu kanadı acımadan koparılan, omuzlarına tonlarca yük konulan kadın.❞ 🌑 0 4 /0 3 /2 0 2 4 ALINMASI, KOPYALANMASI VE ÇALINMASI DURUMUNDA YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR 🖇 Written by: simaara 🪶 #Yargı 1. 📌 23/12/2025 #Yargı 1. 📌 10/01/2026 #Adalet 1. 📌 18/05/2026
İNFERNO by KathyCalanthe
KathyCalanthe
  • WpView
    Reads 4,403,504
  • WpVote
    Votes 247,499
  • WpPart
    Parts 53
Demir Karadağ, Hades lakabıyla anılan yalnızlığını ceza olarak gören ve kendini lanetli olduğuna inandıran zevke saplantılı bir adamdır. Değer verdiği ve sevdiği tek şey ise gözbebeği olan İnferno'dur. Dante'nin cehenneminden yola çıkarak tasarlanmış şirket binası görümüne sahip son derece gizli bir haz kulübü olan İnferno, dokuz çemberden oluşmaktadır ve her çemberin kendine has bir teması vardır. Kendine yarattığı oyun parkında günlerini geçiren Demir Karadağ'ın hayatı bir gece yarısı cehennemine adım atan kadın ile değişir. Kardeşini bulmak amacıyla İnferno'ya giden Helen Saral, ünlü bir yazar ve cinsel terapisttir. Tek dileği kardeşini bulmaktır fakat bunun için geldiği kulüpte onunla ilgili hiç beklenmedik gerçeklerle yüzleşir. Kirli sırların ve tehlikenin içine düşen Helen ile Demir hayatlarını sonsuza dek değiştirecek olan bir hikayenin kapağını aralarlar. 🔗 "Cehennemin dibine inip ruhunu arındırmadan cennete ulaşamazsın." Kitap yetişkin içeriklidir. Kapak Tasarım: @Wbrunette
HARZEMŞAH by KathyCalanthe
KathyCalanthe
  • WpView
    Reads 5,938,641
  • WpVote
    Votes 307,096
  • WpPart
    Parts 66
Düşmüş Melekler Serisi Birinci Kitap 🏹 Kutsal Alazgir, en yakın arkadaşının öldürülmesi üzerine ona bu acıyı yaşatan adamdan intikam almak ister. Soğuk ve acımasız Rusya'nın tenha sokaklarında bir avcı misali hedefinin peşine düşer. Hedefi haline gelen adamın cellat olarak bilinen son derece tehlikeli bir mafya lideri olması işleri zorlaştırır. Ve bir yanlış anlaşılma sonucu, Kutsal ve Araz kendilerini asla tahmin edemeyecekleri bir durumun içinde bulurlar. Birbirlerine duydukları nefret ile el ele vermek zorunda kalan ikili, tahmin edilemez sır ve olaylarla ancak bir arada kalırlarsa baş edebileceklerini anlarlar. "Her şey intikam meyvesinin ağaçta belirmesiyle başlamıştı ve mavinin en korkunç tonlarını içinde bulunduran bir adamın gözlerinde son bulacaktı." & • Dark Romance • Mafya Serisi • Yetişkin İçerikli
GİRAY by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 2,004,621
  • WpVote
    Votes 128,871
  • WpPart
    Parts 54
"Saçların uzunmuş.." dedi ama tereddütü epey açıktı adamın. Ama bugün denilenden sonra yanlış anladı kız, adamın bundan rahatsız olduğunu düşündü nedense, daha yeni görüyordu Giray saçının hepsini. Tam olarak olmasa da düğünleri bile olmuşken saçını açmaktan çekinmemesi gerektiğini düşünmüştü, helaldi artık sonuçta... Aynadan onunla göz göze gelince sordu aynı tereddütle, "Keseyim mi yani?" Giray kaşlarını çattı kızın tavrıyla, ilk tanıştıklarında her lafıyla bir kasırga koparacak kadar kesin olan Dilrûba artık her daim kırılgandı.. Artık evli olduklarında, kocası sıfatı taşıdığından mıydı bu tavrı? Bazen düşünüyordu, ona yardım edeyim derken bastırmış, ya da ezmiş miydi hiç? Boyun eğmeye mahkum mu hissettirmişti? Düşündüğüyle kendine olan öfkesini atamadan sordu kıza, "Niye kesecekmişsin?" "Dökülür belki. Aynı odada olacağız ya.." yutkundu, boğazını tazeledi ama sözlerini tazeleyemedi, ne diyecekti ki? Bilemedi Dilrûba.. "Dağılır her yere." Giray rahatsız olurdu belki kendisinden parçaları her yerde görürse.. Onun konuyu açmamasını uzun bir süre aynı odada kalacaklarına yormuştu çünkü.. Gözlerini kızdan ayırmadan yaklaştı Giray. Bakışları onun uzun saçlarını okşasa da eli çekindi, mahrum kaldı bu tatlı zevkten, "Dökülsün.." dedi yumuşakça, Ben toplarım senin ardından.' dedi içinden, 'Bir de saklarım, kimseler göremez, benim mahremim olur..' 'Senin gibi...' Saçlarını tutarak hafifçe tebessüm etti Dilrûba, "Salık gezmem o zaman, fazla dökülmez.." dedi ama saç değildi tam olarak kastettiği. Hayatında bana dair pek bir iz bırakmam, rahatsız, olmazsın diyordu.. Şu akşamdan itibaren herkes biliyordu evli olduklarını... O yüzden sanki iki gün önce değil de şimdi kıyılmış gibiydi nikâhları.. Öyle hissediyordu. "İstediğin gibi gez, nasıl rahat eder, nasıl istersen.."
Leyla ile Karabağırlı by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 1,418,732
  • WpVote
    Votes 85,382
  • WpPart
    Parts 53
Seha Bey bir ayağını öne atıp ona dengesini vererek şöyle bir durdu. Leyla'yı kısacık üstün körü süzdü. Rahatsız eden bir bakış değildi ama olmasa da olurdu yani. Leyla neler oluyor diye düşünüyordu. "Küçüksün." dedi adam, burnunu çekti. "Gözüm de tutmadı pek seni. Biraz büyü. Bakalım hale yola gelecek misin..." Leyla'nın gülümsemesi soldukça soluyordu. Gözü tutmamıştı madem gelin odasına ne diye sokmuştu bu herif onu? Hale yola gelmek ne demekti? Ah bir eski Leyla olabilseydi ona hali de yolu da gösterirdi ama kaç gündür yaşadıkları onu bitap düşürdüğünden karşılık vermek için laf gelmiyordu aklına. "Eğer aynı yastığa baş koyasım gelirse, haberin olur. Sana söylerim." dedi adam. Leyla'nın gülüşü tamamen düştü bu sefer. Ne ince düşünceli adam! Ya habersiz gelse ne olurdu?! "Ama ben bunu yapmazsam eğer, sen aşkımdan ölsen bile bana gelmeyeceksin." ••• -Yaş farkı içerir- ~hikâyemiz 1989 yılında başlamaktadır~
İHTİLAL by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 24,850,745
  • WpVote
    Votes 1,111,419
  • WpPart
    Parts 53
O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. O gece şafak söktü, güneş doğdu, sabah oldu. Olmamalıydı.
GÜNAHKÂR: KAN SÖZÜ by endless_Q
endless_Q
  • WpView
    Reads 499,332
  • WpVote
    Votes 43,759
  • WpPart
    Parts 37
[Kitabın Şarkısı : Claire Wyndham-My Love Will Never Die] Kitap yetişkin içerikler bulundurmaktadır! 🦇 Gece yalnızca karanlık değildir. Kanla yazılmış sırların ve ölümsüz yeminlerin evidir. Bir insanın kalbi, bir vampirin susuzluğuyla kesiştiğinde kader geri dönülmez biçimde değişir. Güç, arzu ve ihanet aynı damarda dolaşmaya başlar. Hafızasını yitirmiş, köle olarak yaşayan Roxana'nın zihninde geriye kalan tek şey çığlıklar, acı ve kanı andıran kırmızı gözlerdir. Köle pazarına götürülürken, tacirinin vampirlerin liderlerinden biri olan Köken'in topraklarından izinsiz geçmesi, onun kaderini sonsuza dek mühürler. Roxana, nefret ettiği türden birinin, bir vampirin himayesine düşer. Kara bir kale, kanla örülmüş kurallar ve uyanmaya başlayan anılar... Geçmişin sır perdesi aralandıkça hakikat hiç olmadığı kadar yakıcı bir hâl alır. Roxana'nın bastırdığı nefret, karşı koyamadığı bir çekime dönüşürken; vampirin karanlık arzuları kaderlerini birbirine bağlar. 🦇 "Tek bir ısırık sana sonsuz bir bağı armağan edebilir." 
"Bu bir kölelik."
 "Hayır, bu bir hediye."