aaysuozturkk
Kadim krallıklar küle dönerken, dünya yaklaşan Büyük Çöküş'ün gölgesinde parçalanıyordu.
Çöller Krallığı savaş istiyordu. Buzlar Krallığı acıyla hükmediyordu. Uçurumlar Krallığı ise karanlığın derinliklerinde sessizce bekliyordu.
Bu dünyanın kaderi, bir Gözyaşı Toplayıcısı'nın ellerindeydi.
Luna, ölülerin anılarını gözyaşlarından okuyabilen son taşıyıcılardan biriydi. Yıllar boyunca binlerce ruhun acısını topladı, kayıp anıları kutsal şişelerde sakladı. Fakat topladığı her gözyaşı onu gerçeğe biraz daha yaklaştırıyordu:
Büyük Çöküş bir felaket değildi.
Verilmiş bir karardı.
Ve o kararın merkezinde, Unutulmuşlar Prensi vardı.
Kieran'ın damarlarında yalnızca gölgeler değil, dünyanın sonunu getirecek kadim bir güç dolaşıyordu. Ardında donmuş bedenler ve silinmiş şehirler bırakarak ilerleyen prens, insanlığın son umudunu kendi elleriyle yok etmeye hazırlanıyordu.
Ama kaderin unuttuğu bir şey vardı:
Bazı bağlar ölümden bile eskiydi.
Şimdi Luna, yaklaşan karanlığı durdurmak için dört krallığın sırlarını açığa çıkarmak zorunda. Çünkü elindeki son gözyaşı damlası ya dünyayı kurtaracak...
ya da tanrıların bile sustuğu o sonsuz gecenin kapısını aralayacak.