nicotesy
- LECTURAS 120
- Votos 23
- Partes 1
"Yukarıda adalet bir yalandı; Aşağı Şehir'de ise sessizlik mutlak efendi... Biz oraya dünyayı kurtarmak için inmedik. Biz oraya, kendi cehennemimizi ellerimizle kurmaya indik."
Büyük Savaş bitmiş gibi görünse de asıl kıyamet, haritalara çizilemeyen Velia'nın dipsiz derinliklerinde uyanıyor. Yeraltı bilinci "Eşik Varlığı", görünmez fısıltıları ve zihni kemiren gölgeleriyle dünyayı yavaş yavaş kendi hastalıklı sessizliğine gömüyor. Bu mutlak karanlığın karşısında ise tek bir adam duruyor: İmparatorluğun yenilmez, soğuk ve yaralı komutanı Taeron yani namıdiğer Aurelios Magnus.
Geçmişinin hayaletleri ve kendi içindeki bükülmez kibirle Velia'nın ölümcül sınırlarını geçen Taeron, bu kusursuz itaati içeriden parçalamaya kararlıdır. O, boyun eğmek için değil, sessiz tanrıların yüzüne kendi maskesini geçirmek için oradadır.
Ancak zifiri Ritüel Havuzu'nda; dehşetin ve ilahi kâbusun ete kemiğe bürünmüş hali olan Tanrı'nın Gelini Jungoros ile göz göze geldiğinde, asırlık nizam sarsılacaktır. On binlerce aciz inananın gözü önünde, varoluşun en büyük tabusu çiğnenecek, Tanrı'nın bile bakmaya cesaret edemediği karanlığa bir insanın eli uzanacaktır.
Sessizliği kılıcıyla yaran bir adamın iradesi, evrenin en karanlık uçurumunu uyandırmak üzere. Çünkü herkesin korkudan geri çekildiği bir dünyada... birinin dokunması gerekir.
Taekook/distopik