Tamamen benim zevkimce kafama estiği gibi geldiğim yer
60 stories
Garip Bir Öykü by MrsCorpse3
MrsCorpse3
  • WpView
    Reads 364,248
  • WpVote
    Votes 20,482
  • WpPart
    Parts 48
Normalde öğrencilerime mantıklı kararlar vermeyi öğretirim. Kendim uygulamıyorum tabi. Çünkü şu an bir dağın içinde, beni vurup vurmayacağı belli olmayan bir adamlayım. Ve garip olan şu ki- en büyük problem bu değil.
KARA LORD by itsmybloood
itsmybloood
  • WpView
    Reads 116,801
  • WpVote
    Votes 8,429
  • WpPart
    Parts 40
Gözlerim karşımda dizilmiş ve benden komut bekleyen askerlerde gezindi. Her şey hazırdı, Doğu Krallığını korumak için görevlendirilmiştik. Halk ve herkesin dilinde dolaşan şato artık bize emanetti. Tek komutla askerleri yönlendirdiğim de hepsi atlarına binmeye başlamıştı. " Şu lanetli şato için görevlendirildiğimize inanamıyorum. Söylentileri bilirsin lordun hâlâ orada yaşadığını söylüyorlar Alexa." Gözlerimi devirerek ona döndüm. Çocuk gibi korkmasına gerek yoktu. " O lord çocuklara anlatılan efsanelerden başka bir şey değil Henry. Şimdi atına bin!" Sözlerimin ardından yola koyulduğumuzda o lanetin sadece efsane olmadığını en acı şekilde öğreneceğimi nerden bilebilirdim ki?
Ateşe Adanmış Ruhlar  by monasizim
monasizim
  • WpView
    Reads 144,616
  • WpVote
    Votes 12,358
  • WpPart
    Parts 30
Bazı sırlar vardır. Öğrenildiği anda insanı değiştirir. Ve bazı yaşanmışlıklar vardır. Akıl unutsa da yürek hiç durmadan hatırlatır. Aypare Ulusoy, ona ait olmayan bir dünyanın içinde boğulduğunda, yüreğine saplanan o sızıyla gerçekleri bulmaya çalışıyordu. Fakat her gerçek, onu benliğinden bir adım daha uzaklaştırıyordu. Gördüğü rüyalar artık rüya değildi. Duyduğu fısıltılar, dudaklarından dökülemeyecek kadar karanlıktı. Bir boşluğun hissizliğinde debelenirken, yalanların içinde rast geldiği tek bir doğruya tutundu: Alas Sipahi. Ateşe hükmeden ama yüreğine söz geçiremeyen o duygusuz hükümran... Yenilmez denilen o kalbin, tek bir ışık uğruna diz çökmesiyle tüm dengeler altüst olmuş; düzene çizilen sınırlar çoktan silinmişti. İntikam ve öfke aşkla harmanlandığında bu bir sonun değil, başlangıcın kehanetiydi. Yüzyıllardır saklı bu kehanet, kana bulanmış eller arasında fısıltı gibi yayılırken, kapana hapsolan gölgeler tek bir şeyi mırıldanacaktı: Kalp unutmazdı. Ve aşk alevlendiğinde, bazı ruhlar kül olmadan kavuşamazdı. ....
Kanlı Lordun Gelini by rainyazar
rainyazar
  • WpView
    Reads 190,394
  • WpVote
    Votes 3,054
  • WpPart
    Parts 4
Kaderim hakkında bebekken bir anlaşma yapılmıştı on sekizime bastığımda resmi olarak kanlı lordun gelini olacaktım. Kanlı Lordun yaşadığı diyar karanlık, kasvetli, ucu gözükmeyen ormanlarla kaplıydı. O yer nefes alınamayacak kadar ürkütücüydü babam kralın baş danışmanıydı aynı zamanda konsey üyesiydi, kral kanlı lord ile verdiği mücadeleyi kaybetmişti. Ama lord merhamet gösterebileceğini söyledi tek bir şartla kendisine soylu bir kandan gelen bakire bir kız hediye edilmesini talep etti. Bunun sonucunda kurban ben seçilmiştim konsey üyelerinin kızları yoktu ne de kralın, soylu bir kandan gelen bir kızı vardı, kurban biri lazımdı işte o kız bendim ben Diana Miller kanlı lordun geliniydim. Kanlı lord gitmeden önce kulağıma fısıldadı; Omaytra theta tali tau zeta kowdra. "O gün gelene kadar seni bekleyeceğim zümrüdüm." ------ "Biliyor musun sarhoş olabilmeyi çok isterdim." "Ne oldu da bir anda konuyu değiştirdin." "Hiç anlamıyorsun.." "Neyi?" "Bu yaratığın seni ne kadar sevdiğini!" ------ DİKKAT:⚠️ Smut, Yakınlaşma sahneleri ve tralvmatik, korku, şiddet sahneleri içerebilir bunu bilerek okuyun yada okumayın.
İHANETİN SOĞUK YÜZÜ (+18) by ben_deniz
ben_deniz
  • WpView
    Reads 665,841
  • WpVote
    Votes 39,621
  • WpPart
    Parts 67
"Öylece öldürecek misin?" dedi en sadık adamı Musa. Sesi, bu gergin sessizliğin içinde bir kırılma noktası gibi yankılandı. Savaş'ın en sadık adamıydı o; fırtınanın ortasında bile geri adım atmayan tek kişi. Savaş."Öldürmeyip ne yapacağım Musa?" diye kükredi. Sesi deponun boş duvarlarında çarparak çoğaldı. "O bana ihanet etti! Sırtımdan vurdu beni!" İki adım geride duran Musa, soğukkanlılığını korumaya çalışarak bir adım daha geriledi. "Ben sadece pişman olma diye söyledim abi," dedi fısıltıdan hallice bir sesle. Savaş hışımla arkasını döndü. Bir ağız dolusu küfür savururken elindeki silahı havaya savurdu. "Neden pişman olacağım lan? Bana ihanet eden bir kadın için mi?!" diye bağırdı. Sesi kontrolünü tamamen kaybettiğinin kanıtıydı. Öfkesi, içindeki o derin hayal kırıklığını örtmeye yetmiyordu. Musa, elindeki Efnan'ın çantasını karıştırırken bulduğu küçük, siyah-beyaz kağıt parçasına son kez baktı. Parmakları titriyordu ama geri dönüşü olmayan o yolu kapatmak zorundaydı. Savaş tekrar Efnan'a dönüp silahı doğrulttuğu sırada Musa, o kağıdı Savaş'ın görebileceği şekilde havaya kaldırdı. "Abi..." dedi Musa, sesi bu kez titriyordu. "O hamile." Sadakat bir yalandı. İhanet ise tek gerçek.
MOR SÜTYEN  (Yarı Texting) by swmsaw
swmsaw
  • WpView
    Reads 362,859
  • WpVote
    Votes 17,791
  • WpPart
    Parts 23
Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.
KIRIK İNCİ by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 4,951,402
  • WpVote
    Votes 268,651
  • WpPart
    Parts 31
"Sadece seni yok etmek istiyorum." dediğinde dudaklarımda kışkırtıcı bir gülüş oluştu. "Öyle mi?" dedim dudaklarına doğru fısıldayarak. "Daha çok beni nefesimi kesene kadar öpmek istiyormuş gibi bakıyorsun." dedim ama bakışlarını hiç değiştirmedi, bana öyle bakmaya devam etti. "Doğru başta amacın gerçekten beni yok etmekti, sonra baktın ki etrafımda bunu yapmaya meraklı insan çok, acıdın mı?" Konuşurken hafif alaylıydım, her bir kelimemde, her nefesimde amacım onu daha da çıldırtmaktı. "Aslında evet, seni ben mahvedecektim ama ortada mahvedilecek bir şey kalmamış." dedi eli çenemi hafif hafif okşarken. Ve onun dokunuşu mahvedilecek bir şeylerin kaldığını hissettiriyordu. Yine de bakışlarım düşmanca kısıldı. "Senin görevin beni korumaktı, değil mi? Dur o da oyundu, doğru ya." 07.04.2023
İTİBAR PALASI by Elif_Kiriscii
Elif_Kiriscii
  • WpView
    Reads 541,261
  • WpVote
    Votes 24,478
  • WpPart
    Parts 44
Yatağın baş ucundaki küçük bir kağıt parçasına yazılan iki cümlenin içerisinde kalem delikleri vardı; harfleri bir araya getirirken kâğıdı parçalamaktan son anda vazgeçen bir saldırganlıkla yazılmıştı. Saldırganlığı yazdığı sekiz dokuz kelimeyle veda eder gibi değil, Alara'nın kalbini nefretin kollarına bırakır gibiydi. ❝Hesaplaşmamız gerekenleri şimdi hesaplaşmayacağız Alara. Geceyi de yaşanmamış say.❞ Yiğit Uygar Palaslı'nın satırlarında ihtirasa karışan bir öfke ve Alara'nın ihanetine duyduğu inanç vardı. Ve Yiğit kadar kimse, ihanetle körüklenerek yakıp yıkamazdı. Büyük bir kumpas. Palaslı'ların sergisinden çalınan değerli antikalar. Ve suçlanan Alara Yücesoy. Onların tehlikeli, 'itibar palası' oyununa ortak ol.
FARKLI ZAMANLARA AİDİZ by cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    Reads 553,841
  • WpVote
    Votes 32,280
  • WpPart
    Parts 41
Bedenim tir tir titremeye başlamıştı. Gözlerim dolmuş neredeyse ağlayacaktım. Etrafta yeni yeni fark ettiğim geçmişe ait şeyler vardı. Tabelalar, arabalar, insanların üzerindeki kıyafetler bile... Kaza yaparken duyduğum gibi bir korna sesi duydum, acı bir fren sesi. Bu sefer gerçekten öleceğimi düşündüm. Ta ki belimden tutulup çekilene kadar. Kalbim daha önce hiç deneyimlemediğim kadar hızla atıyordu. O kadar hızlıydı ki göğüs kafesimde bir delik açacağını düşündüm. Avuç içlerimin arasında az önce beni ölmekten kurtaran adamın gömleği vardı. Gözlerim kapalı, başım ise göğsüne yaslıydı. Burnuma dolan sigaraya karışmış çam kokusu beni sakinleştirirken adrenalinin etkilerinin yavaş yavaş bedenimi terk ettiğini fark ettim. İnsanların bağırtılarını duydum. Sanırım az önce beni neredeyse ezmekte olan adama bağırıyorlardı. Göğsüne yaslandığım adamın sesi de onlara karıştı. Başımı kaldırarak ona baktım. Göz göze geldiğimizde zamanın durduğunu hissettim. Hayatını ve gerçeklerini araştırmak için aylarımı harcadığım adamın kollarındaydım. Kenan Mollaoğlu'nun kollarındaydım! * Araştırmacı gazeteci olan Liya Meryem Başer, üzerinde çalıştığı makalesini teslim etmesi için yirmi dört saatten az bir süresi vardı. Ancak aklına oturmayan ufak bir nokta, onu o makaleyi yayınlamaktan alıkoydu. Ofisinden ayrıldığı o fırtınalı gecede bir kaza yaparak geçmişe gittiğinde ise onu bekleyen kaderinden tamamen habersizdi. +18 içerik mevcut
MALKOÇOĞLU by useeer55
useeer55
  • WpView
    Reads 746,738
  • WpVote
    Votes 31,384
  • WpPart
    Parts 69
Kendi halinde yaşayan tıp fakültesi öğrencisi Kayra bir gün fazla miktarda paraya ihtiyacı olduğu için ek iş aramaya başlar.Arkadaşı sayesinde bulduğu tekerlekli sandalyeye bağlı bir adamın bakımını üstlenme işini başta kabul etmez fakat sonra kararı değişir. Bakacağı adam yani Doğan önceki nişanlısı yüzünden kadınlara güveni olmayan ketum bir iş adamıdır. Kader yine de ağlarını örer ve onları bir araya getirir. Peki onlar bir arada kalmayı başarabilecekler midir? "Benimle hiç konuşmayacak mısınız?" Yüzünde herhangi bir duygu belirtisi yoktu."Pekâlâ bende kendi kendime konuşurum.Yapmadığım şey değil sonuçta." Yine tepki vermedi.Hep yaptığı gibi sadece yüzüme baktı.