huysuzperiyim
İstanbul'un karanlık sokaklarında adından söz edildiğinde herkes susardı. Çünkü Pusat Çakırbey, yalnızca şehrin en güçlü adamı değil; kendi adaletini kendi elleriyle sağlayan bir adamdı. Onun dünyasında ihanetin bedeli ölüm, sadakatin karşılığı ise kendisi tarafından temin edilen bir hayat garantisiydi. Ve yine onun dünyasında kimse tesadüfen hayatta kalmaz, hiçbir tanık ikinci bir şansa sahip olmazdı.
Ta ki bir gece, hayatının kurtulacağı ambulansın kapısından inen Rüya Arslan ile tanışana kadar...
Yirmi iki yaşındaki genç hemşire Rüya Arslan'ın o gece aldığı sıradan bir çağrının onu İstanbul'un en tehlikeli adamının karşısına çıkaracağını ve hayatının dönüşü olmayan bir yola gireceğinden habersizdi. Üstelik artık her şeye tanık olmuş ve hayatının dakikalar içinde son bulacağını da bilmiyordu.
Fakat Rüya'nın tek bir cümlesi Pusat Çakırbey'in tetiğe uzanan elini durdurdu.
"Benden başka kimsesi yok."
Yetim bir kızın, yetim bir adamın yarasına dokunmasıydı bu.
Pusat Çakırbey, karşısındaki tanığı öldürmek yerine kendi dünyasına aldı.
O gece Rüya Arslan, yabancıların giremediği Çakırbey Adası'nın kapısından içeri adım attığı an... Artık yalnızca bir tanık değildi.
Çünkü Rüya Arslan, Pusat Çakırbey'in hayatında hiç hesapta olmayan ve etrafında bir ateş çemberi başlatan PERVANE'nin kendisi olmuştu.
Bilgilendirme / Roman'ın içerisinde cinsel unsurlara, küfür ve argo içeren konuşmalara, şiddet içeren olaylara yer verilmiştir. 18 yaş altı bireyler için gerekli uyarı yapılmış olup, bu konudaki hiçbir yorum ve uyarı mesajı yazar tarafından dikkate alınmayacaktır.