🖤
5 stories
MÜZİĞE BULANMIŞ BEDENLER (BİTTİ) by Nava2018
Nava2018
  • WpView
    Reads 519,619
  • WpVote
    Votes 44,122
  • WpPart
    Parts 56
"Bu diyarı değiştirelim sevgilim." Dudağına doğru fısıldayarak devam ettim. "Bu krallıkları yerle bir edelim." ***** Bir sese, bir müziğe, bir şarkıya ne kadar tapabilirsiniz? ***** Bir kızın ne kadar değişebileceğine tanık olacak, fantastiği en dibine kadar okuyacaksınız. ***** Bıçak tutmayı bile bilmeyen bir kızın cesetlerle dolu bir denizde kanla yıkanmasını hikayesiydi bu. ***** Herkesin özel yeteneklerinin olduğu bir Dünya. Sahip olunan kajuneler. Birbiriyle yarış içinde krallıklar. ***** Görsellerle güçlendirilmiş bir kitaptır. BENİM KİTABIM SİZİN REKLAM PANONUZ DEĞİL! ****** #1 fantastik 27.04.2021 #1 tarihikurgu 27.04.2021 #1 aksiyon 15.08.2022 #1 dans 09.04.2021 #1 mitoloji 19.04.2021 #1 tanrıça 29.04.2021 #1 peri 30.04.2021 #1 akademi 03.05.2021 #1 okul 09.05.2021 #1 müzik 14.05.2021 #1 güç 20.02.2022
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,103,777
  • WpVote
    Votes 720,208
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
LÂL VE KEHRİBAR by mystoryswia
mystoryswia
  • WpView
    Reads 881,733
  • WpVote
    Votes 42,407
  • WpPart
    Parts 29
Mazi, her mutlu oldukları anda ruhlarının peşinde olan bir katil gibi onlarla olucaktı. Her şeye rağmen birlikte olabilirler miydi? Kapıdan çıktığımda, gerçekler yüzüme sert bir tokat olarak indi. Geçmiş ve gelecek arasında, ince bir çizgide yolculuk yapıyorduk. Herkes benden gitmişken ben her şeyimden gidebilir miydim? Kalbim ve beynim bir savaştaydı. Kalbimin hüküm kurmaya başladığı yerde, beynim kölesi olmaya hazırdı. "Özür dilerim, anne. Onu hâlâ çok seviyorum. Bana kızgın mısın?" Gecenin hüküm sürdüğü gecenin altında onlara seslendim. Siz onu affedin baba, çünkü o kendini asla affedemeyecek.
KANKARA by zewofl
zewofl
  • WpView
    Reads 958,419
  • WpVote
    Votes 45,943
  • WpPart
    Parts 33
Geleceğin çanları çaldı, mürekkep yazmaya başladı. Siyah beyaza damladı, renkler ağladı. Geçmişin sessiz çığlıkları hançere bulaştı, Hançer yılan oldu, yılan içeri sızdı. Geçmiş ağladı. Yılan süzülerek girdi dört odacıklı yere, Kan ağladı. Bıraktı zehrini, Damar kanadı. Tüm kana bulaşan zehir yayıldı, Her yere bulaştı. Gelecek güldü. Zehir zihine sızdı, Kalp teslim oldu. Geçmiş enkaz oldu, gelecek kuruldu. Karanlık fısıldadı; 'kalbine ihanet et, kendini kurtar.' Alin fısıldadı; 'kalbini dinle bana ihanet et.' . Hukuk öğrencisi Ceyla'nın kısa süreliğine çalıştığı motel de cinayet işlenir. Bunun şokunu henüz atlatamamışken, dönem sonu ödevi ise bu cinayeti çözmektir. Davayı çözmek için bir süreliğine beraber çalışacağı Cinayet Büro ile katilin peşine düşerler. Fakat fark ettikleri korkunç şey ise, katilin seri katil olduğudur. Geçmişinin geleceğe yansıyan görüntüsü, onu çıkmaza sokmaya çalışırken, hem okumak hemde bir seri katil ile baş etmek onun için oldukça zordur. Başarılı bir Savcı olmak isteyen Ceylayı, geçmişinden itibaren bugününe ve yarınına kadar bir sürü şey sınar.
VERA İLE VAHA by kariabenam
kariabenam
  • WpView
    Reads 7,857,547
  • WpVote
    Votes 360,824
  • WpPart
    Parts 61
!!! +18 "Geçmişin bana ait," dedi ve kulağıma yaklaşarak fısıldadı. "İstesen de beni unutamazsın." Geçmiş can yakar. Yıllar sonra karşılaştığında bile. Fakat madalyonun iki yüzü vardır. Her şey çok güzel olabilirdi; onu tekrar görmeseydim. Henüz gençliğinin baharındayken, sevdiği adam tarafından acımasızca dünyası başına yıkılan Eylül'ün ölmekten başka hiçbir planı yoktu. Gözünü kapatıp teslim olduğu adam olan Vaha, onu bir başına ve yüzüstü bırakıp gitti. Yaşadıkları anların hepsinin acı bir hatıraya gömüldüğünü dehşetle izledikten sonra ardı ardına darbe aldı. Annesinden, babasından, ağabeyinden... Bir zamanlar deli gibi sevdiği Vaha, tüm hayatını ellerinden çalmıştı. Uykusunda gördüğü dur durak bilmeyen kabuslarla, uyandığında umutsuzluğun beslediği ruhunu huzura kavuşturmaya kararlıydı. Ta ki dünyanın en kibar ve anlayışlı adamı olan Özgür'le tanışana dek... Eylül, uzun yıllarının ardından onu unuttuğunu sanıp yeni hayatının taslağını çizdikten sonra Vaha ile tekrar karşılaşır ve fitilin ucu ateşlenir. Çaresiz, umutsuz ve bir o kadar da yasak aşkın pençesine girmemek için birbirlerini mahvetmek pahasına ikisi de mücadele eder. Eylül'ün doğru sandığı yanlışları tokat gibi yüzüne çarparken, gerçekler onu dipsiz bir kuyuya atar. Fakat yazgının kesin çizgisinden çıkmak ne kadar mümkün olabilirdi ki?