okunacaklar1
119 historias
BAHARIN RENGARENK GÜLLERİ  por MoonnRoosee
MoonnRoosee
  • WpView
    LECTURAS 1,184,616
  • WpVote
    Votos 53,161
  • WpPart
    Partes 49
Mimarlık son sınıf öğrencisi olan Feride Erva Önay, okulunun bitmesine günler kala hayatının son derece yolunda olduğunu düşünmektedir. Artık sorumluluğunu zevkle kabul edeceği bir döneme geçmesine az kalmıştır ve çok sevdiği mesleğini yapmak için iş arayışında olmasına çok yakındır. Geçmişte yaşadıklarını geride bıraktığını ve eski sessiz Feride olmadığını onu tanıyan herkes söyleyebilirdi fakat Feride'nin yıllarca unutamadığı aşkını kimse bilmemektedir. Karşı dairede oturan ailenin kızı ve sekiz yıldır en iyi arkadaşı olan Melis, Rusya'da mimarlık okuyan ve yıllardır orada çalışan ağabeyinin döneceğini söylerken Feride'nin içindeki karmaşadan habersizdir. Peki Feride Erva, anılarıyla birlikte geçmişte bıraktığını düşündüğü adamı sekiz yıl sonra yeniden görmeye hazır mıydı? Kış uykusuna dalan duygularının baharda dönecek olan adam için uyanma vakti gelmiş miydi? Ve en önemlisi Feride Erva bunu artık en yakın arkadaşından nasıl gizleyecekti? ^^^^ Melis Kaya hayatının aşkını hep sıra dışı bir tanışma hikayesiyle bulacağına inanmaktadır. Yıllar süren arayışları ve hayal kırıklıkları ardı ardına devam ederken kendisini birdenbire polis baskınının ortasında bulur. Renkli karakteriyle en yakın arkadaşı Feride Erva'dan tamamen farklı olan Melis'in hikayesi de Baharın Rengarenk Gülleri'nin içinde okuyucularını farklı bir serüvene sürüklüyor. ^^^^ Y. T. 24.03.2020 - F. T. 02.04.2021
VERA İLE VAHA por kariabenam
kariabenam
  • WpView
    LECTURAS 7,988,535
  • WpVote
    Votos 363,691
  • WpPart
    Partes 61
!!! +18 "Geçmişin bana ait," dedi ve kulağıma yaklaşarak fısıldadı. "İstesen de beni unutamazsın." Geçmiş can yakar. Yıllar sonra karşılaştığında bile. Fakat madalyonun iki yüzü vardır. Her şey çok güzel olabilirdi; onu tekrar görmeseydim. Henüz gençliğinin baharındayken, sevdiği adam tarafından acımasızca dünyası başına yıkılan Eylül'ün ölmekten başka hiçbir planı yoktu. Gözünü kapatıp teslim olduğu adam olan Vaha, onu bir başına ve yüzüstü bırakıp gitti. Yaşadıkları anların hepsinin acı bir hatıraya gömüldüğünü dehşetle izledikten sonra ardı ardına darbe aldı. Annesinden, babasından, ağabeyinden... Bir zamanlar deli gibi sevdiği Vaha, tüm hayatını ellerinden çalmıştı. Uykusunda gördüğü dur durak bilmeyen kabuslarla, uyandığında umutsuzluğun beslediği ruhunu huzura kavuşturmaya kararlıydı. Ta ki dünyanın en kibar ve anlayışlı adamı olan Özgür'le tanışana dek... Eylül, uzun yıllarının ardından onu unuttuğunu sanıp yeni hayatının taslağını çizdikten sonra Vaha ile tekrar karşılaşır ve fitilin ucu ateşlenir. Çaresiz, umutsuz ve bir o kadar da yasak aşkın pençesine girmemek için birbirlerini mahvetmek pahasına ikisi de mücadele eder. Eylül'ün doğru sandığı yanlışları tokat gibi yüzüne çarparken, gerçekler onu dipsiz bir kuyuya atar. Fakat yazgının kesin çizgisinden çıkmak ne kadar mümkün olabilirdi ki?
Yürek mahallesi (+18) por kumsallsare
kumsallsare
  • WpView
    LECTURAS 748,976
  • WpVote
    Votos 25,009
  • WpPart
    Partes 14
Burası İstanbul'un nezih bir mahallesi desem de yalan. Klasik bir mahalle işte en küçük şeyde dedikodunu yapıp yüzüne gülümseyen teyzeler olduğu gibi, gerçekten art niyet gütmeyen ve sana abla gibi ablalık yapan kişiler de var. Ama en önemlisi Turan. Turan Yürek. Soyismi gibi kendisi de Yürekli bir asker. Küçüklüğümden beri deli divane olduğum ama onunsa beni bir kez görmediği Turan. Benim için onu beklemek hayatımın bir parçası gibiyken sürüp gidiyordu hayatım. Zaten fazladan bir ümidim yoktu. Benim için onu öyle seyretmek bile bir ödüldü. Ama bir gün normal günlerde olmaması gereken bir şey oldu. Turan her zaman gözleri beni görmez, kulakları beni duymazken bir gün duydu o kulaklar beni.. Duydu her şeyi . Zaten ne olduysa ondan sonra oldu ya ;) (Argo kelime, küfür ve +18 içerir)
STERİL DUYGULAR (tamamlandı) por MRVAKYZ7
MRVAKYZ7
  • WpView
    LECTURAS 850,661
  • WpVote
    Votos 52,280
  • WpPart
    Partes 30
(!!!Bu kitap +18 içerikleri olan bir kitaptır.) Delâl ilk aşkının hayatının en büyük hatası olduğunu anladığında henüz on sekizine yeni basmıştır. Anne babasının dahi ona el vermediği bu hayatta tuttuğu elin onu ölümün kıyısına götürmesiyle, kırılgan benliğini ölüme, ruhunu ise intikam için yaşama mahkûm eder ve tam on üç yıl sonra ilk aşkının karşısına, onun hiç de beklemediği yeni bir görüntü ve güçlü bir konumla çıkar. O genç kalpte yeşeren saf aşk, artık kötülüğün sillesini yemiş kalpte saf bir nefrete dönmüştür ve kapanması gereken açık bir hesap varken, tüm steril duygular bir bir infilak etmeye başlar. * Derler ki, aşk nefretin çocuğudur ve nefret hiçbir zaman iyi bir ebeveyn olamamıştır. Toksiktir, harap edicidir ve eninde sonunda bir gün çocuk onu doğurup ama var edemeyen ebeveynini terk eder. Çünkü hayatta kalma iç güdüsü, bağlılıkların en büyüğüdür. * Bazı duygular tertemizdir. Katıksız bir nefret, el değmemiş bir aşk, saf bir öfke, iflah olmaz bir umut... Çünkü gerçektir, tüm varlığa ile kutsanmış, toprağa kök salmış ve göğün ardına kadar uzanmıştır. Hayat ya bu steril duygular, hiç de umulduğu gibi mutluluk vermez. Soluksuz bir acı doğurur, onunla kuşanır onunla büyür onunla var olursunuz. Duyguları steril halleriyle ele alırken, aşkın ve nefretin tabularını yeniden kurup, yıkacağız. M.A.
BAZI İNSANLAR BÖYLE YAŞAR por filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    LECTURAS 3,540,054
  • WpVote
    Votos 182,300
  • WpPart
    Partes 54
Lina Kara, babasıyla ettiği kavga sonucu babasını kendi kafasına sıktığı bir kurşunla kaybeder. Bu kayıp kendisinden de birçok şey götürür. Borçlar ve vicdan azabı arasında sıkışırken zaman pek iyi davranmaz ona. On ay kadar sonra eski halinden eser yoktur artık. Hissizleşmiş ve yaşama olan hevesini kaybetmiştir. Kendisini bazı insanlar böyle yaşar diye teselli ederek annesi ve kız kardeşi için yaşamaya devam eder. Sıradan bir gün çalıştığı çiçekçiye gelen gizemli bir adamın ricası üzerine bir çiçek teslimatına çıkar. Ölüm anlamına gelen çiçekleri teslim ettiği adamın babasının otopsisini yapan adli tıp uzmanı olduğunu ertesi gün savcılıktan gelen bir telefonla babası hakkında sarsıcı gerçekle öğrenir. Adli Tıp Uzmanı Aral Çakırca'ya götürdüğü ölüm çiçeklerinin ikisi için olduğunu anlar. Babasının peşindeki birtakım organizasyon üyeleri, Lina'nın, Kadir Kara'ya gidecek olan anahtar olduğuna eminken Lina bunun ne demek olduğuna başta anlamasa da zamanla yaşananlar anlam kazanmaya başlar. Bilmediklerinin bildiklerinden fazla olduğunu Aral Çakırca ve Savcı Yiğit Atalay'la bu olayı çözmeye çalışırken keşfeder ve ailesinin kendisinden sakladığı sırlarla bir bir yüzleşmeye başlar. Saklanırım göz önünde. Gelir geçer önümden. Ben görünmez değilim. Hiçe sayar beni gözünde... Bu bir bilmece... Söyle bana Lily... cevap ne?
Sadece Beni Sev por dilek0arslan
dilek0arslan
  • WpView
    LECTURAS 107,644
  • WpVote
    Votos 3,398
  • WpPart
    Partes 36
'Aldatmanın affı da izahı da yoktur Ayaz,bitti.' Henüz 25'inde genç bir anne: Ahu Yılmaz. Sevdiği adam tarafından ihanete uğramış,hayata yeniden başlayan bir kadın. Bir insan onca kalp kırıklığına rağmen yeniden aşık olabilir mi?
HÜZÜN KOVAN KUŞU (Mahalle Kurgusu) por madamosiella
madamosiella
  • WpView
    LECTURAS 9,465
  • WpVote
    Votos 551
  • WpPart
    Partes 15
Hüzün Kovan Kuşu, kaybolmuş bir aşkın küllerinden yeniden doğmaya çalıştığı, gözyaşı kadar keskin, sevda kadar derin bir hikâye. Karaca ve Kaya... Birbirine zıt, ama birbirine ait iki ruh... Aynı mahallede devamlı itişmeyle geçen çocuklukları, zamanla tutkulu bir aşka dönüştüğünde kimse durduramaz sanmışlardı onları. Babaların öfkesi, kaderin acımasızlığı, ölümün soğukluğunun bile. Ama bir gün Karaca, her şeyi ve herkesi ardında bırakıp gitti. Kaya'nın kalbine saplanan sessiz bir vedayla. Arkasında cevapsız sorular, yarım kalmış hayaller ve bir mezar taşı bırakarak. Yıllar sonra peşinde sessiz acılar, içinde saklı sırlarla geri döndü. Ama artık ne Karaca eski Karaca'ydı... Ne de Kaya affedebilecek kadar aynı adam...
HÜZÜN KOVAN KUŞU por afroditmavisi
afroditmavisi
  • WpView
    LECTURAS 1,449,274
  • WpVote
    Votos 99,420
  • WpPart
    Partes 40
Pukka yayınları aracılığıyla kitap oldu! Şimdi düşününce o güne geri dönsem yine o arabaya biner miyim diye sorguluyordum. Bana attığı ilk mesaja cevap verir miydim? Bu yaşadıklarımızı yaşayacağımızı bilsem hayatımdaki ilk keşkeye dönüşen adama büyük bir aşkla tekrar bağlanır mıydım? Tüm bunların yaşanacağını bilsem bile yine o arabaya binerdim. Yekta benden gitmiş olsa bile onun arkasında bıraktığı şey benim için paha biçilemez değerdeydi. Şimdi buradayım, Yekta'nın karşısında. Kucağımda bir yaşına basmak üzere olan kızımla beraber. Kızım. Kızım diyordum çünkü Asya hiçbir zaman Yekta ile bizim kızımız olmamıştı. O sadece benim kızımdı. Yekta'nın Asya'nın üzerinde gezinen bakışları, gözlerinde ve yüzünde edinen o şaşkınlığı beni öfkelendiriyordu. Oysa ben Asya'nın yüzünü ona göstermeyecektim. Yekta hayatı boyunca Asya'nın yamacına bile yaklaşamayacaktı. Bunu hak etmiyordu. Yekta şu an kızımı görmeyi hak etmiyordu. Kader bir şekilde yollarımızı kesiştirmese dünyanın bir ucunda birbirimizden habersiz bir şekilde yaşamaya devam edecek, belki de birbirimizin adını ağzımıza almayacaktık. Çünkü ben iki yıldır onun adını ağzıma almamıştım. '310324 🔗
YARIM KALIŞLAR/Mahalle Kurgusu por hkrmn00
hkrmn00
  • WpView
    LECTURAS 28,537
  • WpVote
    Votos 967
  • WpPart
    Partes 13
"Çıkart üstünü!" "Ne..ne saçmalıyorsun Cihangir" diye şaşırdı genç kız kafayı mı yemişti bu adam da gelip böyle densiz gibi konuşuyordu. "Ayperi, sana üstünü çıkart dedim" Cihangir gözü dönmüş bir şekilde sadece dediğinin yapılmasını bekliyordu. Öğrenecekti, aylardır içini bir fare gibi kemiren ve onu günden güne bitiren bu düşüncenin gerçek olup olmadığını öğrenecekti. "Cihangir, bak iyi görünmüyorsun git evimden." "Peri eğer üstünü çıkartmazsın ben çıkartırım, sana son kez söylüyorum üstünü çıkart..." "Hayırdır ırz düşmanlığına mi merak saldın halbu..." Ayperi ne olduğunu anlamadan kazağının üstünden çıkarıldığını gördü. Herşey o kadar kısa sürede meydana gelmişti ki Ayperi ne olduğunu fark edemeden Cihangir'in göğsünün tam ortasında olan dövmede elini gezdirdiğini gördü. "Siktir... Sendin o kadın sendin, Peri kızı o, siktir...." Ne yapacağını bilemedi Ayperi eli ayağı buz kesti hatırlamaz dediği adam hatırlamıştı. Göz yaşları birer birer akmaya başladı, ne yapacağını bilemedi. Korkuyordu Ayperi adamın gözünün daha altlara kaymasında ölesiye korkuyordu. Eğer görürse başına gelecekleri biliyordu. Cihangir, Ayperi nin göğsünden kayan ellerinin temas ettiği şişliğe gözlerini yavaş yavaş indirdi, yeni fark ettiği gerçek karşısında bu sefer daha sert yutkundu. Yaşadığı bu geç ikinci farkındalık onu yıkacak etkideydi, 'yapmazdı Ayperi böyle bir şey' diye geçirdi içinden. Bu yaşına kadar yaptığı hiçbir şeyden korkmayan adam ilk defa korkuyordu. "O, o bizim mi? Peri kızı o benim mi ço..cu..ğum"