Seolbom
- Reads 11,006
- Votes 618
- Parts 18
"Ne oldu, abin de mi seni terk etti?" dedi, o iğrenç sırıtışıyla. "Yoksa oldü mu? Owww, çok üzüldüm."
Sinirden gülmeye başladım. Öyle bir yumruk attım ki suratına acıyla geriye savruldu ve yere düştü. Herkes şok içinde bir bana, bir de yerdeki Batı'ya bakıyordu.
Üstüne oturdum ve yüzüne birkaç kez daha vurdum. Sonunda, burnundan akan kan ve birinin beni üstünden çekmesiyle kendime geldim.
Baktığımda, Poyraz'dı. Beni kucağına almış, Batı'dan uzaklaştırmaya çalışıyordu.
"İndir beni!" dedim, sinirden titreyerek. Ama beni dinlemedi, ellerimi ve kollarımı tutarak sıkıca kavradı. Tam beklemediği anda, malum yerine dizimle vurdum. Acıyla sendeledi, beni bırakıp geri çekildi.
"Bana dokunma! Beni bırak diyorsam,bırakacaksın! DUYDUN MU BENİ?! diye bağırdım. Gözlerimi hepsine dikerek ekledim :
"Kimsiniz lan siz?! Baba parasıyla adam olduğunu sanan züppelerden başka nesiniz?! Soyadınızdan başka neyiniz var ha?! Parayla insan mı olunur zannediyorsunuz?! Sizin evinizi de, paranızı da, ailenizi de sikerim lan! Hangi hakla benimle böyle konuşma cüretini buluyorsunuz?! Ben sizin gibilerini çok gördüm!"
Batı'ya doğru yürümek üzereydim ki, bu sefer Deniz Hanım beni durdurdu. Ona sertçe baktım ve elimi hızla çekerek kurtuldum.
Gözleri dolu dolu "Kızım, bu kadarı da fazla..." dedi.
"Fazla mı?! Fazla mı?!" dedim, acı bir kahkaha atarak. "Oğullarınız, buraya geldiğim günden beri demediklerini bırakmadılar lan! Siz istiyorsunuz diye birkaç günlüğüne kaldım. Ağladınız, 'Annedir, günah' dedim, geldim. Ama bu iki hafta içinde bir kere bile oğullarınızı uyarmadınız. Şimdi bana 'kızım' deme cüretinde mi bulunuyorsunuz?!"