dolurakiyiterstut adlı kullanıcının Okuma Listesi
6 stories
VAVEYLA by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 33,328,612
  • WpVote
    Votes 1,339,862
  • WpPart
    Parts 44
Her şey bir ölümle başladı. Ölüm, nefreti takip etti. Nefret, intikamı körükledi. Ve aşk hepsini alaşağı etti. Yüksek kayalarda uçan kartal, kayanın en dibinde yaşayan küçük kıza âşık oldu. Onların aşkı, çığlık. Onların aşkı, feryat. Onların aşkı, acı. Onların aşkı, ölüm. Onların aşkı, VAVEYLA. Karanlıkta atılan her çığlık sahipsizdir. Ben senin karanlıkta attığın çığlığım. Seninleyim ama senin değilim.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 37,646,959
  • WpVote
    Votes 1,649,313
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,871,194
  • WpVote
    Votes 194,094
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,586,434
  • WpVote
    Votes 700,369
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
ECSAD by lefazen
lefazen
  • WpView
    Reads 2,194,851
  • WpVote
    Votes 89,236
  • WpPart
    Parts 43
(Yakında bölümler düzenlenecektir. Yeni başlayacaksanız düzenlemeyi beklemeniz faydalı olur çünkü kurgu aynı kalsa da birçok bölüm baştan yazılıyor. Şu anda düzenlenmiş bölümlerin yayınlandığı tek yer benim wp kanalım, düzenlenme tamamlanınca buraya da yüklenecek. Yeni bölümler ise düzenlenmiş bölümler buraya yüklendikten sonra kaldığı yerden devam edecek.) ☼ ☾ Keyifle "Nihayet tanışabildik..." dedi. Eğer beni tutmuyor olsaydı titreyen dizlerim yüzünden yere düşebilirdim. Kahretsin, Ecsad maskesi takıyordu! Kim olduğuna dair bariz düşüncemin yanlış olması için her şeyimi verirdim. Ama onun kim olduğunu biliyordum. Hissettiğim korku ruhumun üçüncü bir kişi olarak olayı izler pozisyon alacağı kadar ağır gelmişti. Kendimin farkında değildim, boşlukta yüzüyordum. Yutkunarak boğazımdaki düğümü itmeyi denedim fakat manasızdı. "Kimsin sen? Benden ne istiyorsun?" Kaygı içinde kısılan sesim yüzünden beni duyamaması mümkündü. Ama duydu. "İsmim Xhadriel. Beni tanıyor musun?" Ecsad'ın kurucusu, gelmiş geçmiş en tehlikeli hacker topluluğunun lideri Xhadriel... Hiç tanımamış olmayı dilerdim. Halbuki benimle birlikte bütün ülke onu tanıyordu. Bense onun hakkında bütün ülkenin bilmediği bir gerçeği biliyordum; benim peşimde olduğunu. Onu tanıdığımın, hatta peşimde olduğunu bildiğimin farkındaydı. Kendi ağzımla onaylamamı istiyordu. 'Beni bekliyordun, bende geldim' der gibiydi.
yağmur gibi sev beni. by nkaurora
nkaurora
  • WpView
    Reads 17,215
  • WpVote
    Votes 1,512
  • WpPart
    Parts 15
dipnot; Argo ve cinsellik içermektedir. "Seni seviyorum diye git gellerinle benim ağzıma sıçamazsın Kürşat. Seni seviyorum diye hep öyle sevgi pıtırcığı olacağımı sanamazsın, bekleyemezsin. Seni öyle bir severim ki, senden nefret ettiğimi düşünürsün. O kadar kendimi senden esirgerim. Senin vereceğin yıprantı yerine kendi dünyamda kendimle baş başa yaşarım." Afife sağ elini adamın yanağına çıkardı ve yavaşça o yanağı okşadı. "Böyle olmandan dolayı... Sana sevgim sonsuzken takâtimin sonsuz olacağını sanmıyorum. Hayat... Geçiyor ve de farklılaşıyor. Belki hayatımız böyle devam ederse bahsedilen sevgi de son-" Dudaklarını örten dudaklarla sözleri kesilirken Afife'nin, her şey bir anda tuzla buz olmuş gibi hissetti. "Sıra ben de Afife Karayurt. Eğer birden kapının önünde sevişmeseydik seninle bu konuşmayı yapacak ve öyle sevişecektim. Konuşmamın en sonunda açıklayacağım şeyi ilk söyleyeceğim. O da şu..." diyerek kadının yüzüne daha da yaklaştı. "Seni seviyorum. Tamam mı? Seni deliler gibi seviyorum. Seni, miktarını hissiyatını kendime itiraf edemeyeceğim kadar çok seviyorum. İfade edemeyeceğim kadar seviyorum. Şimdi sen bak bana. Seni öyle seviyorum ve de seveceğim ki! Seni yağmur gibi seveceğim. Her bir damlası sana sevgim, sana aşkım olacak bir sağanağa mahkum edeceğim seni. Hiçbir damlası ziyan olmayacak ve sen sırılsıklam olacaksın. Bırak kaçmayı, düşünemeyeceksin bile. Kaçmanın mevzubahsi bile olmayacak." "Beni sırılsıklam edeceksin?" "Öyle yapacağım." "Ama o zaman hasta olurum," dedi Afife. Kürşat karısının alnına alnını dayadı ve çıplak belini okşadı. "Ben de yeri geldiğinde güneş gibi severim o zaman. Islandığında ısıtırım, sararım dört bir yanını." Burunları birbirine çarparken sımsıkı birbirine sarıldı çıplak çift. "Seni tüm zıt kavramları barındırarak seviyorum. Benden, kocandan,