impattis adlı kullanıcının Okuma Listesi
15 stories
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,362,255
  • WpVote
    Votes 2,074,066
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 37,700,484
  • WpVote
    Votes 1,651,026
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
PERSONA by KathyCalanthe
KathyCalanthe
  • WpView
    Reads 1,091,274
  • WpVote
    Votes 68,831
  • WpPart
    Parts 60
KARANLIK VE AYDINLIK SERİSİ / KISIM I Feray Eldem, psikoloji okurken aynı zamanda Karaköy'de bir sanat galerisinde çalışmaktadır. Gece yarısı telefonuna gelen mesaj ile galeriye gittiğinde patronunu ölü bulur ve işlenen cinayet ile Feray şüpheliler listesinde bir numaraya yerleşir. Cinayetin hemen ardından evine kırmızı zarflar gelmeye başlar. Her zarf bir bilmeceden ibarettir ve cevap doğruca diğer zarfa gitmektedir. Çocukluğundan beri babasıyla define avı oynayan Feray bu gizemi çözmeden edemez ve varını yoğunu şüphelisi olduğu cinayeti aydınlatmaya koyar. Bu süreçte ise ona karşı dairesine yeni taşınan, imalı sözleri ve tavırlarıyla Feray'a hatırlayamadığı geçmişinden geldiğini düşündürten, son derece gizemli bir karaktere sahip olan Hektor yardım eder. Bilmeceler çözüldükçe geçmişin kapıları aralanır ve yaralı zihinler bir araya gelir. ✨ "Yaralı zihinler bir araya geldiğinde Dite Şehri'nin kapıları aralanır. Kırmızı daireler sarar etraflarını. Sınırdan geçen ruhlarını ölçer, kader tartısı."
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,403,999
  • WpVote
    Votes 729,218
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
KARANLIĞIN ŞEHRİ by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 25,542,569
  • WpVote
    Votes 1,494,551
  • WpPart
    Parts 80
Doğum gününden sonra, kardeşiyle eğlenmek için konsere giden bir genç kız... Fırtına yüzünden iptal olan konserden eve dönmeye çalışırken, kendini bir anda hiç bilmediği bir yerde bulursa... Ve bu bilmediği yerden, evine dönecek hiçbir yolu olmasa... Kendisini yabancı hissettiği bu şehirde, tüm bunlar yetmezmiş gibi, aklını karıştıran ve tüm yolları kendisine çıkaran gizemli bir genç adamla karşılaşırsa... Neler olur?
LAL by hikayelerindeyasar
hikayelerindeyasar
  • WpView
    Reads 28,275,337
  • WpVote
    Votes 1,405,205
  • WpPart
    Parts 81
"Aklım almıyor," diye söylendi kendi kendine, beni aniden kavradığı elimden yeniden kendine çekti ve dudaklarını saçlarıma bastırdı. "Ben sana böyle his-," duraksadı. "İnsanlar nasıl seni yaralayabiliyorlar?" Konuşma engelli bir kız ve onun için işaret dili öğrenen bir adamın hikâyesi...
leydi yaşamak istiyor by -fereh
-fereh
  • WpView
    Reads 403,856
  • WpVote
    Votes 35,584
  • WpPart
    Parts 60
"Alın kellesini!" O an son defa yaşamak için bir şeyler yapmaya çalıştım ama ne gücümün, ne de sebebimin olduğunu farkedince kafamı eğip çaresizce bekledim. Ölmek istemiyordum, kesinlikle ölmek istemiyordum...Kendimi bu konuda teselli etmeye çalışsam da yapamıyordum. En azından o zalim halkın önüde idam edilmeyecek oluşuma sevindim ve ölümümden saniyeler önce gülümsedim. 3...2...1... Gözlerimi iki kişilik yatakta açtım. Nerdeydim ben? Daha önemlisi kimim ben? Sera Albayrak mı, yoksa Valeria Ernest mi?
Yoldaş by Leeseaa
Leeseaa
  • WpView
    Reads 213,699
  • WpVote
    Votes 880
  • WpPart
    Parts 1
Altı koruyucu ve altı krallık... Evrenin en güçlü altı krallığı ve onları koruyan, birbirlerini daha önce görmemiş, aynı kaderi ve aynı gücü paylaşan altı koruyucu... Hepsinin kendine ait ve krallıklarını koruyan kadim yaratıkları vardır lakin bağlı oldukları krallar hariç bu kadim canlıların ne olduğunu bilen bile yoktur. Kimse görmemiştir, aynı gücü paylaşan koruyucular bile bilmez kimin neye hükmettiğini. Aynı kaderi paylaşan bu koruyucular, birbirini bile tanımayan altı zıt karakter aynı kadere sahip olursa, yoldaş olursa ne olur? Başlangıç 11.05.2021 Bitiş 29.05.2021
Sen Ölme Diye || Berna Aslıhan by bernaaslihan
bernaaslihan
  • WpView
    Reads 330,948
  • WpVote
    Votes 17,708
  • WpPart
    Parts 25
İçerisi karanlıktı. Sadece belli belirsiz bedenleri görebiliyordu. Arkası kendisine dönük biri sandalyede oturuyordu. Sandalyeye yaklaştı, yaklaştı, yaklaştı... Ellerini sandalye kollarına yaslayıp öne doğru eğildiğinde aklını başından alan koku genzine doldu. Eli ateşe değmiş gibi geri çekildi. Hızla etrafına bakındı. "Işıkları açın!" "Abi mahzendeyiz." "Siktirme lan mahzenini! Işık bul şuraya!" Yaklaşık on tane adamın sağa sola koşturma sesleri kulağına dolarken yumruk yaptığı elini alnına vuruyordu. Sonunda içeri giren adamlar ellerindeki sanayi tipi feneri içeri soktular. Oda birden bire aydınlandı. Fırat derin bir nefes alıp sandalyenin önüne dolaştı. Sandalyede oturan kızı gördüğü an kalbi atmayı bıraktı. Baygındı, karamel rengi saçları sandalyeden aşağı sarkıyordu. Öfkeden delirdiğini hissetti. Hele ki, dudağının kenarında kurumuş olan kanı fark edince kan beynine sıçradı. "Ezgi!" diye hırladı dişlerinin arasından. Gözlerini kızın üzerinden ayırmadan dişlerini sinirden sıkmaya devam ederek sordu. "Kim getirdi onu?" Çetin, göğsü kabararak öne çıktı. "Ben getirdim abi." Fırat bu kez kızın yüzünü işaret etti. "Bunu da sen mi yaptın?" "Rahat durmadı abi, ne yapayım? Yani bayıltmak için-" Ancak cümlesi yüzüne inen yumrukla birlikte yarıda kaldı. "Dokunma demedim mi lan!" İçindeki tüm nefreti, öfkeyi ve binlerce tarifsiz duyguyu atmak için defalarca yumrukladı adamı. "Dokunma dedim! Dokunma! Dokunma!" Her dokunma deyişinde bir yumruk atıyordu. Adam bayılınca bile durmadı. İlk yayım tarihi- 05/09/2018