amaranthinelinder
On yıl önce bir kazada öldüğü kayıtlara geçmiş, adı defterlerden silinmiş bir adam... Fakat şehirde hala birkaç fısıltı dolaşıyordu; onu gecenin en kuytu köşelerinde gördüğünü, sesini işittiğini söyleyenler vardı. Bu söylentiler öylesine değildi, onlar istihbarat dosyalarına bile sızmıştı. Ve işte şimdi, o dosya Chelie'nin masasında duruyordu.
Chelie, Londra'da aldığı saha eğitimiyle, planlı disiplinin sınırlarını ezberlemişti ama onu buraya getiren yalnızca eğitim değildi. Sezgileri, yani gözle görülmeyeni fark eden içsel keskinliği onu bu görev için seçtirmişti. Talimatlar açıktı: Malikaneye girecek, bu adamın gerçekten kim olduğunu, neden saklandığını bulacak ve rapor edecekti. Ama dosyanın satır aralarında gizlenen hiçbir ihtimal, onu bekleyen gerçek için yeterli hazırlık sunmuyordu.
Çünkü bu adam, yalnızca bir tehdit değil, aynı zamanda yasaklı bir cazibenin ta kendisiydi. Soğuk, ölçülü bakışlarının ardında dokunmaya cesaret edemediği bir sıcaklık saklıydı, yaklaşmak bir hata demekti ama uzak durmak imkansız görünüyordu. Her mesafede çekim daha da artıyor, her adımda tehlike ile arzu arasındaki çizgi bulanıklaşıyordu.
Malikanenin loş koridorlarında, Chelie bir karar vermek zorunda kalacaktı: Bu adamı ifşa edip kendi görevine sadık mı kalacak, yoksa çoktan kalbine sızmış olan yasaklı karanlığa mı teslim olacaktı?