Favorilerim 🤍
7 stories
Kurtarıcı ve Mavi by Castherian
Castherian
  • WpView
    Reads 691,735
  • WpVote
    Votes 35,639
  • WpPart
    Parts 45
🔴 HİKAYEYE YENİ BÖLÜMLER EKLENMEYECEKTİR MAALESEF. ______________________ Clarine Moncreiffe, Eilinior Kalesi'nin tek leydisidir. Ama on sekiz yaşına geldiğinde babası tarafından kırk iki yaşında İskoç bir lorda verilir; evlenmek üzere... Başka hiçbir çaresi olmadığını anlayan Clarine, lordun kalesine doğru yola çıkar. Ama yolculuk esnasında hiç beklenmeyen bir şey olur ve mola verdikleri bir köyde saldırıya uğrarlar. Peki onu o saldırıdan kurtaran, adı dillere destan olmuş yenilmez İskoç savaşçıların yaşadığı orman kalesi Choilleich'ın kontunun oğlu olursa? Üstüne üstlük o da Clarine'in evleneceği lorddan intikam almak için aslında kim olduğunu bilmeden onun peşindeyse? Peki Clarine gittiği kalede herkese kendini Eilinior Leydisi Clarine değil de, Balfour Köyü'nde yaşayan sıradan bir tüccarın kızı Euphemia olarak tanıtırsa? İşte o zaman her şey daha farklı olur...
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,822,051
  • WpVote
    Votes 192,990
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
YERE YAKIN YILDIZLARA UZAK. |RAFLARDA| by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 4,132,928
  • WpVote
    Votes 123,265
  • WpPart
    Parts 26
Bir metro istasyonu, 14 rehin. Sınırlı yemek, Sınırlı su. Tuzak ve ölümler. Hayatta kalmak için neler yapardınız? Peki onlar ne yaptı? Bu oyununun sadece bir kazananı olacak, Ve herkes bir bir ölecek. Benimle bu oyunu oynar mısınız?
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,375,725
  • WpVote
    Votes 694,807
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
Kaybolan Hayat ve Abilerim by sirius_70
sirius_70
  • WpView
    Reads 1,577,081
  • WpVote
    Votes 102,172
  • WpPart
    Parts 74
KİTAP TAMAMLANDI. Gerçek ailesi sandığı kişiler tarafından hayatı karartılan genç kız GECE ARYA SOYER... Gerçek kızları sandığı kişi tarafından neredeyse boşanma kısmına kadar ilerleyen, tek istedikleri bir kız çocuğa sahip olmak isteyen AHMET ve HAYAT SOYER... Tek istedikleri bir kız kardeşleri olması olan masum ve ön yargılı abiler TOPRAK,POYRAZ,KAAN,FURKAN SOYER kardeşler... Tek istediği bir ikizinin olması olan masum ve bir o kadar da ön yargılı ikiz BARIŞ AYAZ SOYER... Tek istediği bir ablasının olması ve ona sığınmak isteyen küçük bir kardeş DEMİR DENİZ SOYER... Parçalar birleşince ortaya çıkan yeni ve mutlu bir AİLE... Birbirlerine alışma süreleri biraz uzun ve yorucu olsada artık onları ayırabilecek bir güç ortada kalmayacak...
Basketçi Kız by estrelax
estrelax
  • WpView
    Reads 403,918
  • WpVote
    Votes 19,071
  • WpPart
    Parts 43
"Belkide İmkansızın içindeki İmkanı bulmaktır Aşk..." *************************************************** "Seni seviyorum Basketçi kız" "Seni seviyorum Güzelim" "Seni seviyorum deli Kız" "Ne zaman kalbini dinleyeceksin Basketçi kız?Ne zaman kalbine söz hakkı vereceksin?"dedi parmağı ile sol yanımı işaret ederek gözlerimi kaçırdım. "Hiç bir zaman!Ben beynimle karar veririm,kalbimin karışmasına gerek yok onun tek işi kan pompalamak"buruk bir gülümseme belirdi yüzünde "Aşkı nasıl yaşayacaksın o zaman?"biraz düşündüm "Yaşamıcağım istemiyorum"dedim gözlerimi gözlerine dikerek yüzünü yüzüme yaklaştırdı. "Seni seviyorum Basketçi kız" "Seni seviyorum Güzelim" "Seni Seviyorum Deli kız" Hiç bir şey demedim ne gözlerimi kaçırdım nede ağzımı açtım "Aşkı o güzel kalbine tattırmazsan bende mutlu olamam"dedi ve bana doğru bir adım attı "Aklımla sevsem olmaz mı?"diye sordum Masum bir sesle. Kıkırdadı "Bilmem olur mu?"eline baktım ve yavaşça elini elime aldım "Bence oldu bile"diye fısıldadım gözlerimi onun gözlerinden ayırmadan. Affalamış ifadesi bir gülümsemeyle yok oldu "Neydi bu şimdi?"diye sordu inanamıyor muşçasına.Omuz silktim "Aşk itirafı"dedim ve gözlerimi kaçırdım. Çenemi hafifçe kavradı "Kaçırma"gözlerimi yine gözlerine diktim "Neyi?"dedim anlamadığımı belli ederek,yüzünü iyice yüzüme yaklaştırdı "Gözlerini diyorum,kaçırma bırak biraz daha başım dönsün"
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,377,234
  • WpVote
    Votes 2,252,763
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."