asy6134 adlı kullanıcının Okuma Listesi
151 povești
Opia | KİTAP OLDU de Gkennder8
Gkennder8
  • WpView
    LECTURI 3,288,557
  • WpVote
    Voturi 199,868
  • WpPart
    Capitole 76
Küçük bir kız çocuğuydum. Bedenim büyüdü. Ruhum bir üvey babanın elinde yok oldu. Adımı parlamam için Yıldız koyan annem, gün geldi tüm ışığımın sönmesine göz yumdu. Yıldız oldum, ruhum tutunamadığım gökyüzünden kaydı. Ben, hiç parlayamadım. Tahtımı yapmayanlar, bahtıma kara leke sürmek için uğraştılar. Direndim. Hayattan tek öğrendiğim bu oldu benim. Yaşamadan bilemezsin denilen ne varsa, yaşadım da öğrendim. Yaşadığım mahallede mazlum diye anıldım. Tek Mazlum'un ben olmadığını öğrendiğim gün, hayatımın akıbeti değişti. Yetişkin içerik mevcuttur. Kapak Tasarımı @hestianinkalemi ♥️
Izdırar: Karanlık Aşk  de Mavide0birgun7
Mavide0birgun7
  • WpView
    LECTURI 35,248
  • WpVote
    Voturi 1,916
  • WpPart
    Capitole 9
Her karanlığın arkasında saklanan ışık gün gelir hayatının karanlığına doğradı. Herşeyi alt üst ettiği gibi tüm doğruları yıkar, geriye yanlışların kalırdı. Bu hikaye herşeye rağmen ayakta kalmaya çalışan ve önündeki bütün engellerden kurtulmak için savaş veren Mahira Mirazel'in hikâyesi. O savaşta yanında bulunan Karel Kartal Alacalı ona destek mi yoksa köstek mi olacak? Izdırar= Zorunluluk, Çaresizlik
YAMAÇTA'Kİ EKİN de asena1881
asena1881
  • WpView
    LECTURI 16,609
  • WpVote
    Voturi 732
  • WpPart
    Capitole 23
Gerçekten bir yamaçta ekin olur muydu? Veteriner bir kadının hikayesi...
NAZ YARASI de lunessa_
lunessa_
  • WpView
    LECTURI 878
  • WpVote
    Voturi 108
  • WpPart
    Capitole 9
Hırsın ve açgözlülüğün gözünü kör ettiği bir ağa... Sözü kanun, hükmü kader olan bir adam... Ve bu düzenin içinde ezilen, sessizce yaralanan bir genç kız... Nazlı, ait olduğu toprağı arayan narin bir çiçekti. Kader, onu acının tam ortasına savurmuştu; yarası derindi, umudu ise neredeyse tükenmişti. Tam da her şeyin karanlığa gömüldüğü yerde, gücüyle olduğu kadar yüreğiyle de hükmeden bir ağa çıktı karşısına: Seyithan Dağlı. Bazı yaralar vardır, zorla değil sevgiyle iyileşir. Bazı sevdalar vardır, kaderi bile dize getirir. Nazlı'nın yarası, Seyithan'ın kalbinde merhem bulurken; sevda, hiç olmadığı kadar güçlü, hiç olmadığı kadar gerçek bir hâl aldı. Naz Yarası, acıyla yoğrulmuş bir kaderin, aşkla yeniden yazılışının hikâyesi... Hikaye şahsıma aittir. Herhangi bir mecrada çalınıp yayınlandığı takdirde yasal işlem başlatılacaktır.
+ încă 3
AMARİS de geceyeaittiz
geceyeaittiz
  • WpView
    LECTURI 253,034
  • WpVote
    Voturi 9,114
  • WpPart
    Capitole 32
"Dudaklarınla her bir kelime melodiye dönüşüyor"dedi. Saçımın bir tutamını kulağımın arkasına koydu. "Seninle evrenin her yerinde sevişmeden senden ayrılmayacağım"dedi. Poyraz ve Anka, rüzgarla dans eden ve gökyüzünde özgürce süzülen iki güçtür. Poyraz, sert rüzgarıyla dünyayı sarar. Anka ise her yangında yeniden doğar. Birinin gücü, diğerinin direncine güç verir; birlikte cehennemi cennete çevirirler.
+ încă 15
Gizli Düğüm. de Lavi_Yazarr
Lavi_Yazarr
  • WpView
    LECTURI 97,030
  • WpVote
    Voturi 1,355
  • WpPart
    Capitole 9
GERÇEK HAYAT HİKAYESİ Mardin'in tozlu yollarında büyüyen iki kalp... İkisi de iki büyük aşiretin evladı. Biri Eroğlu Aşireti'nin genç ağası Mirza Eroğlu, Diğeri Derman Aşireti'nin tek kızı, gururlu ve yaralı Naren Derman... Ve kader... Onları hem birbirine hem herkese yasak kıldı.Çünkü onlar teyze çocuklarıydı. Aşk, henüz 16'sında düştü gönüllerine. Ne itiraf edebildiler ne unutabildiler. Yıllar geçti...Sözler susarken, gözler bağırdı. Töre ağırdı, ama aşk daha derin. Nalan Derman ve Nergis Eroğlu... İki hanımağa, iki anne. Onlar seziyor. Onlar susuyor. Ama ne kadar daha? Bir bakışın yasak olduğu bu topraklarda, bir ömür birlikte yürümek mümkün mü? Aşiret kurallarının gölgesinde büyüyen bu aşk, ya suskunlukla yok olacak ya da bir isyanla tarih yazacak... Yada Aşk artık unutulucak Arman Kadıoğlu.... Bir sevdanın adı Naren Derman'ı koşulsuz sevicek Töre'ye boyun eğdiren adam.
HAYAT KOKULUM de mervenurzaa
mervenurzaa
  • WpView
    LECTURI 94,604
  • WpVote
    Voturi 4,052
  • WpPart
    Capitole 34
Tekrarı yoktur bazı şeylerin ; HAYAT gibi, AŞK gibi, ÖMÜR gibi Almira~Savaş ****** " Ben çevremde tutunacak bir dal aramayı bırakalı çok oldu Hatice Hanım . Ne zaman bıraktım biliyor musunuz ? " Arkasını dönüp bana bakınca gözlerimi çekip , ellerime baktım . Ne de olsa kırgınlıklar en önce gözlere yansırdı. Bir kişiye daha olan kırgınlığımı bilmesinler istiyordum. -" Ağacın kendisi olduğumu anladığımda ... " ****** -" Almira Hanım gerçekten bu kadar sessiz birisi misiniz ? " Koca salonda tanımadığı adamın sorduğu ile kaşları havalanmıştı . Evet onlar geldiğinden beri hiç konuşmamış , ortada dönen muhabbeti dinlemişti . Yanında oturan Savaş rahatsız bir şekilde hareketlenip beline elini koymasıyla yay gibi gerildi. Kocasının pek hoşuna gitmemişe benziyordu onunla konuşulması. Onun gözlerinin içine bakarak soruyu cevapladı . -" Kimin dinlediğine bağlı ! " ******* Kitap kapağı için HLN @hlnkzlbga teşekkür ederim. KİTABIN BÜTÜN TELİF HAKLARI BANA AİTTİR. HERHANGİ BİR (Ç)ALMA DURUMU KARŞISINDA GEREKLİ İŞLEMLER YAPILACAKTIR.
Günaydın Esma de Teddiursa35
Teddiursa35
  • WpView
    LECTURI 9,141
  • WpVote
    Voturi 405
  • WpPart
    Capitole 31
Önceki adıyla AKLIM HEP SENDE yeni adıyla GÜNAYDIN ESMA Esma, geçmişin acılarını geride bırakmak isterken kendini yeniden aynı hikâyenin içinde bulur. Bir zamanlar sevgisini hiçe sayan Mehmet, şimdi geç kalmış bir kalple karşısındadır. Ne var ki, Esma artık o eski Esma değildir. Yıllar, ikisini de değiştirmiştir; biri sevmeyi yeni öğrenmiş, diğeri sevilmemeye alışmıştır. Şimdi ise aynı şehirde, aynı sessizlikte birbirlerini yeniden keşfetmeye çalışırlar. Aşk ikinci bir şansı hak eder mi? Yoksa bazı kalpler bir kez kırıldığında, bir daha hiç eskisi gibi atmaz mı?
Kadın Gitti, Ahı Kaldı de Ayse5316
Ayse5316
  • WpView
    LECTURI 128
  • WpVote
    Voturi 18
  • WpPart
    Capitole 2
Bir evliliğe giren üçüncü kişi, güveni zedeler, sevgiyi tüketir ve yuva sessizce dağılır. Çünkü evlilik iki kişi arasında yapılır üçüncüsü her zaman yıkımdır. Çünkü araya giren kişi o kalpler arasında ki bağı sessizce koparır. Ve evliliğin temelden sarsılmasına neden olur. Ben Helin Karahan; çocuğum olmuyor diye üzerime kuma getirilen kadınım. Susmamı istediler. Güçlü olmamı beklediler. Oysa her gece karanlığa aynı soruyu fısıldadım: Eksik olan gerçekten ben miydim, yoksa onların vicdanı mı? ben güçlü olmak zorunda bırakılan kadınım git desem gidemeyen, kalsam ezilen. Bir çocuğum olmadı belki ama içimde büyüttüğüm acı bir ömre yeter. Ben Zinar Karahan; en büyük hatam sevdiğim kadının kalbini hesaba katmadan karar vermekti.Gücümü adamlık sandım, irademi hak bildim. oysa ben bir yuva kurmadım; bir kalbi paramparça ettim.Affetmedi, çünkü affedilecek bir şey bırakmadım. Şimdi anlıyorum; bir kadının sessizliği bir ömür süren pişmanlıktır. Ne tövbe yetti, ne gecikmiş özür. Ben onu paylaşmadım, ben onu kaybettim.Ve insan sevdiğini kendi elleriyle kaybedince geriye ne güç, ne gurur, ne de kendine saygı kalıyor. Sadece geç kalınmış bir pişmanlık. Ben Naze Şirvan; kuzenimden kaçıp kuma olan kadınım. Gelin gittiğim evde saygı vardı, düzen ,vardı, hatta suskun bir huzur bile... ama sevgi yoktu. En azından bana ait olanından yoktu. Kocama aşık olmuştum; bunu inkar edemedim, kendine bile yalan söyleyemedim. Oysa onun kalbi çoktan başka bir yerde mühürlüydü. İlk eşinin adını anmadığında bile gözlerinde onun gölgesi dolaşırdı. Üstüne gittiğim kadının acısını yüreğimde hissettim. Her sabah sofraya otururken, onun susuşu benim içimi daha çok bağırttı. ''kader,'' dedim, ''böyle yazılmış.'' dedim Ama geceler uzadıkça anladım: Asıl suç bendeydi. Kaçtığım şey, başkasının yıkımı olmuştu
Seyirlik Bebek de swmsaw
swmsaw
  • WpView
    LECTURI 15,579
  • WpVote
    Voturi 1,575
  • WpPart
    Capitole 10
Mardin'in en nadide mücevheri: Viyan Cevherizade. Herkesin uzaktan bakıp iç geçirdiği, ama kimsenin dokunmaya cüret edemediği yasak elma. 💎 Dışarıdan bakıldığında o, Cevherizade Konağı'nın etrafı koruma duvarlarıyla örülü, kibirli ve ulaşılamaz kızıydı. Kimsenin yüzüne bakmaz, kimseyle göz göze gelmezdi. İnsanlar bunu asaletinden ya da kibrinden sanırdı. Oysa gerçek, Viyan'ın ruhuna ve bedenine vurulmuş görünmez bir mühürdü. Bir erkeğin tenine değmesi, Viyan için karanlığa düşmek demekti. Bedeni, yabancı bir dokunuşa isyan edip bilincini kapatırken; Viyan çareyi kimseye ümit vermemekte, gözlerini yerden kaldırmamakta bulmuştu. O, cam bir fanusun içindeki "Seyirlik Bebek"ti. Dokunmak yasaktı, sadece izlenebilirdi. Ta ki Agir Dervişoğlu, o fanusun camına elini yaslayana kadar... Mardin'in hükümranı Agir, herkesin "buzdan prenses" dediği Viyan'ın gözlerindeki o saklı korkuyu gördüğünde, imkansız bir yangının fitilini ateşledi. Dokunmadan sevmek mümkün müydü? Yoksa Agir, yanacağını bile bile o cama dokunup "Seyirlik Bebeği" uykusundan uyandıracak mıydı?