Ayse5316
- LECTURI 128
- Voturi 18
- Capitole 2
Bir evliliğe giren üçüncü kişi, güveni zedeler, sevgiyi tüketir ve yuva sessizce dağılır. Çünkü evlilik iki kişi arasında yapılır üçüncüsü her zaman yıkımdır. Çünkü araya giren kişi o kalpler arasında ki bağı sessizce koparır. Ve evliliğin temelden sarsılmasına neden olur.
Ben Helin Karahan; çocuğum olmuyor diye üzerime kuma getirilen kadınım. Susmamı istediler. Güçlü olmamı beklediler. Oysa her gece karanlığa aynı soruyu fısıldadım: Eksik olan gerçekten ben miydim, yoksa onların vicdanı mı? ben güçlü olmak zorunda bırakılan kadınım git desem gidemeyen, kalsam ezilen. Bir çocuğum olmadı belki ama içimde büyüttüğüm acı bir ömre yeter.
Ben Zinar Karahan; en büyük hatam sevdiğim kadının kalbini hesaba katmadan karar vermekti.Gücümü adamlık sandım, irademi hak bildim. oysa ben bir yuva kurmadım; bir kalbi paramparça ettim.Affetmedi, çünkü affedilecek bir şey bırakmadım. Şimdi anlıyorum; bir kadının sessizliği bir ömür süren pişmanlıktır. Ne tövbe yetti, ne gecikmiş özür. Ben onu paylaşmadım, ben onu kaybettim.Ve insan sevdiğini kendi elleriyle kaybedince geriye ne güç, ne gurur, ne de kendine saygı kalıyor. Sadece geç kalınmış bir pişmanlık.
Ben Naze Şirvan; kuzenimden kaçıp kuma olan kadınım. Gelin gittiğim evde saygı vardı, düzen ,vardı, hatta suskun bir huzur bile... ama sevgi yoktu. En azından bana ait olanından yoktu. Kocama aşık olmuştum; bunu inkar edemedim, kendine bile yalan söyleyemedim. Oysa onun kalbi çoktan başka bir yerde mühürlüydü. İlk eşinin adını anmadığında bile gözlerinde onun gölgesi dolaşırdı. Üstüne gittiğim kadının acısını yüreğimde hissettim. Her sabah sofraya otururken, onun susuşu benim içimi daha çok bağırttı. ''kader,'' dedim, ''böyle yazılmış.'' dedim Ama geceler uzadıkça anladım: Asıl suç bendeydi. Kaçtığım şey, başkasının yıkımı olmuştu